BALIK ÇEŞİTLERİ
Protein açısından ise son derece zengindir olan balık çok yararları
olan bir besin kaynağıdır.Bu özellikleriz nedeniyle son derece
sağlık lı bir yiyecektir.Yüz gram yağlı balık yakla şık 22 gram,
yağsız balık ise 10 gram protein içerir.Balık aynı zamanda
proteininden en çok faydalanı lan be sin türüdür.Insan vücudu bu
proteinin %93'ün den faydalanır.Bu oran kırmızı etlerde ve diğer be
yaz et lerde çok düşüktür.Balık az karbonhidrat içermesi nin
yanısıra madensel tuzlar ve mineraller açısın dan son derece
zengindir, bol miktarda fosfor, kalsi yum, iyot ve flor içerir.Balık
eti A,B1,B2 ve D vitaminleri açısındanda zengindir.
ACIBALIK (Rhodeus seiceus amarus)
Trakya, Marmara ve Karadeniz'de ağır akışlı akarsular veya göllerde
yaşar. Bitkiler ve küçük hayvancıklarla beslenir. Ortalama 5-6, en
çok 9 santimetreye kadar büyür. Üreme devresi nisan-haziran
arasıdır. Dişisi uzun hortumuyla yumurtalarını bir midyenin içine
ustaca bırakır. Erkek de spermlerini midyenin açılıp-kapanarak
emdiği suya bırakarak yumurtaları döller. 2-3 haftada olgunlaşan
yavrular, midyeyi terkeder. Böylece küçük cüsselerine rağmen
emniyetli üreme tamamlanır.
AFANGUS (Aphanius fasciatus)
Ege ve Akdeniz'in sahillerine akan içsularda yaşar. Çeşitli türleri
ülkemizde yaygındır. Nehirlerin yavaş akıntılı veya durgun
bölümlerinde yuvalanır. Boylan 5-6 santimetre olur. Acı ve tuzlu
sulara da uyum gösterir. Kabuklular ve özellikle su yüzeyindeki
sinek-böcek larvalarıyla beslenir. Bahar aylarında üremelerini
yapıp, yumurtalarını su bitkilerinin üzerine bırakır. Akvaryum
balığı olarak da yetiştirilir.
AKYA (Lichia amia)
Kuzu, çıplak, leka ve iskender balığı olarak da anılır. Genelde
50-100 santimetre en çok 180 santimetre ve 60 kilogram ağırlıkta
olabilir. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük balıklarla beslenerek,
dipte kıyılara yakın küçük sürüler halinde dolaşır. Canavar
balıklardandır, çevresindeki balıkları yok edercesine yer. Geçmişte
çok avlanılması nedeniyle neslinin tükenme tehlikesi vardır.
Korunması gerekir.
ANKARA ÇAMURBALIĞI
(Neomacheilus angorae)
Orta ve Doğu Anadolu'nun göl ve akarsularının çamurlu, kumlu ve
sazlı zeminlerinde yayılış gösterir. Zeminlerden emdiği çamurlardan,
küçük hayvanlar, böcekler ve larvaları seçerek besinlenir. İsmi de
ordan gelir. 6-7 santimetreye kadar büyüyebilir. Çok sığ suların
yüksek ısısına dayanabilir. Mayıs-haziran arasında yapışkan
yumurtalarını kıyıların kumluk ve çakıllarına bırakır. Doğa
dengesini korur.
AY BALIĞI (Mola
mola)
Pervane balığı da denir. Okyanuslar ve Akdeniz'in açıklarında uzun
göçler yapmadan, bazen derinlerde, bazen de su yüzeyinde yan yatarak
dolaşır. İyi yüzemeyen, hareketsiz bir balıktır. Deniz anaları,
ahtapot, mürekkep balığı ve diğer balıklarla beslenir. 2.5-3 metre
boydan 1,500 kilogram ağırlığa erişip 20-25 yıl yaşayabilir.
Bahardan yaz sonlarına kadar 300 milyona varan yumurta döker. Bu
yumurtaların çoğu diğer balıklara yem olur. Eti lezzetsiz ve kötü
kokulu olduğu için insan besini yönü ve ekonomik değeri yoktur.
AYNALI SAZAN (Cypnnus
carpio)
Pullu sazanın çıplak-çizgili ve aynalı sazan olarak adlandırılan yan
türlerinin üretime en elverişli olanıdır. Kolay ürediği için çeşitli
yörelerde ve özellikle baraj göllerinde üretimi yapılmaktadır. Yaşam
öyküsü pullu sazan gibidir. Ekonomik değeri çok yüksektir. Çeşitli
ülkelerde yılda 200,000 ton sazan üretimi yapılmaktadır
BAKALYARO (Merlangius
merlangus)
Mezgit ve gelincikle aynı türdendir. Karadeniz'de yaygın, Ege'de az
bulunur. Genelde 15-20, en çok 45-50 santimetre boyunda olur.
Sahillerin 3-4 metreye kadar derinliklerindeki sığların kumlu,
çakıllı ve yosunlu diplerinde, fazla göçler yapmadan yaşar. Balık
yumurtaları, küçük balıklar ve karides gibi canlılarla beslenir.
Üremelerini şubat-mayıs arasında, sahillere yakın yerlerde yapar.
Mezgitle eş, beyaz ve lezzetli etiyle ekonomik değeri yüksektir.
BARBUNYA (Mullus
barbatus)
Sıcak ve ılık denizlerin kumlu, çamurlu sahillerinde 300 metreye
varan derinliklerinde sürüler halinde yaşar. Ortalama 12-15
santimetreden en çok 40 santimetreye kadar büyür. Suyun ısı
şartlarına göre derinlerden sahile, mevsimsel göçler yapar. 10 yıl
yaşayabilir. Nisan-haziran arası 15-100,000 yumurta döker. Etinin
lezzeti ve bol avanılmasıyla ekonomik değeri yüksektir.
BERBER BALIĞI (
Anthias anthias )
Hani ailesinden bir balıktır. Sıcak ve ılıman denizlerin kayalık,
çakıl ve bazen çamurlu bölgelerinde ve 50-300 metre derinliklerde
yaşayan berber balığı, 25 santimetre uzunluğa erişebilir. Az
bulunduğu için fazla ekonomik değeri yoktur. Denizlere renk
güzelliği verir. Üremeleri diğer hani cinsi balıklar gibidir.
BERLAM (Merluccius
merluccius)
Ilık denizlerin orta sularında yaşar. Ege, Marmara ve Akdeniz'de
yaygın, Karadeniz'de seyrek bulunur. Gündüzleri 80-300 metreye varan
derin sularda, gezinip geceleri avlanmak için kıyılara ve yüzeye
yaklaşır. Kolyoz, çaça, hamsi ve benzeri küçük balıklarla beslenir.
En çok 80-100 santimetre boy ve 10 kilogram ağırlığa erişebilir.
Mayıstan ağustosa kadar sahillere yakın yerlerde üremelerini yapar.
Etinin lezzet ve kalitesi mezgitle eştir. Taze olarak her mevsimde
yendiği için ekonomik değeri yüksektir.
BIYIKLI BALIK (Barbus
barbus)
Genelde 30-50 santimetre uzunlukta ve 0.5-2 kilogram, en çok 3
kilogram ağırlıkta olur. Büyüklerine seyrek rastlanır. Oksijeni bol,
hızlı akan nehirlerin berrak kum tabanlı bölümlerinde yaşar.
Ülkemizin çeşitli yörelerinde türleri bulunur. Mayıs-haziran
arasında üreme yapar ve 5,000-30,000 yumurta döker. Bu devresinde
yumurtaları zehirlidir. Eti fazla değerli olmamakla beraber avcılığı
yönünden değerli bir balıktır.
BODUR YAYIN (lctalurus
melas)
Güneydoğu'daki akarsu ve göllerin kumlu, çamurlu zeminlerinde
yaşayan, 20-30, en çok 45 santimetre boy ve 100-500 gram ağırlıkta
olabilen bir yayın türüdür. Oldukça obur bir bahktır. Omurgasızlar,
küçükbalıklar, balık larvaları ve kurbağalar da dahil ne bulursa
yer. Suların ısı şartlarına göre nisan-haziran arasında kumların
içine yuva yapan dişi, yumurtalarını dökerek bunların oluşmasını
bekler. Kılçıksız eti çok lezzetlidir. Ancak ekonomik değeri
bölgeseldir.
BÜYÜKBAŞ KAYABALIĞI
(Gobius (Ponücola) kessleri)
Trakya ve Karadeniz Kıyılarına akan nehirlerde yaygındır. Boyları
12-18, en çok 22 santimetre olur. Acı suların taşlık veya sert kumlu
zeminlerinde dolaşıp, nehirlerin içlerine girer. Yuva edindiği
bölgeye çok bağlıdır, buraya zorla gelen balıklara saldırgan olur.
Küçük kabuklular, balıklar ve yumuşakçalarla beslenir. Nisan-mayıs
arası, dişiler yumurtalarını ince ipliklerle kumsallara
yapıştırır.Erkekler de gözcülük eder. Eti lezzetli ve sağlığa
yararlıdır. Ekonomik değeri bölgeseldir.
CAMGÖZ KÖPEKBALIĞI
(Galeorhinusgaleus)
Sıcak ve ılık denizlerin 100 metrenin altındaki serin sularında tek
başırıa yaşayan, boylan 4-5 metreden 10-15 metreye ulaşan,
omurgasızlar (mürekkep balığı, ahtapot, medusalar) ve sürü halindeki
küçük balıklan yiyerek beslenen bir köpek balığı türüdür. Sıcak yaz
günlerinde ağır hareketlerle su yüzeyinde yüzer. Rahatsız edilmezse
saldırgan değildir. Açık denizlerde erkek tarafindan döllenen
dişiler, 8-14 arası canlı yavru doğurur. Başka ülkelerde yenilmesine
rağmen yakalananlar, ülkemizde balık unu üretiminde kullanılır.
ÇAÇA (Sprattus
sprattus)
Sardalya-tirsi ailesindendir. Boyu 6-8 santimetre, Karadeniz'in
batısında 13-15 santimetre olanlarına da rastlanır. Besinleri
planktonlar ve balık yavrularıdır. Sürüler halinde yaşar.
Mayıs-haziran arasında üreme yapar. Eti fazla lezzetli değildir. Bu
nedenle özel avcılığı yapılmaz. Buna karşın denizlerde ekonomik
değeri çök yüksek olan uskumru, palamut, torik gibi bahklar için yem
değeri vardır. Kuzey Avmpa Ülkelerinde konservesi çeşitli isimlerle
pazarlanır.
ÇAMUKA (Atherina
hepsetus)
Gümüş türündendir. Fazla derin olmayan sahillerin sıcak ve ılıman
sulannda, kumlu veya çakıllı bölgelerde sürüler halinde ve balık
yavruları, kabuklular ve yumuşakçalarla beslenerek yaşar. Suyun
tuzluluk oranı ve oksijen değerine uyum gösterir. Bu nedenle
göllerde bile yaşayabilir. Boyu 10-12, en çok 16-18 santimetre
olabilir. Suların bölgesel sıcaklığına göre nisan-eylül arasında
ürer. Beyaz ve çok lezzetli etiyle ekonomik değeri yüksektir.
ÇAPAK BALIĞI (Abramis
brama)
Marmara ve Karadeniz'in akarsu ve göllerinde, bazı türleri de Ankara
ve Kırşehir'de yaşar. Boyları ortalama 30-40 santimetreden 70
santimetre ve 3 kilogramdan 6 kilograma ulaşabilir. Kurtlar,
böcekler ve yosunlarla beslenir. 10 yıl yaşayabilir. mayıs-haziran
arası yaklaşık 100,000 yumurta ile üreme yapar. 1 kilogramın
üstündekilerin eti lezzetlidir; küçükleri ise yem veya av bahğı
olarak değerlidir.
