<<
GERİ DÖN
Erzurum
Anadolu Bölgesi’nde il merkezi olan Erzurum’un kuzeyinde
Artvin-Rize, batısında Gümüşhane-Erzincan, güneyinde Bingöl-Muş,
doğusunda Ağrı -Kars illeri bulunmaktadır. Erzurum, Fırat nehrinin
başlangıcı olan Karasu’nun yukarı havzasında kendi adı ile anılan
Erzurum Ovası’nın güneydoğusundaki Palandöken dizisinin Eğerli Dağı
(2.974 m.) eteğinde bulunmaktadır. Erzurum’un doğu ve batısında
Pasinler ve Erzurum Ovaları bulunmakta olup, kuzey ve güneyi dağlık
bir görünümdedir. Pasinler ve Erzurum ovaları tektonik olaylar
sonucu, kırılmalardan meydana gelmiş çöküntü alanlarıdır. İlin
kuzeyinde doğudan batıya doğru Çilligül, Yeniköydüzü, Ziyaret
Tepesi, Kargapazarı, Gavur Dağlarının uzantısı olan Dumlu Tepesi,
Yeşerçöl ve Kop dağları; güneyinde ise Akbaba, Sakaltutan, Nalbant,
Şahveled, Alibaba, Dumanlı, Turnagöl, Palandöken ve Karagöl Dağları
bulunmaktadır. Türkiye’nin en yüksek ili olan Erzurum’un toprakları
sıradağlar ve yüksek yaylalarla kaplıdır.
akarsu bakımından da çok zengindir. Özellikle karların erimesi ile
birlikte akarsular, yataklarının derinliğinden ötürü taşkınlık
meydana getirmezler. İl topraklarında Çoruh, Aras ve Fırat Nehirleri
kaynaklarını Erzurum dağlarından alırlar. Erzurum Ovası’nın
kuzeydoğusundaki Dumlu Dağı’nın eteklerinden doğan Karasu, Gürcü
Boğazını geçtikten sonra, Kargapazarı Dağından gelen küçük bir
akarsu ile birleşerek Erzurum Ovasına girer. Bundan sonra Ovacık
Yaylasından gelen Serçeme Deresi ile birleşerek 60 km. uzunluğundaki
Aşkale Boğazına girer. Daha sonra da Tuzla Suyu ile birleşir. Mescit
Dağının batı yamaçlarından doğan ve derin olmayan bir vadide Çoruh
Nehri akmaktadır. Gümüşhane il topraklarından geçen bu nehir,
Bayburt’tan sonra Erzurum’dan da geçerek Artvin’e ulaşır. İki ana
koldan oluşan Oltu Çayının bir kolu Kargapazarı Dağlarından doğarak
Oltu ilçesinden geçer ve Sarıkamış’ın batısındaki Allahuekber
Dağlarından çıkan ikinci bir kolla birleşir. Erzurum Oltu ilçesini
sulayan bu akarsu daha sonra Çoruh Irmağı ile birleşir. Bölgedeki
diğer akarsulardan Tortum Çayı Mescit Dağlarından çıkarak ilçenin
bulunduğu havzanın bütün sularını toplayarak Tortum Gölüne dökülür.
Bingöl Dağları’nın Erzurum il sınırları içerisinde kuzey
yamaçlarından doğan Aras Irmağı ise Tekman yaylasının bütün sularını
toplar, kuzey yöne akarak Pasinler Ovasından gelen suları da
içerisine alır ve il sınırları dışına çıkar. Bingöl Dağlarının doğu
yamaçlarından çıkan Hınıs Çayı da Hınıs Ovasından geçerek il
sınırları dışında Murat Irmağı ile birleşir.en önemli gölü Tortum
Gölü olup, Tortum Çayının yakınındaki Kemerlidağ’dan toprak kayması
sonucu oluşmuştur. Buradaki çağlayan hidroelektrik enerji üretimi
için değerlendirilmiş ve turizm yönünden de önem kazanmıştır.
İl toprakları eğimli bir yüzeye sahip olup, denizden 1850-1980 m.
yüksekliktedir. Yüzölçümü 25.066 km2., toplam nüfusu ise
242.391’dir.
Erzurum’da şiddetli ve uzun bir kış mevsimi hüküm sürmektedir. Bölge
genellikle Sibirya antisiklonu ve Basra siklonu etkisi altındadır.
Kış aylarında Sibirya antisiklonunun etkisinde bulunmaktadır.
ilkbaharda, Sibirya antisiklonunun etkisi yavaş yavaş azalmaya
başlar, kararsız bir rüzgar ve sıcaklık hüküm sürer. Erzurum’da en
erkan 20 Ekim’de kar yağmaya başlar ve 15 Mayıs’a kadar devam eder.
ekonomisi tarım, hayvancılık, madencilik, sanayii ve ormancılığa
dayalıdır. Türkiye’nin önemli ticaret yolları üzerinde bulunuşu,
özellikle hayvan alım satımı ile doğunun önemli bir merkezi
konumundadır. Erzurum, Anadolu-Kafkasya-İran demiryolu bağlantısında
olup, Ortaçağdan beri, İran-Hint ve Orta Asya ticaretinin Akdeniz
ülkelerine giden önemli bir konaklama ve ticaret merkezidir.
Tiflis-Kars üzerinden gelen Kafkas yolu ve Tebriz-Doğubeyazıt’tan
geçen Kuzey İran yolu; diğer taraftan Sivas üzerinden
Diyarbakır-Irak-Suriye-Basra körfezine ve Akdeniz kıyılarına giden
yollar ile, yine Sivas üzerinden Ankara-İstanbul, Ankara-İzmir’e
giden yollar burada birleşir. Kuzey Anadolu dağlarını Kop ve Zigana
geçitleri üzerinden aşarak Trabzon’da Karadeniz’e ulaşan transit
yolu da Erzurum’dan geçmektedir. Bu tarihi yolların yanı sıra
Erzurum İspir üzerinden Rize’ye, Bingöl üzerinden de Diyarbakır
iline bağlanmıştır.
