<<
GERİ DÖN
CEZAYİR
Cezayir,Kuzey Afrika'da bulunan, Afrika'nın Sudan'dan sonra ikinci
büyük ülkesidir. Cezayir'in komşuları kuzeydoğuda Tunus, doğuda
Libya, güneydoğuda Nijer, güneybatıda Moritanya ve Mali, batıda Fas
ve Batı Sahra'dır. Etnik açıdan bir İslami, Arap ve Berberi
ülkesidir. Ülke ismi Arapçada (El Jazair) adalar anlamındadır.
Kuzeyinde Akdeniz, kuzeydoğusunda Tunus, doğusunda Libya, güneyinde
Nijer ve Mali, güneybatıda Moritanya, batıda Fas ile çevrili olan
2.381.741 km2 yüzölçümüyle Sudan’dan sonra Afrika’nın ikinci büyük
ülkesi. Kuzeybatı Afrika’da yer alan Cezayir’in Akdeniz’de 1025 km
uzunluğunda kıyısı vardır.
Tarihi
Cezayir çok eski tarihlerde bir yerleşim merkeziydi. Bilinen en eski
halk Berberilerdir. Cezayir kıyılarına önce Fenikeliler gelmiştir.M.Ö.
814-813 yıllarında Kartacalıların eline geçen ülke, gelişerek
bilhassa kıyı ticâretinin önemli bir merkezi olmuştur. Daha sonra
Romalılar ve Bizanslılar tarafından işgâl edilmiş olan Cezâyir’de
halk, bu zamanlarda Hıristiyanlığı kabul etmişlerdir. İslamiyeti
yaymak için dünyânın her tarafına dağılan Müslümanlar 7. asırda
buralara gelmişlerdir. Abdullah bin Ebû Serh tarafından burası
fethedilmiştir. Cezâyir halkı İslâmiyeti kabul etmiş, İslam
devletinin hâkim olduğu zamanlarda İslâmiyetin sâyesinde ilerlemiş,
benimsedikleri İslam kültür, medeniyet ve âdetlerini ve Arapça
lisanını günümüze kadar muhâfaza etmişlerdir.
On altıncı asırda Oruç Reis ve Hızır Reis ( Barbaros Hayrettin Paşa)
reisler tarafından fethedilen Cezâyir, Akdeniz’i yağma, talan ve
barbarlıklarıyla kan gölü hâline getiren Avrupalı korsanlara karşı
mücâdele eden Müslüman leventlerin üssü hâline gelmiştir. Barbaros
Hayreddin Paşa daha sonra burayı Osmanlı Devletinin bir
beylerbeyliği hâline getirmiştir. Üç asır Osmanlı idaresinde kalan
Cezâyir’de o devre âit eserler ve gelenekler canlılığını hâlâ
korumaktadır.
Nüfus ve Sosyal
Hayat
25.866.000 civârında olan nüfûsu, Berberîler ve Araplar meydana
getirmektedir. Fransa sömürgesi olduğu senelerde buraya yerleşmiş
bulunan Avrupalıların pekçoğu bağımsızlıktan sonra ülkelerine
dönmüşlerse de hâlen önemli miktarda Avrupalı vardır. Ülkenin asıl
yerlileri olan Berberîlerin bir kısmı göçebe hayâtı yaşar. Halkının
hemen hemen tamâmının Müslüman olmasına ve Arapça konuşmasına rağmen
ulaşılması zor olan kuytu yerlerde yaşayan Berberîler çok eski
çağlardan beri gelen gelenekleriyle Fenike menşeli bir alfabeye
sâhip dillerini devâm ettirmektedir. Konuşulan diğer diller arasında
Fransızca Berberîceden sonra gelir. Osmanlı eserleri ve kültürünün
hâkim olduğu Cezâyir’de halkın dörtte üçü Akdeniz kıyı şeridinde
yaşar. Kuzeyde km2ye 470 kişi olan yoğunluk, sahrada 3.5 km2ye bir
kişi şeklinde çok büyük bir farklılık gösterir. Nüfus artışının % 32
olduğu ülkede halkın % 52’si şehirlerde geri kalanı ise köylerde,
vahalarda ve göçebe olarak yaşar.
Ekonomi
Cezâyir’in ekonomisi tarıma ve petrola dayanmaktadır. Bağımsızlığını
kazanmasından sonra bir ara ekonomik buhran geçiren ülke, hazırlanan
kalkınma plânları çerçevesinde bu sıkıntıları her geçen gün bertaraf
etmektedir.
Ülkede tarımın önemi büyüktür. Çalışan nüfûsun % 50’sinin tarımla
uğraşmasına rağmen, tarıma müsâit arâzilerin az olması ve tarımın
modern usûllerle yapılmaması sebebiyle yetiştirdikleri besin
maddeleri ülke ihtiyacını karşılayacak seviyede değildir.
Yetiştirdiği ürünlerin başında buğday, üzüm, arpa, hurma ve sebze
gelmektedir. Tarım daha ziyade ülkenin kuzeyinde ve Akdeniz
kıyılarında yapılır. Akdeniz kıyılarında nârenciye, bilhassa
üzüm-zeytin ve tütün üretimi önemlidir. Halkın bir kısmı özelikle
göçebe yaşayanlar havancılıkla uğraşır. İlkel usûllerle yapılan
hayvancılıkta en çok küçük baş hayvanlar yetiştirilir. Koyun, keçi,
sığır, deve ve eşek en çok beslenen hayvanlardır. Ülke, ekonomisinin
açığını mâdenleriyle kapatmaya çalışmaktadır. 1956 senesinde bulunan
petrol ve tabiî gaz yatakları dünyânın en zengin yatakları
arasındadır. Özellikle Doğu Sahra’daki Hassı Messaoud civârında
çıkarılan petrol ile Batı Sahra’daki Hassi-R’Mel yataklarından
çıkarılan tabiî gaz ihraç ürünlerinin başında gelir. Demir, fosfat,
kurşun, çinko, kükürt, civa ve kömür mâdenlerinin de işletildiği
Cezâyir’de petrol, tabiî gaz ve diğer mâdenlerden elde edilen gelir
sanâyi ve tarıma sermâye olarak kullanılmaktadır.
Ulaşım
Cezâyir’de gelişmiş bir kara yolu ağı vardır. Karayollarının
uzunluğu 72.091 kilometreden fazladır. Tunus sınırından Fas sınırına
kadar uzanan ana demiryolu hattı, ara yollarla limanlara bağlanır.
Önemli limanları
Cezâyir, Oran, Annaba,
Arzev
ve
Bicâye’dir.
Cezâyir Dârü’l-Beyda
milletlerarası hava
alanıdır.