ÇİPURA (Spanıs
aurata)
Ege ve Akdeniz'in bu namlı balığı, Marmara'da seyrek bulunur.
Ortalama 25-35 santimetre boy ve 0.5-3 kilogram ağırlıkta, en çok 60
santimetre ve 6 kilogramda olabilir. Etçil bir balıktır. Kuvvetli
çenesiyle küçük kabukluları, balıkları ve diğer hayvanları kolayca
yer. Yaz devresinde sığlarda, kış aylarında da 35-40 metre
derinliklerde yaşar. İki yaşırı üstündekiler daha da derinlere iner.
Üremeleri ekim-aralık aylarında olur; 100-150,000 yumurta doker. Eti
çok lezzetlidir. Ayrıca üretim kültürüne uygunluğu nedeniyle
ekonomik değeri çok yüksektir.
ÇİTARİ (Boops
salpa)
Karagöz ailesinden bir balıktır. Sarpan balığı da denir. Boyları 45
santimetre olabilir. Görüntüsü çok güzel fakat eti lezzetsizdir. Bu
nedenle fazla ekonomik değer taşımaz. Marmara, Ege ve Akdeniz'de
bol, Karadeniz'de seyrek rastlanır. Yaşam karakteri ve üremeleri,
karagöz cinsi balıklarda olduğu gibidir.
ÇİZGİLİ MERCAN (Uthognathus
mormynıs)
Mırmır balığı da denir. Mercana göre vücudu daha uzundur. Genellikle
Akdeniz'de bulunur ve en çok 30 santimetreye kadar büyür. Sığ
suların bitkilerle örtülü taşlık, kayalık, kumluk bölgelerinde
yaşar. Acı su bölgelerine de girer. Biyolojik yaşamı karagöz-mercan
gibidir. Etinin lezzetli olmasına rağmen az bulunan ve sadece taze
tüketilen bir balıktır.
ÇİZGİLİ ORKİNOS (Katsowonus
pelamis)
Karadeniz, Marmara ve Kuzey Ege'ye kadar sularımızda rastlanan
orkinos türlerinden biridir. Boyu ortalama 60-100 santimetre olur.
Yemlendiği balık sürülerini önüne katarak Karadeniz'e çıkar ve orada
sular ısınınca üreme yapar. Bu gidiş-gelişler Karadeniz ve
Marmara'daki yerli balıkların doğal dengesini oluşturur. Etinin
insan gıdası olarak çeşitli değerlendirilmesi ve avcılık yönüyle
aşırı tüketimi, hem orkinos türünü hem de onunla akım sağlayan diğer
balık türlerini tehlikeli olarak etkilemektedir.
D-F
DAĞ ALABALIĞI (Salmo
trutta macrosügma)
Çoruh, Ege ve Konya Ereğlisi çevrelerinde dağ göllerinin soğuk,
berrak ve temiz sularında yaşar. Zaman zaman nehirlere de girer.
Bilimsel olarak dünyanın son buzul çağında dağ göllerinde kalıp,
geliştiği teorisi vardır. Boyu 40-60 santimetreden 1 metreye;
ağırlığı da 1-3 kilogramdan 14 kilograma olabilir. 3-4 yaşırıda
olgunlaşıp göllerin buzla kaplandığı ekim-ocak aylarında
yumurtalarını çakıllara bırakır. Dişileri yaklaşık 3,500 yumurta
bırakır. Çok lezzetli etinin yanısıra sertlik ve çevikliği ile
avcılığı da değerlidir.
DENİZ ALASI (Salmo
trutta Iabrax)
Karadeniz alabalığı, som balığı olarak da tanınır. Somon balığı ile
hem arkabalığı, hem de benzerliği vardır. Bir türü de Akdeniz'de
yaşar. Genelde 50-80 santimetre boy ve 3-7 kilogram ağırlıktan, en
çok 100 santimetre ve 25 kilograma erişenlerine rastlanır. Ömrünun
bir kısmını denizde geçirdikten sonra üremek için nehirlere girer.
Ağırlığına oranla 2,000-16,000 yumurta döker. Kuvvetli çenesi olan
yırtıcı bir balıktır. Küçük balıklar ve kabuklularla beslenir. Eti
çok lezzetli olduğu gibi, yumurtasından da kırmızı havyar elde
edilir. Ekonomik değeri çok yüksektir.
DERE ALABALIĞI (Salmo
trutta fario)
Soğuk, temiz ve hızlı akıntılı nehirlerde çevresine bağlı olarak
yaşar. Bölgesine kıskançtır, başka balıkların gelmesini istemez.
Boyları 30-40, en çok 60 santimetre ve 0.5-2 kilogram ağırlıkta
olabilir. Yumuşakçalar ve yavru balıklarla beslenir. Erkekleri 2,
dişileri 3 yaşırıda olgunlaşıp ekim-ocak arasında yumurta bırakır.
Zaman zaman akıntılara karşı 1.5-2 metre sıçrayarak yüzer. En
değerli tatlı su balıklarından biridir. Lezzetli ve yararlı etiyle
ekonomik değeri çok yüksektir.
DERE KAYABALIĞI (Gobio
gobio)
Ülkemiz akarsularında çeşitli türleri yerine göre adlar alır. 5-6
yılda yavaş büyüyerek 12-20 santimetre boya ulaşır. Fazla hareket
etmeden sualtında yatarak ömrünü geçirir. Nisan-haziranda 12 - 18° C
sularda haftalık aralıklarla ürer; dişileri 1,000-3,000 yumurta
verir. Eti lezzetlidir. Büyük balıkları avlamak için yem olarak da
kullanılır.
DERE PİSİSİ (Pleeuronectes
Besus)
Nehirlerin denizlere karışan acı su bölgelerinde veya akarsulann
daha içerlerinde yaşayan bir pisi türüdür. Akdeniz'de fazla
rastlanır. Az akıntılı suların kumsal diplerinde fazla hareket
etmeden yaşar. Ortalama 25-30, en çok 50 santimetre boyda olur.
Etçil bir balıktır. Bulunduğu bölgenin su ısısına göre değişik
olarak şubat-mayıs arasında ürer ve 800,000 yumurta bırakır. Eti çok
lezzetli ve ekonomik değeri yüksek bir balıktır.
DİKENCE (Gasterosteus
aculeatus)
Denizlerin kıyı kesimlerinde, nehirlerin denize karışan acı su
bölgelerinde ve zaman zaman nehirlerde yaşayan küçük bir balıktır.
Boyu 7-9 santimetre olup vücudu kalın pullarla kaplıdır. Çeşitli
renklerinin güzelliği ve 300-1,000 dolayında yumurtasının erkek
balık tarafından bir yuva yapılarak korunması, dikenceyi ilginç bir
doğa olayı yapar. Ekonomik bir değeri yoktur.
DİKENLİ KIRLANGIÇ (Aspitriglıa
cuculus)
Kırlangıç ailesinin bir türüdür. Sırt ön yüzgeçlerinin sivriliği ve
uzunluğu, yan taraflanndaki sert kabuklarla kırlangıçtan aynlır.
Ege, Akdeniz ve Marmara'da bulunur. Karadeniz'de rastlanmaz. En çok
45 santimetre boyda olur. Denizlerimizde sayısı kırlangıçtan daha
azdır. Genelde 30 metre derinlikte durgun sularda, bazen de 100-250
metre derinliğe inerek yaşar. Eti lezzetlli ve yararlıdır. Ekonomik
değeri vardır.
DİKENLİ ÖKSÜZ (Prestedion
cataphractum)
İsim benzerliğine karşın kırlangıç ailesinden öksüz ile soydaşhğı
yoktur. Marmara, Ege ve Akdeniz sahillerinin 30-400 metreye varan
derinliklerin kumlu, çakıllı yosun kaplı zeminlerinde yaşar. Boyları
10-15, en çok 30 santimetre olabilir. Küçüklerine mıcır, büyüklerine
çuka denir. Çiftler halinde gezerek yosunlar, otlar, yumuşakçalar ve
küçük kabuklularla beslenir. Mayıs-temmuz arası ürer. Eti
lezzetlidir fakat çok seyrek bulunur.
DİL BALIĞI (Amogtossus
latema)
Denizlerimizde 10 metreden 300-500 metreye kadar derinliklerinde,
kumlu, çamurlu veya çakıllı diplerinde fazla hareket etmeden ve uzun
göçler yapmadan yaşar. Boyları 20-25 santimetre olur. Dipteki
omurgasızlar, küçük balıklar ve böceklerle beslenir. Bahardan
itibaren kıyılara sokularak haziran-temmuz arasında üreme yapar. Kış
aylarında eti dolgun ve lezzettli olur. Genelde her mevsimde
bulunan, ekonomik değeri yüksek olan bir balıktır.
DÜLGER (Zeus faber)
Boyu 50-60 santimetreye ulaşan dülger balığı, geçici balıktır.
Mayısta Marmara'dan Karadeniz'e çıkar. Akdeniz, Ege, Marmara ve
kısmen de Karadeniz'de yaşayan, kalın pullarla örtülü dülger balığı,
etobur bir balıktır. Büyük ağzıyla kendinden küçük pek çok balığı
yutarcasına yer. Genelde 60-70 santimetre derinliklerde yaşar. Kış
mevsiminden sonra suların ısınmasıyla mayıs ayından başlayarak
temmuz sonuna kadar üremelerini sürdürür. Dülger balığı,
İzmir-Antalya arası yörelerimizde peygamber, dikenli peygamber
balığı olarak da tanılır. Eti lezzetli, beyaz ve yararlıdır.
EGREZ BALIĞI (Vimba
vmıba)
Kuzey Ege, Marmara, Trakya ve Göller Bölgesi'nde yayılış gösterir.
Düz ve ağır akışlı suların, kumluk, çamurlu zeminlerinde yaşar.
Boyları 25-35 santimetre en çok 50 santimetre ve 450-500 gram
ağırlıkta olur. 3-4 yaşırıda olgunluğa erişip mayıs-haziran arası
üreme yapar. Etinin güzelliği ve bolca avlanılmasıyla ekonomik
değeri vardır.
ELEKTRİK BALIĞl (Torpedo
marmorata)
Bir köpek balığı türüdür. Sıcak ve ılıman denizlerin 100-150 metreye
varan diplerinde fazla göç etmeden yaşar. Boyu 150 santimetre
olabilir. Genelde avlanmak için veya tehlike halinde 100-220 volta
varan, insan için tehlikeli fakat öldürücü olmayan kısa süreli
elektrik çarpması yapar. Bahar-yaz aylarında çiftleşerek ürer.
Dişileri 14-15 canlı yavru yapar. Eti yenebilir, fakat ülkemizde
fazla tüketilmez.
EŞKİNA (Scıana
umbra)
Sıcak ve ılıman denizlerin 100-150 metre taşlık, kayalık ve mercanlı
bölgelerinde yaşar. Bütün denizlerimizde bulunur. Gezgin bir balık
değildir. Aynı zamanda taşbalığı ve mavruşgil balığı olarak da
tanınır. Bahar sonu, yaz aylarında üreyen eşkina, 30-35 santimetre
uzunluk ve 500-600 gram ağırlığa erişir. Beyaz ve çok lezzetli eti
ile ekonomik değeri yüksektir.
FANGRİ MERCAN (Sparus
pagrus)
Bir mercan türüdür. Ortalama 25-35, en çok 80 santimetre boyda sıcak
denizlerde, Güney Ege ve Akdeniz'de yaygın bulunan kabuklular,
yumuşakçalar ve küçük balıklarla beslenen etçil bir balıktır. Taşlık
ve kayalıkların mağaralı oyuklarında yaşar. Üremesi bahardan
ağustosa kadar sürer. Mercan ailesi içinde eti en lezzetli
olanlardandır, ancak seyrek bulunduğu için ekonomik değeri
bölgeseldir.
