<<
GERİ DÖN
Azerbaycan
Azerbaycan Cumhuriyeti Sovyetler Birliği'nin dağılması üzerine
Kafkas Dağlarının Hazar Denizine bakan güneydoğu eteklerinde kurulan
ülkelerden biri. Batısında Ermenistan, kuzeybatısında Gürcistan,
güneyinde İran, doğusunda Hazar Denizi yer alır
Azerbaycan, tarih sahnesinde M.Ö. 6. asırdan itibaren görülmeye
başlar. Jeopolitik durumu itibariyle, devamlı istilalara uğramış ve
çeşitli devletlerin hakimiyeti altında kalmıştır. Bu bölgede kurulan
ilk devlet, Ahameni Komutanı Sahrap Atropates'in temellerini attığı
krallıktır. Atropates Krallığının ismi zamanla değişikliklere
uğramış, Sasanilerce Azurbeycan, Süryanilerce Azerbaigan olarak
isimlendirilmiştir. Türkler ve İranlılar ise bölgeye Azerbaycan ismi
vermişlerdir.
Atropetes Krallığından sonra bölgeye sırasıyla Selevkoslular,
Ermeniler, Romalılar ve Sasaniler hakim olmuşlardır. Türklerin
buraya esaslı yerleşmeleri M.S. 4. ve 5. asırlarda olmuştur. Daha
sonra Sasani Hükümdarı Nuşirevan bölgeye İranlıları yerleştirme
politikasını takip etmiştir. Yedinci asırdan itibaren büyümeye
başlayan İslam devleti Azerbaycan'ı fethe başladı. Bu fetih
hareketi, 643'te bölge tamamen Müslümanların hakimiyeti altına
geçmesiyle tamamlandı. Daha sonra Abbasiler burayı Türk emirler
vasıtasıyla idare ettiler. Abbasi Devletinin yıkılmasıyla, bu
topraklarda birtakım yerli hanedanlar beylik kurdular. Yedinci
asırdan itibaren Selçuklu Akıncıları Azerbaycan'a girdiler. Fakat
burada kesin bir hakimiyet tesis edemediler. 1015-1016'dan sonra
buraya Oğuz boyları yerleşmeye başladı. 1043 senesinde Tuğrul Bey,
amcası ve amcaoğlunu buraya fethe gönderdiyse de, Bizanslılarla uzun
süren çarpışmalardan bir netice alınamadı. Azerbaycan'ın kesin
Selçuklu hakimiyeti altına girmesi Sultan Alparslan devrinde
olmuştur.
Azerbaycan, 12. ve 13. asırlar arasında Atabegler ve Harezmşahların
hakimiyeti altına girdi. Daha sonra Moğollar, bölgeye 1320'de
girmeye başladı. Cengiz'in burada hakimiyeti kısa sürdü, Cengiz'in
ölümünden sonra Azerbaycan Cuci milletinin istilasına uğradı.
Onlardan sonra İranlıların hakimiyetine giren Azerbaycan, bir süre
sonra da Altınordu Devletinin hakimiyetine girdi. On altıncı asrın
ilk yarısına kadar bu istilalar devam etti. Azerbaycan'a ilk Osmanlı
seferi ise 16. asırdan itibaren başladı. Yavuz Sultan Selim Han
Safevilerle olan savaşları esnasında, 1514'te Tebriz'i aldıysa da,
şehir tekrar Safevilerin eline geçti. 1534'te Kanuni Sultan Süleyman
Han Tebriz'i aldı ve ertesi sene bütün Azerbaycan'ı fethetti.
1555'te çıkan karışıklık sonucu Azerbaycan tekrar Safevilere
bağlandı. Sultan Üçüncü Murad Han devrinde tekrar Osmanlıların eline
geçti.
1539'dan sonra Azerbaycan'da muhtelif hanlıklar kuruldu. Bunlarda
kargaşalık; 19. asra kadar devam etti. Bu asırda bazı kalkınma
hareketleri başladıysa da, sonuçları ancak 20. asrın başlarında
görüldü.
Nihayet, 28 Nisan 1920'de kızılordunun istilası ile Sovyet rejimi
ilan edildi. Azerbaycan bugünkü statüye gelene kadar,
Gürcüler-Ermeniler ile birlikte Kafkasya federasyonu şeklinde idare
edildi.
5 Aralık 1936'da topraklarının bir kısmı Ermenilere bir kısmı da
Gürcülere verildi. Böylece Kafkasya'da kalan Azerbaycan toprakları
üzerinde Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan olmak üzere Rusya'ya
bağlı üç cumhuriyet kuruldu.
Komünistlerin istilası sırasında, milletin arasına bozuk fikirler
yerleşmeye başladı. Bu arada İslamiyeti bozucu, reformist fikirler
de gelişti. Millet, bu reformistler ile komünistler arasında şaşırdı
ve komünizme karşı yapılan başkaldırmalar başladı. Ancak bunlar her
defasında çok kanlı olarak kızılordu tarafından bastırıldı.
