<<
GERİ DÖN
Ermenistan
Ermeni uygarlığının temeli M.Ö. 6. asırda, eski Urartu krallığının
kalıntıları üzerine atılmıştır. Urartuların topraklarına yerleşen
Ermeniler bir süre sonra Med İmparatorluğunun hâkimiyeti altına
girdi. M.Ö 331’de Büyük İskender’in eline geçen bölge, M.Ö 301’de
Selevkos İmparatorluğunun bir parçası hâline geldi. Bir ara ikiye
ayrılan Ermeniler İmparator İkinci Dikran zamanında tekrar birleşti
ve güçlerinin en yüksek noktasına ulaştılar. Güneye doğru genişleyen
Ermeni devleti, bir süre bölgenin en güçlü devleti hâline geldi. M.Ö.
66’dan M.S. 3. asra kadar Ermeniler, Roma ile Partlar ve Persler
arasındaki rekabetin ortasında kaldılar. 300’lü yıllarda Ermenilerin
Hıristiyanlığı kabulü ile devlet toprakları ikiye ayrıldı. Bir
bölümü Bizansın, bir bölümünde Perslerin hâkimiyetine girdi.
Ermeniler 653’te Müslüman Arapların hakimiyeti altına girmelerine
rağmen özerkliklerini korudular. On birinci asırda Ermeni toprakları
tekrar Bizans tarafından ilhak edildi. Bunu Selçuklu akınları takip
etti. On birinci asrın sonlarına doğru bütün Ermeni toprakları Türk
hâkimiyeti altına girdi. On üçüncü asırda bölge Moğol istilâsına
mâruz kaldı. Selçukluların Anadolu fethinden sonra, Ermenilerin bir
kısmı Kilikya’ya göç ettiler ve Haçlı seferleri sırasında batı
devletleri ile ittifak yaptılar.
On altıncı asırdan îtibâren Ermeniler, Osmanlı Devleti ile İran
savaşları arasında kaldılar. Bu durum 17. asrın sonlarına kadar
devam etti. Bu dönemde Ermeniler Avrupa ile Doğu arasındaki
ticârette önemli rol oynadılar.
Rusya’nın 19. asırda Kafkaslara doğru genişleme politikası, Ermeni
kültürünün canlanmasına ve batılı devletlerin Osmanlı idâresi
altındaki Ermenilerle ilgilenmelerine sebep oldu.
Osmanlı-Rus Savaşı
(1877-78) ve
Ayastefanos antlaşmasından sonra konu “Ermeni Meselesi” hâlini aldı.
Doğu vilayetlerinde Ermeniler arasında 1880’den sonra Rusya’nın
desteği ile milliyetçilik hareketi büyüdü. Teşkilâtlanma, hayır
cemiyetleri adı altında başladı. Buradan çeteciliğe geçtiler. Hınçak
Tedhiş Komitesi ve Taşnak Tedhiş Komitesi gibi çeteler, Osmanlı
Devleti bünyesinde müstakil bir Ermeni devleti kurmak istiyorlardı.
Bunun için de yer yer Osmanlı ülkesinde isyanlar çıkardılar. Birinci
Dünyâ Harbi sırasında, Ruslara yardım etmek için gönüllü taburlar
kuran Ermeniler, Müslüman halka karşı katliam yaptılar.
Birinci Dünyâ Harbinin ardından Ermeniler, Âzeriler ve Gürcüler
Transkafkasya Federal Cumhûriyetini kurdular. Fakat bu birlik kısa
süre sonra dağıldı. Bu arada kısa ömürlü bir
Ermeni Cumhuriyeti
kuruldu. Rus ordusu 1920’de Ermenistan’ı işgal etti. Bu arada 19
Nisan 1920’de İtalya’nın San Remo şehrinde toplanan milletlerarası
bir konferansta Anadolu Türkleri ile Orta Asya Türklerinin
ittifakını (birleşmesini) kesmek üzere bu ikisi arasına Ermenilerden
bir set çekmenin önemi üzerinde duruldu (Bkz. San Remo Konferansı.
Ermenistan 1922’de Âzerbaycan ve Gürcistan ile birleşince
Transkafkasya Sovyet Federe Sosyalist Cumhuriyeti kurulmuş oldu.
1936’da kabul edilen yeni Anayasa ile Ermenistan, Sovyetler
Birliğini meydana getiren 15 cumhuriyet arasına girdi.