FENER (Lophius
piscatorius)
Kıyılardan 500 metreye kadar derinlerde yaşayan, boyları 2 metreye
erişebilen, bir dip balığıdır. Hareketsiz yatar ve antenleriyle
avını kendine çekerek çok büyük ağzıyla kendi büyüklüğündeki
balıklan bile yutar. Pulsuz ve çıplak vücudunu kapsayan sıvı, insan
cildi için tehlikelidir. Mart-ağustos arası derinlere inerek ürer.
6-7 yaşırıda bir dişi, 1 milyon yumurta verir. Eti beyaz ve çok
lezzetlidir. Ekonomik değeri yüksektir. Şeker hastalığı tedavisinde
kullanılan ensülin ilacı, ilk kez fener balığı pankreasından elde
edilmiştir.
G-I
GAMBUSYA (Gambusia affims)
Anayurdu ABD'nin güney bölgelerinden, sivrisinek ve sıtma mücadelesi
için ülkemize getirilmiştir. Durgun, sığ ve sıcak sulara çok
toleranslıdır. 0'dan +30° C.'ye kadar dayanabilir. Özellikle
sivrisinek larvalanyla beslenir. Aynca yosunları ve kabukluları da
yer. Erkekleri, 3-5 santimetre dişileri, 6 santimetre olur.
Nisan-ekim arasında erkekleri, spermlerini dişinin üreme boşluğuna
bırakır; 30 günlük hamilelikten sonra dişi yaklaşık 60 yavru
doğurur. Doğa dengesi ve sağlığa yararı ile çok değerlidir.
GELİNCİK (Gaidropsanıs
mediterraneus)
Bakalyaro ve mezgitle ayni türdendir. Denizlerimizde birkaç cinsi
yaygındır. Sıcak ve ılıman suların taşlık, kayalık diplerinde
sahillere yakın yaşar. Balık yavruları ve kabuklularla beslenir.
Çevik, yırtıcı ve saldırgandır. Derisi çok kaygandır. Ortalama 20,
en çok 40 santimetre boyda olur. Üremesini sonbaharda yapar. Beyaz
ve lezzetli etiyle ekonomik değeri olan bir balıktır.
GÖKKUŞAĞI ALABALIK
(Salmo gairdneri)
Kuzey Amerika kökenlidir. Yetiştirilmek üzere dünyaya yayılmış, bu
arada ülkemize de getirilmiştir. Temiz, oksijeni bol sularda yapay
yemler veya küçük balıklarla beslenebilen yetiştirmeye en çok uyum
gösteren, tuzlu deniz suyuna da toleransı olan bir alabalık türüdür.
Erkekler 2, dişileri 3 yılda olgunlaşıp kilogram /ağırlığına göre
yaklaşık 1,000-5,000 yumurta verir. Denizde yetiştirilenleri, daha
çabuk büyüme gösterir. Etinin lezzeti ve bol üretimiyle ekonomik
değeri çok yüksektir.
GÖL ALABALIĞI (Salmo
trutta lacustris)
Kuzeybatı Anadolu, Abant ve 7 Göller Bölgesi'nde yayılış gösterir.
Çeşitli türleri vardır. Türüne göre renk, boy ve beslenme
farklılıkları gösterir. Genelde temiz, bol oksijenli soğuk sularda
fazla gezinmeden; planktonlar, dip hayvanlan ve küçük balıklarla
beslenerek yaşar. Boyları ortalama 25-40, yabanlarında 60-70
santimetre olabilir. Eylül-ocak arasında üreme yapar. Yumurtalarını
dipteki çakıllara yapıştırır. Üretimi yapılmaz. Eti çok lezzetli,
ekonomik değeri bölgeseldir.
GÖRDEK (Ruülus
rubilio)
Kızılgöz ailesindendir. Kuzey Ege, Marmara ve Trakya'da fazla
hareketli olmayan akarsuların zengin bitkili kıyı bölgelerinde
yaşar. Kış aylarını daha derince sularda geçirir. Kurtlar, böcekler,
kabuklular ve böcek-sinek larvalarıyla beslenir. Boyu 15-20, en çok
25 santimetre olur. Nisan-mayıs arası ürettiği yumurtalarını
bitkilerin arasına bırakır. Besin yönüyle değersizdir, fakat av yemi
olarak değerlendirilir.
GÜMÜŞ (Atherma
boyeri)
Denizlerimizde yaygın olan Gümüş'ün Sapanca, İznik ve Köyceğiz
Göllerinde yaşayan bir türüdür. Sıcak sularda, böcek larvaları ve
sualtı hayvancıklarıyla beslenerek yaşar. Mayıs-eylül arasındaki
üreme devresinde yaklaşık 600 yapışkan yumurtasını; kumlu, çakıllı
zeminlere bırakır. Su yüzeyine yakın, sürü halinde dolaşırken su
kuşlarına yem olur. Eti yenebilir. Daha çok balık üreticiliğinde yem
veya balık unu endüstrisinde değerlenir.
GÜMÜŞ HAVUZBALIĞI (Carassius
auratus gibelio)
Trakya ve Doğu Karadeniz'in yumuşak zeminli, bol bitkili
akarsularında yayılış gösteren bir carrasius türüdür. Büyümesi daha
hızlı olup 3-4 yaşırıda 15-20 santimetreye erişir. Daha büyüklerine
de rastlanır. Mayıs-haziran arası 160-380,000 yumurta döker. Bazı
hallerde bu yumurtaları, sazan veya diğer havuz balıklarının
döllediği de olur. Eti yenebilir. Havuz veya akvaryumlarda süs
balığı olarak yaşatılır.
GÜMÜŞ SAZAN (Hypophtalmichthys
molitmc)
Diğer sazan türleri gibi Güneydoğu Asya kökenli bir balıktır.
Ortalama 100-120 santimetre boy ve 20 kilogram ağırlığa erişirler.
Fido planktonlarla beslenir. 3 yaşırıda cinsel olgunluğa erişip, 20
- 22° C.'de ve üstündeki sularda kilogram ağırlığına oranla 140,000
yumurta verir. Yağsız ve lezzetli eti, Çin'de değerli bir
yiyecektir. Bu nedenle ülkemize de getirtilerek araştırma
enstitülerinde yaşam uygulama ve üretme şartları incelenmektedir.
GÜNEŞ (Coris julis)
Bu balık da lapin ailesindendir ve aynı yaşam karakterini gösterir.
Boyları ortalama 20 santimetre olur. Gövdesini çevreleyen renklerin
güzelliği ile denizlere güzellik katarlar. Nisan-haziran arasında
üremelerini yaparlar ve türüne göre 600-20,000 taneye kadar yumurta
döker.
HAMSI (Engraulis
encrasicolus)
Karadeniz'in insan yaşamıyla birleşen balığıdır. Marmara'da da
bulunur. Sürüler halinde yaşar ve 20 santimetreye kadar büyür.
Ocak-mart arasında beslenmek içm sahillere yaklaşır ve bol av verir.
Gündüzleri 30-40 metre derinlerde, geceleri yüzeye yakınlarda
dolaşır. 1 yaşırıdan itibaren olgunluğa erişip 18 - 20° C. sularda,
25-60 metre derinlikte ve az tuzlu sularda üreyip, yaklaşık 40,000
yumurta döker. Etinin lezzeti, çeşitli tüketim yönleriyle ekonomik
değeri çok yüksektir. Aşırı avlanılması ve
orkinos-palamut-uskumru/torik sisteminde dengenin bozulması, hamsiyi
de tehlikeli olarak etkilemektedir.
HASKEFAL (Mugu
cephalus)
Denizlerimizde yaygın bulunan bir kefal türüdür. Ortalama 30-50, en
çok 75 santimetre boyda olabilir. Bütün kefaller gibi ürkek ve çevik
bir balıktır. Açık denizle sahiller arasında gidip gelirler. Bazen
beslenmek için sürüler halinde acı sulara, lagünlere, hatta
nehirlerin içlerine girerler. Deniz dibi bitkileri ve yumuşakçalarla
beslenir. Yaz aylarında üreyip 150,000-1 milyon yumurta verir. Beyaz
etinin lezzeti ve mumlanarak pazarlanan havyar yumurtasıyla ekonomik
değeri çok yüksektir.
HAVUZ BALIĞI (Can-asius
carrasius)
Trakya-Marmara Bölgeleri, Kızılırmak, Yeşilırmak Deltaları ve Çoruh
Havzası'nda yayılış gösterir. Boylan 15-25, en çok 45 santimetre ve
2-3 kilogram da ağırlıkta olur. Su içindeki otlar, dip hayvanları ve
sinek larvalarıyla beslenir. Sazana benzer ve akrabadır.
Mayıs-haziran arası 14-20° C. sularda 150-300,000 yumurtasını 2-3
defada otların üzerine bırakır. Suyun kirliliği ve oksijen değerine
toleranslı bir balıktır. Büyüklerinin eti lezzetlidir. Batı
ülkelerinde üretimi de yapılmaktadır.
HOROZBİNA (Parablennius
gattorugine)
Dalgalı sahillerin taşlık, kayalık ve yosunlu bölümlerinde
gizlenerek, çoğunlukla çift yaşar. Çeşitli türleri olduğu gibi tatlı
sularda yaşayanları da vardır. Yaşam şartlanna göre böcekler,
kurtlar ve balık yumurtalarıyla beslenir. Eti lezzetsiz, sert ve
kılçıklıdır. Bu nedenle ekonomik değeri yoktur. Bahar ve yaz
sürecinde erkeklerin ustaca hazırladıkları taş oyukları, midye,
istridye kabukları arasına dişiler, 2,000-15,000 yumurta dökerler.
Erkekler de 20-25 günlük kuluçka döneminde bazen dalgalar içinde
atlıya atlıya yumurtalara bekçilik yaparlar.
HOROZBİNA (Blennius
fluviatilis)
Marmara, Ege ve Akdeniz akarsuları ve bunların deniz kanşımı acı su
bölgelerinde yaşar. Boyları denizde yaşayanlara göre daha küçüktür.
8-12, en çok 15 santimetre, Akdenizdeki türleri ise 20 santimetreye
ulaşabilir. Su altındaki küçük hayvanlar veya böcek larvalarıyla
beslenir. Yaz aylarında üreyip yumurtalarını taşlar ve midye
kabukları arasına ustaca gizler. Çıplak ve pulsuz derisi, yapışkan
bir sıvı ile kaplıdır. Ekonomik bir değeri yoktur.
İNCİ BALIĞI (Albunus
albunius)
Pullarından yapay inci yapılması ismini verir. Ülkemizde çeşitli
türleri yaşar. Boyları 15-20 santimetre olur. Manyas ve Ulubat
Göllerinde bolca bulunur. Planktonlar, kurtlar, böcek larvaları ve
su yüzeyindeki sinekleri yakalayarak beslenir. Nisan-mayıs arası
üreyip, yapışkan yumurtalarını nehirlerin giriş veya çıkışındaki
kıyıların kumluklarına bırakır. Eti lezzetli sayılır. Bölgesel
değerlenir. Orta Anadolu'da Gökçe, Van çevresinde darah ismiyle
anılır.
ISKARMOZ (Sphyraena
sphyraena)
Bütün sıcak ve ılık denizlerin sığ sularından 100 metre derinliğe
kadar orta sularda yaşayan bir balıktır. Et yiyen cinsinden ve
avlarına karşı yırtıcıdır. Marmara'da az, Ege ve Akdeniz'de fazlaca
bulunur. Akdeniz barakudası olarak da adlandınlır. Boyu 1 metreye
erişen ıskarmoz balığı, barakuda olarak okyanuslarda 3 metreye kadar
büyüyebilir. Sürü halinde dolaşıp özellikle köpek balıklarına hücum
ederler. Fazla yırtıcılığı ve etinin de gıda değeri olmadığı için
ekonomik yönü yoktur.
