Anasayfa

SMS & HAZIR MESAJ

Sen Yaşamın Değerini Anladıkça

 Yollardayız her birimiz
 ne kadar gideriz
 nererelere vurur yüreklerimiz
 çekilmez olur günlerimiz
 her kelimenin altında sürünürüz
 her bakışın geçmişini büyütürüz
 suçlu ararken aynalardan uzak
 melekleri ararken kendimize yaklaşırız
 sonbaharın yalanlığında bir rüzgar işte
 gelip geçer her zaman bu sokaktan
 hani senin yaşadığın buradan
 yüzündeki tebessüme bakmadan
 kaçarken içindeki fırtınalardan
 bazen sürüklenerek bazen de yürüyerek
 aslında düşünmeden savrulurak kelimelerde
 gözlerindeki derinliğe sahip çıkamadan
 uzun uzun kenarda düşünürken
 bir bir damlayan anıları toplarken
 aslında daha çok yalnızlaştığını bilmeden
 erozyona uğramış hayatındaki ağaçlar yokolurken
 sen hala bir kaç fidan dikmek için uğraşırken
 sen hala gözyaşlarınla yeniden doğmaya çalışırken
 her sabah hayata yeniden yalandan yere başlarken
 sonunda merdivenin sonunda ne yaşadım derken
 günün sonuna perdenin kapanmasına bir kaç daha kalacak
 üstüne yığılan hüznü temizleyemeden
 ayaklarına dolanan hayalkırıklıklarını defedemeden
 anlıyacağın hayata hayat diye
 bir tepeye çıkıp sevdiğini haykıramadan
 bu duraktan ayrılacaksın...
 pişmanlık sırtında bir yük olarak kalacak
 hiçbirşeyin anlamı kalmayacak
 hiç bir gözyaşının
 hiç bir umutsuzluğun
 hiç bir başarısızlığın...
 anlam aramayacaksın daha...
 kelimelerin altında dolaşmayacaksın artık
 bakışların içinde kaybolmayacak istemeyeceksin
 şarkıların hüznünde durmaları bitireceksin
 hiç bir şeyin anlamı kalmayacak hayatında
 hiç bir hayalin kırığı batmayacak gururuna
 onurun yine senin olacak
 kim ne derse desin
 gururun yine senin olacak
 kim seni gurursuz görse bile...
 hayat senin hayatın oldukça
 hayatı hayat olduğu sürece yaşadıkça
 hüznü derinden neşeyi üstünden yaşamadıkça
 sen yaşamanın değerini anladıkça...
 yaşam da senin değerini anlayacak...
 
 
Emin Can
 
 ***************
 
 
Ege Parmaklar
 Deniz parmaklaşıyor
 Sülünleşiyor
 Çalıyor, çalıyor toprağın ses tellerini
 Bir ses...
 Şaşırıyor insan, parmaklar mı tel
 Yoksa yeşil teller mi parmak.
 
 Dupduru, pırıl pırıl bir mavimsi
 Mavi bir el, ipince parmaklar
 Dokunsan güzelleşirsin
 Ölmezleşirsin öpsen o parmakları
 Öylesine derin mavi o
 Öylesine ılık baygınlık.
 
 Foça'nın Ege'sinde parmaktı mavi el
 Ama değil hiç değil insan parmakları
 Renk musikisiyle
 Yürüyor insan gözlerine
 Bakıyor, sarkıyor insan bakışlarından
 Habersiz ama hepsi gözlerindeki Ege'den.
 
 Okşadım denizin parmaklarını
 Ölümsüzlüktü, yaşatan
 Yeşillerden de bakmak isteğindeydi
 Değiştirecekti çiçeklerin tüm renklerini
 Ama ne yazık ki
 Yüreklerindeki Ege'yi bulamayan kör insan parmaklar
 Onun yeşillikteki ruhunu öldürmek için
 Tüm kıyılarda yeşillik bekliyordu.
 
 
İbrahim Zeki Burdurlu
 
 ***************
 
 
Ege
 Tepelerden değil bulutlardan
 Bulutlardan değil, mavilikten
 Değil... Değil, ondan da değil
 Düşünemediğim uçsuz gök denizlerinden
 Sana iniyorum,
 Sana geliyorum.
 
 Bir küçük renksiz insanım ben
 İniyorum sana Tanrısal güzelliklerden
 Karışıyorum cümbüşüne ses, ışık, renk
 Renk, ışık, ses,
 Işık, ses, renk
 Senin de bunlarla mutlu olduğunu hiç bilmeyerek.
 
 Varıyorum Ege, bak güzelliğime
 Bir gözüm sen dolu, bir gözüm gökyüzlerini taşıyor
 Bir elim, İzmir salkımla vatan
 Bir elim, bağbozumu tadımda Dianizos
 Sonsuz yanaklarım benim, Efesler yankılıyor.
 
 Gör Ege'm sensizliğimi
 Uçuyorum desem, anlatamam
 Eriyorum, bambaşka gök yellerle
 Seni özlüyorum ama
 Bırakmıyor, yeşille can olan yeşilsiz insanlığım
 Yüreğimi çekiyor ötelere hiç bırakmıyor
 Ben mavi derken, o yemek istiyor.
 
 Tepelerden değil, gerçeklerden
 İmgeleri bozdum değil mi Ege?
 Sen, bu akşam tüm güzelliğini soyun da
 Balık ol, bir tek doyuran balık ol
 Gel bizim gecekonduya
 Gel ha!..
 Gel de soğan ekmek yiyelim.
 
 
İbrahim Zeki Burdurlu
 
 *****************
 
 
Ege'li Terinos
 Benekliporos'ta laf çoktu.
 Palavralara karnı toktu.
 Terinos'a da çok nasihat etmişti ama,
 Kim dinler? Dik kafalıydı o.
 
 Amcası kekik suyu iç dedi,
 Terinos inadına rakıyı tercih etti.
 Alkol sofralarında, gri dumanlı masalarda
 Ömrünü tüketti, inat adam,
 sevimli ihtiyar.
 
 Çeşitli yörelerin insanları, insanlara bir şeyler alıştırır,
 Seni de alıştırdılar Ege kıyılarında
 Manzara güzel, ortam hoştu,
 mektupları dağıttıktan sonra vakit boldu.
 Nasıl olsa Kelitornos büyütüyordu çocukları,
 Zavallı ana her sene sonunda bir gün piknik yaptı okulla.
 
 Zaman ne çabuk geçti,
 Çocuklar evlendi, hanım terk etti.
 Zaman ne çabuk geçti?
 
 Günler, aylar, seneler birbirini takip etti.
 Takip ediyor, takip edecek.
 Bindokuzyüzelli, ikibin, ikibin elli
 Ne kadar kolay söyleniyor değil mi?
 
 Mehmet Akif Tiryaki



Siirbahcesi.Net


BURÇLAR

  GENEL KÜLTÜR

 YARARLI SİTELER

Siirbahcesi.Net Tüm Hakları Saklıdır, İzinsiz Kopyalanamaz Ve Çoğaltılamaz. (C) Copyright 2006 MaxiNet

Şiir   Sitemap