Sovyetler
Birliğinde başlayan reformlar Ermenistan’da da köklü değişikliklere
sebep oldu. İlk çok partili seçimler 1990’da yapıldı. Ülke yeni bir
siyasi ve ekonomik döneme girdi. 1991 Eylülünde yapılan halk
oylamasından sonra, Ermenistan bağımsızlığını îlân etti. Aynı sene,
Bağımsız Devletler Topluluğuna katıldı. Ermenilerin de yaşadığı
Dağlık Karabağ bölgesinin Ermenistan’a bağlanması için başlatılan
gösteriler Azerbaycan ile ilişkilerin bozulmasına sebep oldu.
Gösteriler bir süre sonra iki devlet arasında savaşın çıkmasına yol
açtı. Ermenistan ile Âzerbaycan arasındaki savaş, uluslararası
kuruluşların bütün gayretlerine rağmen devam etmektedir.
Fiziki Yapı
Ermenistan toprakları genelde dağlıktır. Denizden ortalama
yüksekliği 1800 m civarındadır. Ülke topraklarının kuzeybatısı
yüksek sıradağlar, derin nehir vadileri ve sönmüş yanardağların
bulunduğu lav platolarından meydana gelir. Ülkenin en yüksek noktası
olan Aragast Dağı (4090 m) bu bölgededir. Güneybatıda Ararat Ovası,
doğuda dağlarla çevrili Sevan Vâdisi yer alır. Aras Irmağı ve
kolları bölgenin başlıca akarsuyudur. Sevan Vâdisinde bulunan Sevan
Gölü birçok akarsu ile beslenir.
İklim
Ermenistan’da yüksekliğe göre büyük değişikliğe uğrayan kuru bir
kara iklimi hakimdir. Yazları genelde sıcaktır. Dağ eteklerinde
yüksek olan yıllık ortalaması, ovalarda 2000 mm’ye düşer.
Tabii Kaynakları
Bitki örtüsü ve hayvanlar: Dağ etekleri ardıç ve yazın otlak olarak
kullanılan çayırlarla kaplıdır. Ormanlar ülke topraklarının % 10’unu
teşkil eder. Yarı çöl alanlarında, yabangülü, sarısabır, ardıç,
hanımeli gibi sıcağa ve susuzluğa dayalı bitkiler vardır. Ülke
topraklarının büyük kısmında yabandomuzu, çakal, yabankeçisi, ayı ve
değişik yılan türleri vardır.
Nüfus ve Sosyal
Hayat
Ermenistan’ın nüfûsu 3,5 milyon civârındadır. Bu nüfûsun % 90’ını
Ermeniler, % 5’ini Âzeriler, % 2’sini Ruslar, % 3’ünü de diğer
milletler meydana getirir. Nüfûsun üçte ikisi şehirlerde oturur.
Ararat Ovası ile Irmak Vâdileri nüfûsun en fazla olduğu bölgelerdir.
Başlıca şehirleri başşehir Erivan ve Kumayri, Kirovakon’dır.
Eğitim 7-17 yaş arasında mecbûrî olup, parasızdır. Orta öğretim
genel veya meslekî eğitim veren okullardan meydana gelir. Erivan
Devlet Üniversitesinin yanısıra çeşitli enstitüler ve
konservatuarlar vardır.
Ekonomi
Ülke ekonomisi tarım ve sanâyiye dayalıdır. Nüfûsun yarısına yakın
kısmı tarımla uğraşır. İçki yapımında kullanılan üzüm başlıca tarım
ürünüdür. Ayrıca meyve, sebze, tütün, pamuk, şekerpancarı ve patates
yetiştirilir. Hayvancılık fazla gelişmemiş olup, çiftlik hayvanı
besiciliği yapılır.
Güçlü bir sanâyi ülkesi hâline gelen Ermenistan’da, başlıca sanâyi
kuruluşları kimyevî madde, demirin dışındaki metaller, makina, hazır
âletler, dokuma, içki, giyecek fabrikalarıdır. Mâdencilik ekonomik
açıdan önemlidir.
Dağlık arâzide ulaşımı zorlaştırmasına rağmen demir ve karayolu ağı
oldukça zengindir. Başkent Erivan’dan dünyânın her yanına düzenli
uçak seferleri düzenlenir.