İSKORPİT (Scorpaena
porcus)
Yaşamı aynı aileden olan Lipsoz'un aynıdır. Farkları, iskorpitin
lipsoza göre daha küçük olması (ortalama 20-30 santimetre) ve
renginin koyuluğudur. İskorpitin de dikenleri lipsoz gibi çok
zehirlidir. Bu nedenle yakalandığında dikkat edilmelidir. Eti
lezzetli ve çok yararlıdır.
İSPARİ İSPAROZ (Diplodus
annıüaris)
Bütün denizlerimizin sıcak ve ılık sahil bölgelerinde yaşayan bir
karagöz türüdür. 16-20 santimetreye büyüyebilir. Deniz kurtlan,
karides, yosunlar ve balık yavrulanyla beslenir. Göçer
balıklardandır. İlkbahardan yaz sonuna kadar üremelerini sürdürür.
Eti beyaz, yağlı ve lezzetlidir.
İSTAVRİT (Trachurus
trachurus)
Denizlerimizde sankanat istavrit (Akdeniz) ve karagöz istavrit
(Karadeniz-Marmara) olarak iki türü yaşar. Boylan karagözde 15-25
santimetre, en çok 30 santimetre, sarıkanatta ise 30-50 santimetre
olur. Küçüklerine kraça denir. Gezici balıklardır. Hamsi, çaça,
çamuka gibi küçük balıkların yavrulanyla beslenir. Mayıs-ağustos
arası sürüler halinde ürer. Lezzetli eti, çeşitli yemekleri ve bol
avlanmasıyla ekonomik değeri en yüksek balıklardandır.
İSTRONGİLOS (Spicara
smaris)
Bütün denizlerimizde ve denizlerin nehirle karışan acı su
bölgelerinde yaşar. İzmaritle aynı ailedendir. Erkekleri 13-16,
dişileri 15-20 santimetre boy ve 50-100 gram ağırlıkda olur. Suların
ısısına göre açık denizle kıyılar arasında gidip, gelirler.
Nisan-mayıs, bazen de temmuza kadar üreyip 40-60,000 yumurta döker.
Planktonlar, küçük hayvanlar ve deniz bitkileriyle beslenir. Eti
lezzetlidir, bol bulunduğu için ekonomik değeri vardır.
İZMARİT (Maena
smans)
Denizlerimizin yerli balıklarındandır. Küçüklerine kancur,
büyüklerine kanal izmariti denir. Boyu ortalama 15 santimetre,
dişileri daha küçük olur. Hareketli ve kurnazdır. Yaz aylarıda
sahillere kadar sokulur. Üst, ön dikenleri tehlikelidir. Batar ve
yara yapar. 10-12 yıl yaşayabilir. Erkekleri 3, dişileri 2 yaşırıda
olgunlaşıp, 60-70,000 yumurta verir. Balık yumurtaları, yavruları ve
yosunlarla beslenir. Eti beyaz ve lezzetlidir. Bol tüketilir.
K
KABABURUN (Chondrostoma nasus)
Çeşitli türleriyle ülkemizde yaygındır. Göl ve nehirlerin
giriş-çıkışlarının dibe yakınlannda çakıllı bölgelerde yaşar. Boylan
25-40, en çok 50 santimetre olur. Taşlara yapışık yosunlar, bitki
kökleri ve dip hayvanlanyla beslenir. Mart-mayıs arası ürer ve
100,000'e yakın yumurtasını çakıllann üstüne yapıştınr. Farklı
türleri, bölgelere göre çeşitli şekillerde değerlendirilir.
KADİFE BALIĞI
(Tınca tinca)
Kuzey bölgelerimizin bol bitkili durgun veya yavaş akıntılı
sularında yaşar. Genelde 30-40 santimetre en çok 60-70 santimetre
olur. Planktonlar, küçük balıklar ve yumuşakçalarla beslenir.
Gündüzlerini dipte geçirip geceleri avlanır. Mayıs-haziran arası
üreme yapar. Eti lezzetlidir. Sazan yetiştiriciliğinde yardımcı
olarak düşünülen bir balıktır. Sportif yönü zevklidir.
KAĞIT BALIĞI (Trachipetnıs
trachypetrus)
Çok yassı vücuduyla kağıt ismini alır. Ilık denizlerin 15-20 metre
derinliklerinde, göç etmeyip ısı şartlarına göre yer değiştiren
planktonlar, omurgasızlar ve küçük balıklarla beslenen, boyları 3
metre olabilen bir balıktır. Karadeniz'de rastlanmaz, diğer
denizlerde seyrek görülür. Sakin, yavaş ve ahenkli yüzen, sırasında
çok hareketli olabilen bir canlıdır. Bahara doğru sahillere
sokularak iklim şartlanna göre yaz boyunca ürer. İlginç bir balık
olarak denizleri süsler.
KALKAN (Psetta
maxima)
Bir dip balığı olan kalkan, Karadeniz'in en tanınmış
balıklarındandır. Boğazlar, Marmara, Ege ve Akdeniz'de seyrek
rastlanır. Gezici balık değildir. Bütün hayatı dipte yatmakla geçer.
Batı Akdeniz, Atlas Okyanusu ve Şimal Denizi'nde, kalkanın diğer
türleri yaşamaktadır. 25-30 yıllık ömrü olan kalkan balığı, 1 metre
boya erişebilir. Sahillerde 5-10 metreden başlayarak 300-400 metre
derinliklere inebilir. Etçil ve fazlasıyla obur bir balıktır.
Erkekleri 5-6, dişileri ise 6-7 yaşlannda olgunlaşıp üremeye
geçebilir. Üremeleri 10°-15° C sularda nisandan hazirana kadar
sürer. Milyonlarca yumurta vermesi yanında etinin lezzeti ve
verimliliği ile ekonomik değeri çok yüksektir.
KANATLI KIRLANGIÇ (Cephalacanthus
volitans)
Boyları 50 santimetreye ulaşabilen ve kırlangıçın bir türü olan bu
balıklar, güzel ve bezeli renkleriyle Ege ve Akdeniz'de yaşar. Su
yüzeyinden 1-1.5 metre yüksekte 1-10 saniyelik sürede 30-35 m.'lik
uçuşlarla denizleri süsler. Suların ısınmasıyla beraber sahillere
yaklaşarak, mayıs-temmuz arası ürer. 10-80 metre derinliklerde
yumuşakçalar, kabuklular ve böceklerle beslenir.
KARAGÖZ (Diplodus
vulgaris)
Bütün denizlerimizde, çoğunlukla Marmara ve Ege'de ılıman suların
kayalıklarında yaşayan, bol bulunan ve sevilen yerli
balıklarımızdandır. Sürüler halinde yaşar. Suların ısı şartlarına
göre bahar aylarından ağustosa kadar üreme yapar. Çeşitli türleri
sularımızda yaşar. Kuyruğu lekeli ve çizgili olanı ısparoz/ispari
olarak tanınır. Lezzetli eti ve bol avlanılmasıyla ekonomik değeri
yüksek bir balıktır.
KAYIŞ BALIĞI (Ophidion
barbatum)
Denizlerimizde seyrek rastlanan, 2-3 metreden 150 metreye kadar
derinliklerde, üstü bitkilerle örtülü kumsal, çakıllı diplerde fazla
göç etmeden yaşayan bir balıktır. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük
balıklarla beslenir. Boylan 30 santimetre olabilir. Bahar-yaz sonu
üreme yapıp 15-18,000 yumurta döker. Eti lezzetlidir. Fakat seyrek
bulunduğu için ekonomik değeri yoktur.
KEDİ BALIĞI (Scyliorhinus
canicula)
Köpekbalığı ailesindendir. Sıcak ve ılıman denizlerin 3 metreden
1,000 metreye varan derinliklerinde fazla göç etmeden yaşar.
Kabuklular, omurgasızlar ve balıklarla beslenir. Boyları ortalama
80-150 santimetre olur. Kuşlar gibi çiftleşip, yumurtlayarak nrer.
Bahar aylarında yumurtalarını bir torba içinde kayalıklar arasına
bırakır. Bir mevsimde birkaç kez yumurtlayabilir. Kuluçka süresi 15
gündür. Eti lezzetli olup yenilebilir. Aynca sportif avcılığı da
yapılır.
KELER (Squatina
sguatina)
Köpekbalığı ailesindendir. Sıcak ve ılıman denizlerin 5-100 metre
derinlerinde sahil yakınlarında veya 70-400 metre açıklarında,
kumlu, çamurlu alanlarda fazla göç etmeden yaşar. Boyu 2 metreye
ulaşabilir. Büyük ağzıyla dipteki ölü veya diri balıkları,
omurgasızlarla sürü halindeki balıkları yutarcasına yiyerek
beslenir. Bahar sonu yaz aylannda dişiler, gruplar oluşturarak
sahillere yakınlarda döllenir. 18-20 ay sonra tek başlarına 10-18
arası canlı yavru doğurur. Yüzgeçlerinin eti yenebilir,
karaciğerinden yağ ve vitamin elde edilir.
KIKLA LAPİN (Labrus
berggylta)
Ilık ve sıcak denizlerimizin yosun ve bitkilerle kaplı taşlıkların
2-30 metre derinlerinde yaşar. Dişi ve erkekleri arasında boy ve
renk farkları görülür. Boyları 30-40, en çok 60 santimetre
(dişilerde) olabilir. Yumuşakçalar ve kabuklularla beslenir. Dişleri
çok kuvvetlidir. Üremeye yakın erkekleri, deniz bitkileriyle dişiye
yuva hazırlar. Mayıs-ağustos arasında yumurta verir. Eti
lezzetlidir. Aynca sportif avcılığı değerlidir.
KIRLANGIÇ (Trigüa
lucema)
Ege, Akdeniz ve Marmara'nın fazla göç etmeyen, yerli balığıdır.
Kısmen Karadeniz'de rastlanır. Ihk denizlerin sahil yakınlarında
5-300 metre derinliklerin diplerinde çiftler halinde yaşar.
Küçüklerine derviş balığı da denir. Ortalama 25-50 santimetre olur.
80 santimetre ve 6-8 kilogram olanlarına rastlanır. 15-20 yıllık
yaşamı vardır. 3 yaşırıda olgunlaşıp sahillerden uzakta üremelerini
yapar. Küçük kabuklular, yumuşakçalar, deniz bitkileri ve böceklerle
beslenir. Etinin lezzet ve yararıyla, her mevsimde bulunmasıyla
ekonomik değeri yüksektir. Diğer Akdeniz ve Avrupa ülkelerinde de
bol tüketilir.
KIRMA MERCAN (Pagellus
aceme)
Mercan ailesindendir. 0-400 metre bazen de 700 metre derinliklere
inebilmektedir. Yaşam çevresi taşlık, kayalık ve dibe yakın
yerlerdir. Boyları 35-40 santimetreye ulaşabilir. Eti beyaz, gevrek
ve lezzetlidir. Marmara, Çanakkale Boğazı ve Ege'de bolca bulunur.
Ekonomik değeri yüksektir. Denizlerdeki ısıya göre ilkbahardan
başlayarak ağustosa kadar üremeleri sürer. Etçil balık olan
mercanlar çeşitli küçük balıklar, kabuklular ve omurgasızlarla
besinlenir.
KIRMIZI HAVUZBALIĞI
Biyolojik yaşamı diğer havuz balığı türleri gibidir.15-20 cm boyu ve
renginin güzelliği ile eski çağlardan beri havuzların şimdilerde de
akvaryumların klasik ve kıymetli balığıdır. Çin'de ve Japonya'da
üretilen çeşitli türleri ve formları vardır.
KIZILGÖZ (Rutilus
mtilus)
Karadeniz, Trakya, Marmara ve Kuzey Batı Anadolu'nun sahil
bölgelerindeki nehirlerde yaşar. 25-30, en çok 50 santimetreye
büyür. Kızılkanatla büyük benzerliği vardır. Küçük canlılar ve
bitkilerle beslenir. Bahar aylarında ürer ve 50-100,000 yumurta
bırakır.. Eti değerli olmadığı için daha ziyade yem olarak
kullanılır. Nehir ve kıyılardaki yırtıcı balıklar ve kuşlar içinde
iyi bir besindir.