İlde yetiştirilen tarımsal ürünler, buğday, arpa, şeker pancarı,
patates, sebze ve meyvedir. Sebzecilik ve meyvecilik ilin Karadeniz
Bölgesi’ne yakın Çoruh Vadisi ile ona açılan küçük vadilerde
yoğunlaşmıştır. Oltu, Tortum, İspir ve Olur’da kış sebzeleri ile
elma, armut, dut ve kızılcık yetiştirilir. XIX.yüzyıldan itibaren
hayvan ve hayvansal ürünlerin satışını yapan Erzurum aynı zamanda
başta İstanbul olmak üzere büyük kentlerin bu yöndeki gereksinimini
karşılamaktadır. Özellikle sığır, mor karaman ırkı koyun ile keçi
yetiştirilir.Cumhuriyet sonrasında kurulan Ilıca Atçılık Aygır
Deposunun at yetiştirilmesine büyük katkısı olmuştur. Tavukçuluk ve
arıcılık da yaygındır. Et, yağ, peynir ve yoğurt, yapağı ve deri
üretimi de önem taşımaktadır.
Erzurum 1968’de kalkınmada öncelikli yöreler arasına alınmıştır.
Bununla birlikte özel imalat sanayii gelişmemiştir. Büyük kuruluşlar
kamuya ait olup, başlıca imalat dalları gıda, dokuma, metal eşya ve
makinadır. İlde süt , şeker, ispirto, yem, briket, bitkisel yağ,
linyit fabrikaları ve bütan gazı dolum tesisleri bulunmaktadır. Oltu
taşı işlemeciliği, ev dokumacılığı gibi el sanatları da yaygındır.
Erzurum maden yönünden oldukça zenginse de bunların çoğu
işletilememektedir. Şenkaya yakınlarında bakırlı prit, Aşkale
yakınlarında alçıtaşı, Pasinler yakınlarında perlit, Merkez’de tuğla
ve kiremit hammaddesi, Aşkale, Çat, Tortum, Tekman, Hınıs, Narman ve
Şenkaya’da tuz, İspir, Aşkale, Şenkaya, Oltu ve Pasinlerde linyit
yatakları bulunmaktadır. İlin pek çok yerinde de kaplıcalar ve maden
suyu kaynakları vardır.
Erzurum yöresindeki
Hasankale’de
1942 yılında başlatılan yüzey araştırmalarında Paleolotik Çağın
obsidyen ve bazalttan yapılmış aletleri bulunmuştur. Bunun ardından
Ilıca’nın yakınlarındaki Karas Höyüğünde Kalkolitik ve İlkçağın
çanak çömlekleri ile karşılaşılmıştır. Erzurum’un 20 km.
güneybatısındaki Pulur Höyüğünde yapılan kazılarda da MÖ.4000’e inen
bir yerleşim ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca Erzurum’un 15 km.
kuzeydoğusundaki Güzelova Köyündeki kazılar sonucunda MÖ.3000’lerde
hayvancılıkla uğraşan insanların yaşadığı anlaşılmıştır. Bütün
bunlar Erzurum yöresinde ilk yerleşimin tarih öncesi çağlara
indiğini göstermektedir. Bugünkü Erzurum’un bulunduğu yerde, daha
önce tarihin çeşitli dönemlerinde Karin, Karna, Garin, Kornoi, Kalai
ve Karnak olarak isimlendirilen bir kentin bulunduğu bilinmektedir.
Yine aynı dönemlerde Erzurum Ovası’nın batı bölümünde Erzen, Erzeron
isimli bir kentin var olduğunu tarihi kaynaklar ortaya koymuştur.
Erzurum’da Hitit döneminden kalma tabletlerle karşılaşılmıştır.
Boğazköy tabletlerinde yörenin bir çok savaşa sahne olduğu
belirtilmiştir. MÖ.IX.yüzyılda Urartular, sonra Persler buraya
egemen olmuşlar, MÖ.331’de de Makedonyalıların eline geçmiştir.
Erzurum yöresi MÖ.II.yüzyılda Romalılar ile Partların MÖ.III.
yüzyılda Sasaniler ile Bizanslılar arasında sürekli savaşlara sahne
olmuştur. Bizans İmparatoru II. Teodosious (M.S. 408-450) döneminde
Erzurum Ovası’nı doğudan gelen Pers saldırılarından korumak
amacıyla, bugünkü Erzurum’un olduğu yerdeki Karin şehrine hakim bir
tepe üzerinde bir kale inşa edilmiştir. Bundan sonra buraya
imparatorun adına izafeten “ Teodosiopolis” ismi verilmiştir. Bizans
kaynaklarında Teodosipolis olarak geçen şehre, Araplar Kalikala
adını vermişlerdir. Arap tarihçilerden Belazuri’ye (ö. 892)göre,
şehir bu ismi kurucusundan almıştır. Bizans döneminde bölgeyi ele
geçiren bir beyin karısı olan Kali, bir şehir yaptırmış ve şehre de
Kalikala adını vermiştir.
Erzurum iline bağlı
19 ilçe vardır
Aşkale
Çat
Erzurum
Hınıs
Horasan
Ilıca
İspir
Karaçoban
Karayazı
Köprüköy
Narman
Oltu
Olur
Pasinler
Pazaryolu
Şenkaya
Tekman
Tortum
Uzundere