Komünistlere karşı 56 şiddetli isyan olmuştur. 1989'da Rusya'da
başlayan Glasnost ve Prestroika politikası ile Kuzey Azerbaycan'da
maddi ve manevi değerlere dönüş başladı. Ermenilere verilen
bölgeleri geri almak için ayaklanmalar oldu. 1990'da bağımsızlığını
ilan eden Azerbaycan Cumhuriyetine giren Kızılordu, ülkeyi baştan
başa kana buladı. Sovyetler Birliği, bir süre bağımsızlığını ilan
etmeye çalışan cumhuriyetlerine karşı baskısını sürdürdü ise de,
Ağustos 1991'de Azerbaycan, Letonya, Estonya ve Litvanya
bağımsızlıklarını ilan ettiler. Bunları diğer Türk devletleri takip
etti. Azerbaycan ile Ermenistan arasında Karabağ yüzünden çıkan
savaş devam etmektedir. 1992 ortalarında yapılan seçimleri kazanan
Halk Cephesi lideri Ebulfeyz Elçibey devlet başkanı oldu.
Fiziki Yapı
Azerbaycan'ın topraklarının % 40'ında fazla bölümü verimli ovalardan
meydana gelir. Bu alanların yarıdan fazlası 400-1500 m
yüksekliktedir. Topraklarının kuzeyi yer yer 3000 metreyi aşan
Kafkas Dağları ile kaplıdır. Bu dağlar aynı zamanda ülkenin kuzey
sınırını meydana getirir. Azerbaycan topraklarının en yüksek noktası
Banardüz Tepesidir (4480 m). Güneybatı kesiminde ise Küçük Kafkaslar
yer alır.
Hazar denizine ulaşan Kızılören, Urmiye Gölüne uulaşan Acıçay ve
Cıgatu gibi akarsular, dağlık kütleleri derin vadilerle yararak
bölgeye çarpıcı bir görünüş kazandırmıştır. Güneybatıda 1566 m
yükseklikte yer alan Urmiye Gölü, Küçük Kafkas Dağları arasında
kalır. Dünyanın en büyük gölü olan Hazar Denizinin bir bölümü
Azerbaycan sınırları içinde kalır.
İklim
Azerbaycan'ın, kuzeyindeki Kafkas Dağlarının rüzgarlarını kesmesi
sebebiyle ılık bir iklimi vardır. Ilık iklim güneybatıda Lankeran
bölgesine kadar devam eder. Güneyde ise sert yayla iklimi görülür.
Yağmurlar genellikle ilkbaharda yağar.
Tabii Kaynaklar
Azerbaycan topraklarında yer alan dağların hepsinin yamaçları kayın,
meşe ve çam ormanları ile kaplıdır. Güneyi ise bozkır
görünümündedir.
Ormanlık bölgelerde Kafkas geyiği, karaca, Avrupa vizonu, kırkeçisi,
yabandomuzu, keklik, orman tavuğu, vaşak, ayı, pars gibi hayvanlara
çok bol rastlanır. Ayrıca Flamingo, kuğu, pelikan, şahin, balıkçıl
gibi çok çeşitli kuş türleri kışlarının ılıman olması sebebiyle
Hazar Denizi kıyılarında konaklarlar.
Nüfus ve Sosyal
Hayat
Azerbaycan'da yaşayan 7.145.000 nüfusun % 78.1'ini Azeriler, %
7.9'unu Ermeniler % 7.9'unu Ruslar, % 6.1'ini ise diğer karışık
ırklar meydana getirmektedir. Başkent Bakü'nün dışında önemli
şehirleri Gence, Lenkeran, Sumgayt ve Mingeçaur'dur. Azerbaycan'da
yaşayan Müslümanların % 70'i şiidir. Rusya'nın esaretinden kurtulan
Azerbaycan'da kapatılan camiler 1990 senesinden sonra hızla ibadete
açık hale getirildi. Bakü'de dört yıllık bir İslam Akademisi
kuruldu.Azerbaycan'ın eğitim düzeyi çok yüksektir. Önde gelen kültür
ve eğitim merkezi olan Bakü'de bir üniversite ile sekiz yüksek
öğretim kurumu vardır.
Ekonomi
Topraklarının % 7'si tarıma elverişli olan Azerbaycan'ın ekonomisi
petrole dayalıdır. Dünyanın belli başlı petrol üreticisi ülkeler
arasında yer alır. Petrol kuyularının büyük kısmı Apşeron
Yarımadasında toplanmıştır. Çıkarılan petrol borularla işlenmek
üzere Bakü yakınlarındaki Çernagorod'a nakledilir. Ayrıca Bakü 890
kilometrelik bir boru hattı ile Batum'a bağlanır. Petrolden sonra en
önemli gelir kaynağı doğal gazdır.
Büyük bir çeşitlilik gösteren Azerbaycan sanayisinin temelini
enerji, imalat ve kimya sanayi meydana getirir. Gübre, tarım
ilaçları, yakıt, sanayi yağları, sun'i kauçuk ve plastik sanayii
gelişmiştir.Dışarıya ihraç ettiği en önemli ürünlerden biri de
petrol arama ve çıkartma makinalarıdır. Termik santrallerden elde
ettiği elektriğin bir kısmını satar.Önemli sanayi merkezleri Hazar
Denizi kıyısındaki Apşeron'da toplanmıştır. Sungait kimya ve
demir-çelik sanayiinin merkezidir. Şirvan'da ise tarıma dayalı
sanayi gelişmiş olup, çok sayıda çırçır fabrikalarıyla pamukçuluğun
merkezi durumundadır.Dünyaca meşhur ve Rus havyarı olarak ün
kazanmış olan mersin balığı havyarı sadece Azerbaycan'da üretilir.
Elde edilen ürünün büyük kısmı ihraç edilir.