KIZILKANAT (Scardinius
eıythrophthalmus)
Kuzey Anadolu'da soğuk olmayan ağır akışlı nehirler, göl ve
göletlerin yumuşak tabanlı zeminlerinde yumuşakçalar ve bitkilerle
beslenerek 10-11 yıl yaşar. 20-40 santimetre boy ve 200-400 gram
ağırlıkta olur. 3-4 yaşırıda olgunlaşıp kg/ağırlığına göre 600,000
yumurta döker. Eti lezzetli fakat çok ince kılçıklı olduğu için
makbul değildir. Tuma gibi yırtıcı balıklar için değerli bir yemdir.
KOCAAĞlZ (Aspius
aspius)
Trakya, Marmara ve Kuzey bölgelerimizin hızlı akarsularında yaşar.
Ortalama 60-80, en çok 100 santimetre boy ve 2-4 kilogramdan 10
kilogram ağırlığa erişebilirler. Etçil bir balıktır, su içindeki her
türlü hayvanla beslenir. Erginleri yalnız dolaşır. Cinsel olgunluğa
4-5 yaşlarında ulaşıp nisan-temmuz arasında 80-100,000 yumurta
verir. Az lezzetli eti nedeniyle ekonomîk değeri bölgeseldir. Buna
karşın olta avcılığı çok zevkli bir balıktır. Yaşam karakteri bu
balığın aynı olan "aps. vorax" türü Fırat ve Dicle Nehirlerinde
yaygındır. Sis balığı olarak tanınır. Boyları 40 santimetre olur.
KOLYOZ (Scomber
japonicus)
Bütün denizlerimizde bulunmakla beraber daha çok Marmara balığı
sayılır. Şeklen uskumruya çok benzer fakat ayrı bir türdür. Büyük
Okyanus'ta da sürüler halinde yaşar. Küçük balıklar, yavrular ve
planktonlarla beslenir. 2-3 yaşırıda olgunlaşan dişileri
temmuz-ağustos arası 300-400,000 yumurtasını denize bırakır. Eti
uskumru kadar lezzetli olmamakla beraber, taze-kuru-tuzlu olarak bol
tüketilen bir balıktır.
KÖMÜRCÜ KAYASI (Gobius
niger)
Bütün denizlerimizin nehir ağızlarına yakın, bazen de acı su
bölgelerinde, 75 metreye kadar derinliklerin kumlu, çamurlu
diplerinde fazla göç etmeden yaşar. Boyları en çok 18-19 santimetre
olabilir. Mart-mayıs arasında 1,000-6,000 arasında yumurta vererek
ürer. Bu yumurtalara erkekler bekçilik yapar. Küçük kabuklular,
yumuşakçalar ve balıklarla beslenir. Eti beyaz, lezzetli ve
yararlıdır.
KÜÇÜK KAYABALIĞI (Gobius
(Ponücola) syrman)
Karadeniz kıyılarına akan nehirlerin küçük kabuklular ve yosunlarla
kaplı zeminlerinde acı su-tatlı su karışımı sahillere yakın yerlerde
yaşar. Boyu 18-22, en çok 25 santimetre olur. Yumuşakçalar ve
özellikle kabuklularla beslenir. Nisan-mayıs arası doğan yavrulara,
erkek bekçilik yapar. Diğer kayabalıkları gibi eti beyaz, lezzetli
ve yararlıdır. Ekononıik değeri bölgelere göre değişir.
KUM TRAKONYASI (Trachmus
araneus)
Ilık denizlerin sahil bölgelerinde 2-3 metreden 100-150 metreye
varan derinliklerde yumuşak kumlar arasında ömür geçirir. Beslendiği
küçük balıklar, böcek, yumuşakça ve kurtlara karşın çok süratli bir
avcıdır. En fazla 50 santimetreye büyüyebilir. Dikenleri trakonya
gibi zehirli ve insan için tehlikelidir. Eti lezzetli olmakla
beraber tehlikesinden ötürü az avlanıldığı için ekonomik değeri
yoktur. Kışı derin sularda geçirip, mart başırıdan itibaren sığlara
sokulup, yaz sonuna kadar üreme yapar.
KUPES (Boops boops)
Altınkuşak da denir. Ilıman ve sıcak denizlerde yaşar. Akdeniz, Ege
ve Marmara'da bulunur. Marmara'dakilerin bir bölümü Karadeniz'e
çıkar ve döner. Yosunlar, balık yavruları ve kabuklularla beslenir.
Boyları 15-25, en çok 35 santimetre olur. Üremelerini bahar sonunda
yapar. Karagöz ve çitari ile aynı türdendir. Eti lezzetlidir. Ancak
bölgesel değerlenir.
KURBAĞA BALIĞI (Uranoscopus
scaber)
Akdeniz, Ege ve Marmara'da taşlık ve yosunlu bölgelerde yaşar. Dipte
yatarak başırıın üstündeki gözleri ile küçük canlıları veya
balıkları görüp, avlar. Nisan-mayıs aylarında kışladıkları derin
sulardan sahillere, bazen de acı su bölgelerine sokulup temmuz-eylül
arasında üreme yapar. Kg./ağırlığına göre 10,000-20,000 yumurta
döker. Yavrular, önce plarıktonlarla daha sonra ise omurgasızlarla
beslenir. Eti lezzetlidir. Özel avcılığı yapılmadığı için ekonomik
değeri azdır.
L-O
LAHOZ/GİRİDA (Epinephelus aeneus)
Ege ve özellikle Akdeniz'de yaygın bulunan, boyları 1 metre olabilen
bir hani türüdür. Fazla derinlere gitmeden kayalık, taşlık veya
çakıllı alanlarda yaşar. Oldukça yırtıcı, etçil bir balıktır. İrili
ufaklı her türlü kabuklular, omurgasızlar ve küçük balıklarla
beslenir. Mayıs-haziran arasında üreme yapar. Akdeniz'in eti çok
lezzetlli, şöhretli balıklarındandır. Ancak ekonomik değeri
bölgeseldir.
LEKELİ MERCAN (Pagellus
bogaraveo)
Mandagöz mercan da denir. Ege ve Akdeniz'de yaygındır. 100-300
metreye varan derinliklerde sahile yakınlarda kabuklular,
omurgasızlar ve sualtı bitkileriyle beslenerek yaşar. Boyu 30-50
santimetre olabilir. Hermafrodit bir balıktır. Hem erkeklik, hem de
dişilik karakteri gösterir. Suların ısısına bağlı olarak bahar
aylarında üreme yapar. Eti beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Ekonomik
değeri yüksektir.
LERKİT BALIĞI (Rutilus
frisu)
Karadeniz'in doğu ve batısıyla Trakya'daki nehirler ve bu nehirlerin
denizle kanşımı acı su bölgelerinde yaşar. Genelde 40-50, en çok 70
santimetre boy ve 5 kilogram ağırlıkta olabilir. Küçük balıklar,
kurtlar ve böcek yumurtalarıyla beslenir. Nisan-mayıs aylarında
nehirlerin içlerine ve göllere girerek üreme yapar. Etinin gıda
yönüyle, ekonomik değeri olduğu gibi, amatör olta avcıları için de
kıymetlidir.
LEVREK (Dicentrarhus
labrax)
Denizlerimizde ve denizlerin nehirlerle karışımı acı su bölgelerinde
yaşar. Hani ailesindendir. Fazla gezici olmayan levrek, yerli
balıklardan sayılır. Gençken gruplar halinde, sonraları tek başırıa
yaşar. Yaşam ortamı, karanlık ve kuytu yerlerdir. Bu nedenle gemi
batıkları veya kaya oyuklarında yuvalanır. Yaklaşık 20 yıllık yaşamı
olabilen levrek, ortalama 50-60 santimetreden 1 metre boy ve 10-12
kilogram ağırlığa erişebilir. 40 santimetreden küçüklerine ispendek
denir. Küçük yavru balıklarla beslenir. Ocak-mart arasında
500,000-2,000,000 yumurta dökerek, yüksek bir üreme gösterir. Eti en
lezzetli balıkların başırıda gelir. Bu nedenle de ekonomik değeri
çok yüksektir.
LİPSOZ (Scorpaena
scrofa)
50-60 santimetreye ve 4-5 kilograma kadar büyüyebilen lipsoz
balıkları, sıcak ve ılık denizlerimizin sahil kıyılarından 1000
metreye kadar inen derinliklerde, bitkilerle örtülü, taşlık, çakıllı
ve kumlu düzeylerde yaşar. Bilhassa Marmara ve Ege'de çok rastanır.
Eti çok lezzetli ve yararlıdır. Et yiyen bir balık oları lipsoz,
ilkbahar aylarında ürer. Yaklaşık 3,000 yumurta döker. Dikenleri çok
zehirlidir.
LÜFER (Pomatomus
saltator)
Gezici balıklardan oları lüfer, Karadeniz'le Ege Denizi arasında
dolaşır. Büyümesinin aşamaları içinde değişik isimler alır. Buna
göre: boyları, 10 santimetreye kadar olarılar defheyaprağı, 15-18
santimetreye kadar olanlar çinakop, 18-25 santimetreye kadar olanlar
sarıkanat, 28-35 santimetreye kadar olanlar lüfer, 35 santimetreden
fazla olanları da kofana diye adlandırılır. Seyrek olarak
kofanaların 60 santimetreyi aştığı, hatta 1 metreye ulaştığı
görülmüştür. Lüfer, sonbahar-kış aylarında en lezzetli ve olgun
devrini yaşar. Yaz ortalarından sonbahara kadar da kışlamaya
geçerler. Ilık suların 10-200 metre derinliklerinde yaşar.
Üremeleri, bahar sonu ile yaz başıdır. Kademeli olarak 60-80,000
yumurta verir. Bol verimliliği ve etinin lezzetiyle ekonomik değeri
çok yüksektir.
MALTA PALAMUDU (Naucrates
ductor)
Eskiden gemilerin altlarında, genelde köpekbalıklarına eşlik ederek
yüzen, bu nedenle pilot balığı da denen çevik hareketli bir
balıktır. Ortalama 40 santimetre boyda olur. Sıcak ve ılıman
denizleri sever; yosunlar, deniz kurtları, kabuklular ve özellikle
köpekbalıklarından arta kalarılarla besinlenir. Sonbaharla kış
ayları arasında üreme yapar. Etinin gıda değeri yoktur.
MAVİ-KEFAL (Chelon
labrosus)
Kefal, denizlerimizin sıcak ve ılık bölgelerinde, kıyılara yakın,
denizle ilişkili nehir ağızlarında aynca içsularda ve sürüler
halinde yaşayan bir balık türüdür. Denizlerimizde haskefal,
altınbaşkefal, topbaşkefal, mavri kefal, dudaklı kefal gibi çeşitli
türleri vardır. Ayrıca büyüklüklerine göre de isimlendirilir.
Türlerine göre 25 santimetreden 90 santimetre boya erişirler.
Yaklaşık 15 yıllık ömrü oları kefaller, 6-7 yaşlarından itibaren yaz
aylarında üreyerek 150 binden 7 milyona kadar yumurta verirler. Eti
ve yumurtası yönünden değerli bir balıktır. Deniz dibi bitkileri ve
yumuşakçalarla beslenir.
MAZAK (Trigloporus lastoviza)
Benzerliğinden ötürü kırlarıgıcın küçüğü sanılır. Aynı soydan fakat
ayrı balıklardır. Ortalama 20-25, Akdeniz'de yaşayanları 40
santimetreye ulaşabilir. Bütün kırlangıç türleri gibi ılıman
denizlerin kumlu zeminlerinde yaşar. Biyolojik yapısı, kırlangıçla
eştir. Taze olarak tüketilen eti, kırlarıgıç gibi yararlı ve
lezzetlidir.
MELANURYA (Oblade
melarıura)
Mercan ailesindendir. Marmara, Ege ve Akdeniz'in 2-3 metre sığ
sularında, su yüzeyine yakınlarda, fazla göç etmeden yaşar. Diğer
mercan türlerinden farklı olarak sualtı bitkileriyle beslenir. En
fazla 30 santimetreye büyür. Üremesi bahar sonuna kadar sürer;
yumurtalarını denize bırakır. Mikroplarıktonlarla beslenen yavrular,
yaz sonunda olgunlaşır. Eti bütün mercan ailesi gibi beyaz ve
lezzetlidir. Ancak az avlarııldığı ve taze tüketildiği için ekonomik
değeri fazla değildir.
MERCAN (Pagellus
erythnnus)
Sıcak ve ılıman denizlerin en ünlü balıklarındandır. Denizlerimizde
karagözle beraber büyük bir aile oluşturur. Marmara, Ege ve
Akdeniz'de yaygındır. Boyları yaklaşık 20-30, en çok 70 santimetre
olabilir. Etçildir. Kabuklular, yumuşakçalar ve küçük balıklarla
beslenir. Denizlerin taşlık, kayalık bölgelerinde sahillere yakın
yaşar. Diğer mercanlar gibi hermafrodit fiziği ile hem erkeklik, hem
de dişilik karakteri göstererek bahar ayları ile ağustos arası ürer.
Lezzetli eti ve her mevsimde bulunmasıyla ekonomik değeri yüksektir.
MEZGİT (Merlarıgius
euxmus)
Marmara ve Karadeniz'de bol, diğer denizlerimizde az rastlanır.
Boyları 20-40 santimetre olabilir. Gelincik ve bakalyaro ile aynı
türdendir. 30-40 metrenin altındaki derin sularda yaşar. Gündüzleri
yüzeylere çıkarak, hamsi, sardalya gibi sürü halindeki küçük
balıkları avlayarak beslenir. Bölgesel şartlara göre şubat-mayıs
arasında üreme yapar. Lezzetli eti ve her mevsimde bolca
avlarıılmasıyla ekonomik değeri yüksektir.
MIĞRI (Conger
conger)
2-3 metre boydan 50-60 kilogram erişebilen, 30 yıla kadar ömrü olan,
yazın sığ suların, kışın 150 metre derinliklerin taşlık, kumlu ve
çamurlu zeminlerinde yaşayan bir balıktır. Nehirlere giremez. Sert,
hareketli ve yırtıcıdır. Su içinde bulduğu her canlıyı yiyebilir.
Gündüzlerini yatarak geçirip, karanlıkta avlanır. İlk ve sonbahar
arası 100-150 metre derinlerde, açık denize, 3-5 milyon yumurta
döker. Eti lezzetli ve besin değeri çok yüksektir.
MİNAKOP (Umbma
cirrosa)
Kötek balığı da denir. Bütün denizlerimizin taşlık, kayalık
bölgelerinin 100-150 metreye varan derinliklerinde, dibe
yakınlarında yalnız yaşar. Zaman zaman acı sulara ve nehir
ağızlarına da girer. Eşkina ve sarıağızla aynı türdendir. Yumuşakça,
kabuklu ve kurtlarla beslenir. Yaşadığı bölgenin şartlarına göre
üremesini nisandan ağustosa kadar sürdürür. Sert ve beyaz etinin
lezzeti levreğe yaklaşır.
MİNİ İNCİ BALIĞI (Phoxinus
phoxinus)
Trakya Bölgesi'ndeki akarsularda yayılış gösterir. 7-10, en çok 14
santimetre (dişileri) boyunda olur. Suyu berrak, oksijeni zengin
akarsu ve göllerin dibi çakıllı bölgelerinde, su yüzeyindeki
böcekler, sinekler dip hayvancıkları ve balık yumurtaları yiyerek
yaşar. Küçük, hareketli ve kurnaz bir balıktır. Mayıs-haziran arası
yaklaşık 1,000 yumurtasını taşlara yapıştırır. Üreme devresinde
başırıın üstünde ind benzeri pullar oluşur. Alabalık yumurtalarını
aşırı tüketmesi ile zararlı bir canlı sayılır.
MÜREN (Murenea
helena)
Merina balığı da denir. Boyları 2 metre hatta daha da fazla
olabilir. Etçil ve yırtıcı bir balıktır. Ürkütüldüğü veya tahrik
edildiğinde fazla saldırgan olup, çevresindeki insanlar için
tehlikeli olur. Avlanmasının tehlikesi ve denizlerde az bulunuşu
nedeniyle fazla ekonomik sayılmaz. Ancak, eski Roma çağlarından beri
etinin çok lezzetli oluşu bilinmektedir. Bütün denizlerimizin az
derinliklerinde ve kuytu yerlerde yaşar. Üremeleri, ilkbahardan
başlayarak sonbahara kadar sürer.
NOKTALI İNCİBALIĞI
(Albumus bıpunctatus)
Karadeniz, Trakya ve Marmara'daki akarsularda yaygındır. Boyları
9-13, en çok 16 santimetre olur. Temiz ve hızlı akan suların dibe
yakınlarında, zaman zaman akıntılara karşı yüzerek yaşar. Küçük
planktonlar ve dip hayvanlarını yiyip, su yüzeyindeki sinekleri
avlayarak beslenir. Mayıs-haziran arası üreyerek yumurtalarını
kumlu, çakıllı sahillere bırakır. Avcılıkta yem olarak
kullanılmasının yanısıra, doğadaki değeri daha önemlidir.
ÖRDEK BALIĞI (Labrus
nüxtus)
Boyu 40 santimetre ağırlığı 1 kilogram olabilen ve 15-17 yıl
yaşayabilen, dişileriyle erkekleri arasında renk farkı olan çok
güzel renkli bir lapin cinsidir. Genelde 10-100, seyrek olarak 180
metre derinlerde yaşar. Denizdeki küçük hayvanlar ve balıklarla
beslenir. Üreme mevsimi nisan-ağustos arasıdır. Bu esnada çiftler
halinde kaya oyuklarını yuva olarak kullanırlar. Daha sonra
yumurtaları korumak için erkekleri nöbet tutar. Doğa değeriyle
korunması gerekli bir balıktır.
ORFOZ (Epinephelus
guaza)
Hani türünden ve levrekle akrabadır. Ortalama 60-70 santimetreden
1-1,5 metre boy ve 30-40 kilogram ağırlığa erişebilir. Ege ve
Akdeniz balığıdır. Taşlık, kumluk ve yosunlu sahil bölgelerinin 8
metreden 150 metre derinliklerine kadar yalnız yaşar. Etoburdur.
İrili, ufaklı kabuklular ve yumuşakçalarla beslenir. Eti çok
lezzetli olmakla beraber yaşlıları kuru ve lifli olur.
Denizlerimizde az bulunmasına rağmen sualtı zıpkın avcıları
tarafından türün yaşamı açısından tehlikeli bir şekilde
tüketilmektedir.
ORKİNOS (Thunnus
thynnus)
Denizlerimizde yaşayan iri ve çok değerli bir balıktır. Uzunlukları
3-4 metre ve ağırlıkları da 100-150 kilogramdan 800 kilograma kadar
olabilir. Çeşitli türleri vardır. Orkinos, sürü halinde yaşayan
gezici balıklardandır. Yazın Karadeniz'e çıktıktan sonra sonbaharda
Marmara'ya ve oradan da Ege'ye geçerek hemen bütün Akdeniz'i
dolaşırlar. Bu gezilerinde saatte 40-60 kmetre hızla yol
alabilirler. Genel olarak üst sularda yaşarlar. Mart-ağustos
arasında ürerler ve yaklaşık 1 milyona yakın yumurta verirler. Yaşam
süreleri, ortalama 15 yıldır. İhracat ve gıda endüstrisi yönünden
ekonomik değeri çok yüksektir.
OT SAZANI (Ctenopharyngodon
idella)
Ot balığı olarak da tanımlanır. 2,000 yıldan beri Çin'de sazan
üretimi ile beraber yetiştirilir. Anayurdu Çin'den dünyaya yayılan,
bu arada ülkemize de getirilen bir kültür balığıdır. Ortalama 40-80
santimetre boy ve 2-5 kilogram ağırlıkta olur. En çok 12-30 kilogram
ağırlığa ulaşabilir. Otobur bir balıktır. Günde ağırlığının %120'si
kadar ot yer. Bu nedenle havuzlarda ot mücadelesi için mükemmel bir
canlıdır. 5-6 yaşlarında olgunluğa erişir ve kg/ağırlığına göre
120,000 yumurta verir. 6-10 santimetre boya eriştikten sonra sadece
bitkilerle beslenir. Ülkemizde henüz tüketim değeri yoktur.
P-S
PALAMUT/TORİK (Sarda sarda)
Karadeniz ve Marmara'nın en ünlü balığıdır. Bahar aylarında
beslenmek için Karadeniz'e çıkıp, sonbahardan itibaren kışlamak için
Marmara'ya, Çanakkale'ye kadar iner. Süratli ve iyi yüzücüdür. Sürü
halindeki uskumru, kolyoz, istavrit, hamsi, sardalya gibi balıklara
saldırarak yer. 18-20° C. sularda 400,000'den birkaç milyona kadar
yumurta dökerek açık denizde ürer. Yetiştikten sonra büyümesine göre
küçüklerine Vanoz-Gaco, 10-25 santimetre çingene palamudu, 30-35
santimetre palamut, 40-45 santimetre kestane palamudu, 50-55
santimetre zindandelen, 55-60 santimetre torik, 60-65 santimetre
sivri, 65-70 santimetre altıparmak, 70 santimetre ve üstü peçuta
olarak adlandırılır. Taze tüketimi, ihraç ve endüstri yönleriyle çok
değerli olan bu balığın üretimindeki azalma, ekonomik değerini
tehlikeli boyutlara indirmektedir.
PAPAĞAN BALIĞI (Sparisoma
cretense)
Ege'de seyrek, Doğu Akdeniz'de yaygın bulunan, fazla göçler yapmadan
sıcak denizlerin sığ, taşlık ve bol bitkili, bazen de acı su
bölgelerinde yaşayan, çok çeşitli ve güzel renkleri olan bir
balıktır. Iskaroz balığı da denir. Deniz yosunlarıyla beslenir. Yaz
aylarında üreme yapar ve 812,000 yumurta verir. Sert ve yavan eti
yenmez. Doğa değeri yönü ile korunmahdır.
LAPAZ BALIĞI (Chromis
chromis)
Sıcak ve ılıman denizlerin 50 metreye inen, dibi kayalık, mağaralı
bölümlerinde yaşar. Bütün denizlerimizde bulunur. Boyları 12-18
santimetre olabilir. Bahar sonundan ağustosa kadar üreme yapar ve
yumurtalarını çok iyi gizler. Plarıktonlar ve balık larvalarıyla
beslenir. Sert ve lezzetsiz eti yenmez. Az bulunduğu için
korunmalıdır.
PİSİ (Pleuronectes
platessa)
Ortalama 30-40 santimetre boy ve 250-350 gram ağırlıkta olabilen,
ekonomik değeri yüksek balıklardan biridir. Denizlerin kumlu,
çakıllı diplerinde, kabuklular ve yumuşakçalarla beslenip, 15-18
yıla kadar yaşar. Sıcak ayları diplerde geçirip, kışın sahillere
yaklaşır. Acı sulara, nehir ağızlarına kadar sokulur. Bir diğer türü
de tatlı sularda yaşar. Üremelerini ocak-mart arasında 5-6° C.
sularda yapar. 800,000-1 milyon yumurta verir.
PULLU SAZAN (Cyprinus
carpio)
13.-14. yüzyıldan beri kültür üretimi yapılan, kolay yetişen, eti
lezzetli, ekonomik değeri çok yüksek bir balıktır. 3-4 yaşlarında
olgunlaşıp 200-300,000 yumurta verir. Ortalama 30-40 santimetre boy
ve 500-1,000 gram ağırlıkta olur. Doğal yetişenlerinin 100
santimetre ve 25 kilogram olarılarına rastlanır. Sportif avcılığı
değerlidir. Su böcekleri, kurtlar ve diğer hayvanlarla beslenir.
RİNA (Dasyatis
pastmaca)
Köpekbalığı ailesinden olup, şeklen vatoza benzer. Sahillerin 60
metreden 200 metreye varan derinlerin kumlu, çamurlu diplerinde
hareketsiz yatarak avlanır. Boyları 150 santimetreye ulaşabilir.
Çeşitli balıklar ve omurgasızlar başlıca gıdasıdır. Kışları
derinlerde geçirip yaz aylarında kıyılara, tatlı sulara ve lagünlere
yaklaşır. Çiftleşerek ürer. Gebelik süresi 15-18 aydır. 78 yavru
yapar. Eti lezzetsizdir. Tüketim değeri yoktur. Kamçı benzeri
kuyruğu yaralayıcı, dikenleri ise tehlikeli şekilde zehirlidir.
SARDALYA (Sardine
pilchardus)
Sürü halinde, yazın orta, kışın derin sularda yaşayan gezici
balıklardır. Eskiden deniz üstünü ateşin aydınlatmasıyla
avcılığından ötürü ateş balığı diye de tanınır. Boyları, ortalama 15
santimetre en çok 20-22 santimetre olur. Deniz içinde henüz
yumurtadan çıkmış balık yavruları ve planktonları yiyerek beslenir.
Karadeniz, Marmara, Çanakkale Boğazı Bölgesi ve Kuzey Ege'de bol
bulunur. Etinin lezzeti ve çeşitli kullanım alanıyla ekonomik değeri
çok yüksektir. Üremeleri nisandan eylüle kadar geniş bir devrede ve
çok kerelerde olur. Yaklaşık 20,000 yumurta verir.
SARIAĞIZ (Argyrosomus
regius)
Sıcak ve ılık denizlerde 100-150 metre derinliklerin taşlık, mercan,
kayalık bölgelerinde yaşar. Etçil bir balıktır. Kendinden küçük ne
bulursa yer. Ortalama boyu, 50-60 en çok 2 metre ve 75 kilogram
olanlarına da rastlanır. Etinin lezzet ve verimliliği ile bolca
avlarıılmasından dolayı ekonomik değeri yüksektir. Fazla gezici bir
balık değildir. Denizin ısı şartlarına göre bahar ortalarından
ağustosa kadar üremelerini sürdürürler.
SARIGÖZ (Spondyliosoma
cantharus)
Sparidae ailesinden bir balıktır. Boyları 50 santimetre olabilir.
Anatomisi karagöze benzer. Ilık sahil bölgelerinde ve bunların
uzantısı ılıman denizlerde yaşar. Karadeniz'de az bulunur. Yaşam
çevresi kayalık ve kuytu yerlerdir. Başlıca besinleri küçük
kabuklular, deniz soluncanları ve özellikle karidestir. Etleri de
karagöz ve mercan gibi beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Üremeleri,
erken ilkbahar aylarından başlayarak yaz sonuna kadar devam eder.
SARIKUYRUK (Seriola
dumerili)
Akdeniz'de yaşayan, genelde 30-50 santimetre, en çok 100 santimetre
olabilen istavrit türünden bir balıktır. Diğer ülkelerde 150-200
santimetre olanlarına rastlanır. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük
balıkları avlayarak beslendiği kayalık sahillerde küçük sürüler
halinde yaşar. Üreme devresi, bahardan yaz sonuna kadardır. Eti
lezzetlidir. Japonya'da bol miktarda üretimi yapılır.
SİNAĞRİT (Dentex
dentex)
Karagöz ailesinden olan sinağrit, Ege ve Akdeniz'in sert, hareketli
ve kuvvetli bir balığıdır. 1-1.5 metre boy ve 10-15 kilogram
ağırlığa kadar büyüyebilir. Kabuklular, yumuşakçalar ve özellikle
mürekkep bahğı ile beslenir. Kuvvetli çenesiyle bir istakozu rahatça
kırıp, yiyebilir. Yazın kıyıların taşlık, kayalık bölümlerinde,
kışın da 300 metreye varan derinlerde küçük sürüler halinde yaşar.
İlkbahar aylarında üreme yapar. Etinin lezzeti ve ender avlanmasıyla
çok kıymetli bir balıktır. Olta avcılığı da amatörler için
değerlidir.
SİVRİBURUN KARAGÖZ
(Diplodus puntazzo)
Karagöz balıkları, Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarımızın en tanınmış
balıklarındandır. Karadeniz Bölgesi'nde de rastlanır. 0-400 metre
derinliklerde yaşar. Sivriburun karagöz, 35 santimetreye kadar
büyüyebilen, sürü halinde yaşayan, mevsimsel olarak beslenme, üreme,
kışlama gibi nedenlerle oldukça uzun mesafelerde göç eden bahklardır.
Kıyıların taşlık, çakılları arasında bitkileri ve küçük kabuklularla
besinlenir. Bu balıkların mensup olduğu spridea familyasına ait pek
çok balık türü sularımızda yaşar.
SİYAH SAZAN (Mylophaıyngodan
piceus)
Çamur sazanı da denir. En çok 80 santimetre boya ulaşır. Sakin akan
nehirlerin çamur veya kumlu zeminlerinde, derinlerde, kabuklular ve
yumuşakçalarla beslenerek yaşar. Eti lezzetlidir. Çin'de üretimi
yapılmasına karşın ülkemizde değerlendirilmesi henüz
araştınlmaktadır.
SOMON (Salmo salar)
Anayurdu Kuzey Amerika'dan dünyaya yayılmış, üretilmek üzere de
ülkemize getirilmiştir. Boyu, ortalama 60-100 santimetre, ağırlığı
da 3-15 kilogram olabilir. 150 santimetreye ulaşanları olur. Hızlı
akarsuların, oksijeni bol temiz sularında yaşar. Doğal yetişenleri
2-3 metre yükseğe atlayıp yüzerek 2-3,000 km.'lik nehir kaynaklarına
ulaşıp burada ekim-kasım arası üreme yapar. Doğan yavrular, tekrar
acı sulara iniş yapar. Yetişkinleri denize de uyum gösterir.
Etoburdur. Böcekler, sinekler, kabuklular ve irili-ufaklı balıklarla
beslenir. Tatlı su balıklarından eti en lezzetli olanıdır. Ayrıca
yumurtasından kırmızı havyar elde edilir. Ekonomik değeri çok
yüksektir.
SUDAK (Stizostedion
fucioperca)
Marmara, Trakya, Karadeniz ve Göller Bölgesi'nde 10-15 yıl yaşayan,
40-70 santimetreden 130 santimetre boy ve 1-5 kg'dan 12 kilogram
ağırlıkta olabilen; hareketli, avcılığı zevkli bir balıktır.
Kendinden küçük balıklarla beslenir. Nisan-mayıs arasında
200,000-1,000,000 yumurta vererek ürer. Gündüzlerini dipte geçirip,
avlarımak için sabah erken veya akşam üzerleri su yüzeyine çıkar.
Etinin deniz levreğine yakın lezzeti ve bol verimliliği ile ekonomik
değeri çok yüksek bir tatlı su balığıdır.
T-Z
TAHTA BALIĞI (Blicca bjoerkna)
Marmara ve Trakya Bölgesi'nde ağır akışlı nehirlerin sıcak, sığ ve
bitkisi bol bölümlerinde yaşar. Göllerde de yaşam gösterir.
Planktonlar, küçük canlılar ve bitkilerle beslenir. Mayıs-temmuz
arası üreme yapar. Çok yavaş büyür. 3-5 yaşlarında 10-12, en çok
25-35 santimetre olabilir. Eti çok kılçıklı ve lezzetsizdir. Genelde
ekon balıkların yetiştiriciliğinde yem olarak kullanılır.
TAŞALTI BALIĞI (Cottus
gobio)
Kuvvetli akan dere ve ırmakların berrak sularında, taşlar arasında
yaşar. Boyları ortalama 12-13 santimetre en çok 20 santimetre olur.
Su içindeki balık yavruları, bitkiler ve özellikle alabalık
yumurtalarıyla beslenir. Tath su levreği ve tuma balığı için de
kendisi yem olur. Üreme devresi şubat mayıs arasıdır. Eti gevrek ve
lezzetlidir.
TAŞISIRAN BALlĞl (Cobitis
taenia)
Yavaş akıntılı nehirler veya göllerin, suyu berrak, kumlu
zeminlerinde yaşar. Çeşitli türleri vardır. 5-12 santimetre boyda
olabilen taşısıran, gününü kumlu diplerde geçirip geceleri avlanır.
Küçük organizmalar ve hayvanlarla beslenir; bu arada avları ile
beraber kumları da ağzına alarak çiğner. Nisan-haziran arası ürer;
yapışkan yumurtalarını taşlara, köklere, bitki saplarına bırakır.
Taşısıran balıkları, doğa dengesi yönü ile değerlidir.
TATLISU KAYABALIĞI
(Proterorhmus mannoratus)
Karadeniz'e akan akarsuların diplerinde fazlaca rastlanan, yaşamı
diğer kaya balıklarıyla benzerlik gösteren, boyları en çok 11-12
santimetre olabilen bir balıktır. 2-3 yaşlarında olgunlaşan
dişileri, topluca yumurta verir. Erkekler de nöbet tutarak
yumurtaları bekler. Yumuşakçalar ve küçük karideslerle beslenir.
Tatlı sulara girişinde böcek larvaları da yer. Doğa dengesi
balığıdır. Sportif veya ekonomik yönü olmayan bir türdür.
TATLISU KEFALI (Leuciscus
cephalus)
Ülkemizin çeşitli bölgelerinde yaygın olan, hızlı akan dere veya
nehirlerde, 7-10 yaşlarında 30-40 santimetre boy ve 600-1,000 gram
ağırlığa erişen bir kefal türüdür. Yavru safhasında küçük kurtlar,
karides ve böcek yavrularıyla beslenirken, büyüyünce ot da yer.
Yaşlandıkça yırtıcı olup kurbağa ve sıçrayarak su dışındaki
kelebekleri de yiyebilir. Nisan-haziran arası 45-50,000 yumurta
dökerek ürer. Etinin lezzetsiz ve değersiz oluşuna karşın avcılığı
çok makbuldür.
TATLISU KOLYOZ
BALIĞI (Chalcalbumııs chalcoides)
Marmara, Kuzey Ege ve Karadeniz'in doğusundaki akarsu ve göllerin
yüzeyinde yaşar. Zaman zaman da nehirlerin denizle karışımı acı su
bölgelerine iner. Böylece acı su-tatlı sular arasında göçler yapar.
15-30 santimetre boyunda olabilir. Planktonlar, sinek larvaları
(sivrisinek) ve küçük canlılarla beslenir. Mayıs-haziran arasında
15-25,000 yumurtasını taşlık, çakıllık dere kenarlarına bırakır.
Yıllar öncesi "chalealbumus chalcoides İstanbulensis" türü Haliç'te
Kağıthane Deresi'nde yaşardı. Etinin lezzeti, bölgesel olan bir
balıktır.
TATLISU LEVREĞÎ (Perca
lluviatHîs)
Kuzey bölgelerimizdeki, akarsu ve göllerle, bunların denizle
ilişkili acı su bölgelerinde yaşar. Boyu 20-35 santimetre en çok 50
santimetre olabilir. Fazla göç etmez. Yumuşakçalar, küçük balıklar
ve balık yumurtalarıyla beslenir. 7-8° C. sularda mart-haziran arası
üreme yapar. Beyaz ve lezzetli etiyle taze olarak tüketildiği gibi
olta avcıları içinde kıymetli bir balıktır.
TATLISU SARDALYASI
(Clupeonella abrau muhusi)
İlk kez Rusya'nın Abrau Gölü'nde bulunmuş; 1943'de de ülkemizde
Ulubat (Apolyont) Gölü'nde rastlanmıştır. İznik Gölü'nde de
yaşamaktadır. Boyları 7-8, en çok 12 santimetre olan, sürü halinde
dolaşan bir ringa/tirsi türüdür. Planktonlar, küçük su hayvanları ve
omurgasızlarla beslenir. 2-3 yaşlarında olgunlaşıp 10-14° C. sularda
haziran-ekim aylarında yumurtalarını açık suya bırakarak ürer. Eti,
bölgesel olarak tüketilir. Daha ziyade alabalık yetiştiriciliğinde
yem balığı olarak değerlendirilir.
TEKIR (Mullus
surmuletus)
Karadeniz dışında
diğer denizlerimizde yazın rastlanır. Boyları 15-35, en çok 25
santimetre olabilir. Kumluk, çamur veya taşlık kıyı kesimlerinin 3
metreden 100 metreye kadar derinlerinde gidip gelerek yaşar.
Diplerdeki kabuklular, böcekler ve diğer canlılarla beslenir. Yaz
aylarında üreyip yapışkan yumurtalarını 10-60 metre derinlere
bırakır. Etinin lezzeti, eski Roma çağlarından beri namlıdır. Bol
avlanılan, ekonomik değeri yüksek bir balıktır.
TİRSİ (Alosa fallax)
Boyları 30-33 santimetreye ulaşabilen tirsi, bir karadeniz
balığıdır. İstanbul Boğazı ve Marmara'da az bulunur. Kıyıya yakın
yerlerde sürü ile yaşarlar. Üreme mevsimleri ilkbahardır. Yumurta
bırakmak için acı su bölgelerine ve nehirlere girerler. Sardalya
ailesinden bir balık oları tirsi; taze, tuzlama ve tütsülü olarak
yenir. Ekonomik değeri yüksektir.
TRAKONYA (Trachinus
draco)
Denizlerimizde yaşayan en zehirli balıklardandır. Ortalama 17-18, en
çok 35-40 santimetre boya erişir. Hareketsiz bir balıktır. Fakat
deniz dibinde avlarına karşı çok süratlidir. Zehirleri bir insanı
sakat bırakabilir. Bu nedenle dikkat edilmelidir. Denizden
çıktıktan, hatta öldükten sonra dahi zehirliliği devam eder. Özel
olarak avcılığı yapılmaz. Aynı zamanda çarpan balığı olarak
adlandırılan trakonya, küçük balık ve kabuklularla beslenir. Kış
aylarında derinlere çekilir. Eti lezzetli olmakla beraber az
avlandığından ekonomik değeri yoktur.
TRAKYA LEVREĞÎ (Gymnocephalus
cemua)
Trakya'nın Karadeniz sahillerine dökülen ağır akışlı nehirlerle,
bunların deniz bağlarıtılı acı su bölgelerinin kumlu zeminlerinde
sürü ile yaşar. Boyları 18-35 santimetre olur. Kurtlar, balık
yumurtaları, küçük kabuklular ve sinek larvalarıyla beslenir.
Oburluğu diğer değerli balıkların besinleriyle yumurta ve larvaları
için zarar vericidir. Üremelerini nisan-mayıs arasında yapar. Eti
lezzetlidir. Bol avlanılması doğa için yararlı olur.
TRANÇA (Pagrus
ehrenbergi)
Mercan ailesinden ve fangri ile aynı türdendir. Ege'nin ünlü
balığıdır. Sıcak ve ılık denizlerin 20-25 metre derinlerinde yosun
ve bitki örtülü kumluk veya taşlıklarda tek başırıa yaşar. Boyu
30-50, en çok 75 santimetre olur. Kış aylarında 150 metre derinlere
iner. Kuvvetli çenesi ve dişleriyle her türlü kabukluyu kırıp
yiyebilir. Aynca dip hayvanları ve balıklar da besinine ek olur. Hem
erkek, hem de dişi karakteri gösterir. Yaz aylarında üreme yapar.
Eti beyaz ve lezzetlidir. Geçmişte aşırı avlanılması, neslini çok
azaltmıştır.
TURNA BALIĞI (Esox
lucius)
Karadeniz'e akan nehirlerin berrak ve bol bitkili sularında ve
çeşitli göllerimizde yaşar. Tatlı su balıklarının en hareketlisi ve
en yırtıcısıdır. Tüm balıklara, hatta yaban ördeklerine saldırır.
Kendi yavrularını da yediği olur. Yaşam şartları elverirse 20-25 yıl
yaşar. Erkekleri en çok 100, dişileri ise 150 santimetreye kadar
büyür. 2-3 yaşırıdan itibaren ilkbahar aylarında yaklaşık 200,000
yumurta vererek üremeye başlar. Genç ve küçüklerinin (1-3 kilogram )
eti lezzetlidir. Spor avcılığının en namlı balıklarındandır.
UÇAN BALIK (Exocoetus
vofitans)
Güney Ege ve Akdeniz'de dibe inmeden deniz yüzeyinde yaşar.
Planktonlar, omurgasızlar ve yavru balıklarla beslenir. Gümüş ve
kefala benzer. Boyu 20-30 santimetre olabilir. Bazen büyük
balıklardan kurtulmak, bazen de saatte 80 km.'yi bulan yüzme hızı
gereği, su yüzeyinden 25-50 santimetre yükselip büyük kanatlarıyla
2-13 saniye ve 50-250 m.'lik planör uçuşları yapar. Baharla yaz
arasında, deniz ortasında, yumurtalarını yosun, ağaç dalı gibi
herhangi birşeye yapıştırarak ürer. Eti lezzetlidir. Bölgesel
değerlenir.
USKUMRU (Scomber
scombrus)
Genelde 25-35 santimetre olan, 40 santimetreye kadar büyüyebilen,
sürüler halinde yaşayan Marmara'nın yerli balığıdır. Geçmişte
Karadeniz ve Ege arasında büyük göçler yapan, eti çok lezzetli olan
ve bol avlanılan uskumru, şimdilerde ekolojik nedenlerle seyrek
rastlanan, adeta tükenmiş bir balıktır. Normalde, 2-3 yaşırıda
olgunlaşan dişileri, 350-400,000 yumurtasını denize bırakır. Üreme
devresi şubat-nisan arasıdır. Planktonlar, hamsi, çaça gibi küçük
balıklar ve yavrular besinidir. 8-10 yıl yaşar. Torik ve kofana baş
düşmanıdır. Az yağlı ve kurutulmuşuna çiroz denır. Yaşam ortamı
tekrar varolduğunda ekonomik değeri en yüksek balıklardan biridir.
Atlarıtik'te yaşayan lezzetsiz bir türü daha vardır.
ÜZGÜN (Callionymus
lyra)
Renklerinin güzelliğinden ötürü mine balığı adıyla da tanınır.
Boyları 25 santimetre kadar olabilen bu balık; karides, yengeç,
deniz kestanesi, deniz yıldızı, omurgasızlar ve yosunlar gibi
çeşitli besinlerle yaşar. Sığ sulardan 300-350 metre derinliklere
inebilir. Denizlerimizde yaygın olarak bulunur. Etinin kıymetli
olmayışı, dikenlerinin az da olsa zehirli oluşu ile herhangi bir
ekonomik yönü yoktur.
VATOZ (Raja clavata)
Köpekbalığı ailesindendir. Bütün dünya denizlerinde çok çeşitli
türleri yaşar. 1 m.'yi aşan boy ve 40-50 kilogram ağırlıkta
olanlarına rastlanır. Uzun geziler yapmadan 15-20 metreden 100-150
metreye varan derinlerde kumlara gömülü yatarak av bekler.
Kabuklular ve küçük balıklarla beslenir. Bahar ve yaz aylarında
sahillere yaklaşarak üreme yapar. Dişileri, 10-30 yumurta verir. Eti
lezzetlidir. Fakat az tutulur. Karaciğerinden A vitamini ve yağ
üretilir. Ekonomik değeri vardır.
YAYIN (Silunıs
glarıis)
Akarsu ve göllerde yaşayan balıkların en büyüğüdür ve aynı zamanda
en uzun yaşayanıdır. Ortalama 1-2 m'den 3 metreye kadar boy ve 150
kilogram ağırlığa erişebilir. 35-40 yıldan 100 yıla kadar da
yaşayabilir. Yavaş akan nehirlerde, göllerde, dipte hareketsiz
yatarak yaşar. Etobur bir balıktır. Sualtındaki bütün hayvanları
yiyebilir. Mayıs-haziran arasında gece sessizliğinde yumurta
dökerler. Dişileri ağırlığına oranla kilogram başırıa 7,000-25,000
yumurta döker. Tatlı su balıkları içinde eti en lezzetli balıklardan
biridir. Ekonomik değeri çok yüksektir.
YAZILI HANİ (Serranus
scriba)
Uzunluğu en çok 25 santimetre olabilen yazılı hani, kendi türünün
tipik bir ömeğidir. Belli bölgelerde yalnız yaşar. Levrek balığı
ailesindendir. Kendinden küçük balıklar, karides gibi kabuklularla
beslenir. Yaklaşık 30 metre derinlerde, belirli bölgelerde yanlız
yaşar. Baş kısmındaki çeşitli renk ve süslemelerden "yazılı" ismini
alır. Üremeleri mayıs-haziran arasında olup cins ve türlerine göre
18-900 bin yumurta döker.
YILAN BALIĞI (Anguilla
anguilla)
Erkekleri 30-50 santimetre, dişileri 45-100 santimetre olabilen; hem
tatlı, hem de tuzlu sularda yayılış gösteren bir balıktır. Doğumu ve
3 yıllık gelişmesinden sonra tatlı sulara girer. 8-20 yıl buralarda
kaldıktan sonra tekrar üremek için Atlas Okyanusu'nda Sargossa
Denizi'ne yönelirler. Burada 7-10° C. sularda yaklaşık 1,000-3,000
metre derinlerde milyonlarca yumurta dökerler. Dönüşü başarabilen
yavrular, tekrar acı su bölgelerine gelirler. Yırtıcı ve obur bir
canlıdır. Yumuşakça, kabuklular ve balıklarla beslenir. Etinin
lezzeti yanında yetiştirmeye uygunluğu ile ekonomik değeri çok
yüksektir.
ZARGANA (Belone
belone)
60-70 santimetre bazen de 1 metre uzunluğu varan zargana, ortalama
18 yıl yaşar. Hamsi, çaça, çamuka ve kıraça gibi küçük balıklarla
besinlenir. Ilıman denizlerimizin yerli balıklarındandır. Kılıç
balığı başlıca düşmanıdır. Yapısıyla gayet çevik ve süratli bir
balıktır. Kendini korumak için su yüzeyine sıçrayarak da yüzebilir.
Eti yönünden değerlidir. İlkbahardan sonbahara kadar üreme sürecinde
30-50 bin yumurta verir.
ZURNA BALIĞI (Scomberesox
saurus)
Uskumru turnası da denir. Ilık ve sıcak denizlerin üst düzeylerinde
ve sahillerden uzakta yaşar. Uzunlukları ortalama 50 santimetredir.
20-30'lu gruplar halinde gezerler. Bilhassa Ege ve Akdeniz'de
rastlanır. Etçil bir balıktır ve sürü halindeki küçük balıklarla
beslenir. Etleri beyaz ve lezzetli olmakla beraber, kütle avcılığı
yapılamadığı için ekonomik değeri önemsizdir. Erken ilkbahardan yaza
kadar her seferinde 1,000-1,500 olmak üzere 7-8 defa yumurta
verirler.