<<
GERİ DÖN
Gürcistan
Gürcistan ( Gürcüce: ??????????/Sakartvelo; Gürcüstan olarak da
yazılır), Karadeniz’in doğu kıyısında, Güney Kafkasya’da yer alır.
Tam adı Gürcistan Cumuhuriyeti’dir. Eski Sovyet cumhuriyetlerinden
biri olan Gürcüstan’ın kuzeyinde Rusya, güneyinde Azerbaycan,
Ermenistan ve güneybatısında Türkiye yer alır. Ülkenin batı sınırını
Karadeniz belirler. Kafkas Dağlarının güneyinde yer alan bir
devlet.Kuzeyinde Rusya Federasyonu, güneyinde Ermenistan ve Türkiye,
güneydoğu ve doğuda Âzerbaycan, batısında Karadeniz yer alır. Abhaz
ve Acar Muhtar cumhûriyetleri ile Güney Osetya muhtar bölgesi
Gürcistan’a bağlıdır.
Tarihi
Gürcistan’da, insanlar çok eski devirlerden beri yaşamaktadır. Eski
devirlerde Kafkasya metal işlemeciliğin beşiği sayılırdı. M.Ö. 7.
asırda Anadolu’nun Kimmerler tarafından işgal edilmesiyle kaçan
kabilelerin Kura Vâdisindeki yerli halklarla kaynaşmasından sonra
bölgede İberia Krallığı kuruldu. M.Ö. 65’te Gürcistan kıyıları Roma
hâkimiyetine girdi. 337’de Hıristiyanlığı kabul ettikten sonra
Gürcistan uzun yıllar Bizans ve Pers imparatorlukları arasındaki
harplere sahne oldu. Karadeniz kıyısındaki Lazika, Bizans; İberia da
Pers hâkimiyeti altına girdi.
Müslümanlar 654’te Tiflis’i ele geçirerek bölgede bir emirlik
kurdular. Bagratlı neslinden olan Birinci Aşot, Abbâsîlerin ve
Bizans’ın bölgedeki zayıflığından faydalanarak 886’da İberia Kralı
olduğunu îlân etti. 975’te başa geçen Üçüncü Bagrat doğu ve batıda
bulunan prenslikleri tek bir devlet altında topladı. İkinci David,Tiflis’i
Müslümanlardan geri aldı. Kraliçe Tamara (1184-1213) devrinde en
kuvvetli dönemini yaşayan Gürcistan’ın sınırları Âzerbaycan’dan
Çerkesya’ya, Erzurum’dan Gence’ye kadar uzanıyordu. Moğolların bütün
Kafkasları istilâsından sonra Doğu Gürcistan İlhanlılara bağlandı.
Suram Dağlarının batısında kalan kısım bağımsızlığını korudu. Timur
Han 1386-1403 târihleri arasında Gürcistan’a uyguladığı ekonomik ve
kültürel tedbirler krallığın bir daha toplanmasına imkan bırakmadı.
Ülke bir süre sonra birbirleriyle savaşan prensliklere bölündü.
İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethinden sonra, batı Hıristiyan
âlemiyle bağları kopan Gürcistan, Osmanlı ve İran ordularının
sürekli seferlerine mâruz kaldı. Osmanlı orduları 1510’da İmereti’ye
girerek başkent Kutaisi’yi ele geçirdi. Tiflis’i ve Transkafkasya’yı
1578’de ele geçiren İran Şahı Birinci Abbâs, çok sayıda Hıristiyanı
İran’ın uzak bölgelerine sürdü. İranlılar Gürcistan yönetimini
Muhran Âilesine bıraktı. Safevî Hânedânının çöküşü sırasında
Osmanlılar bölgeye akınlar düzenlediler. Duruma hâkim olan İran
Hükümdârı Nâdir Şah, Kartli’nin başına İkinci Teimuraz’ı geçirdi.
Bunun oğlu İkinci Erekle Kartli ve Kaheti krallıklarını
birleştirerek bir devlet kurmaya çalıştı.
Dağıstanlı kabilelerin akınlarına maruz kalan İkinci Erekle
Gürcistan’ın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü güvence altına
alan Georgiyevsk Antlaşmasıyla Rusya’nın koruması altına girdi
(1783). Bir süre sonra İran saldırılarına karşı Gürcistan’ı yalnız
bırakan Ruslar Kartli ve Kaheti’yi işgal ettiler. Bölge Rus askerî
vâlileri tarafından yönetilmeye başlandı. Ruslar 1810’da İmereti’yi,
ardından da diğer küçük Gürcü prenslikleri hâkimiyetleri altına
aldılar. Osmanlı idaresi altında olan Batum ve Poti limanları ile
güneybatı toprakları Osmanlı-Rus savaşları sonucunda Rusların eline
geçti.
Uzun yıllar Rusların hâkimiyeti altında kalan Gürcistan, 1905
devrimi sırasında karışıklıklara ve gerilla savaşlarına sahne oldu.
Şubat 1917 devriminden sonra Gürcüler Ermeni ve Azerilerle birlikte
Transkafkasya Federal Cumhûriyetini kurdular. Fakat bu birlik kısa
bir süre sonra dağıldı. Gürcüler 26 Mayıs 1918’de bağımsız bir
devlet kurarak Alman korumasını kabul ettiler. Almanların yenilmesi
üzerine ülke İngiliz işgâline uğradı. Îtilaf devletleri 1920
Ocak’ında Gürcistan’ı fiilen tanıdı. Gürcüler eski düzeni geri
getirmeye çalışan Beyaz Orduya katılmayı kabul etmemelerinden bir
süre sonra Gürcü asıllı Stalin ve Orconikidze’nin başında bulunduğu
Kızıl Ordu Gürcistan’a girerek 1921 Şubat ayında Tiflis’i ele
geçirdiler ve bölge Sovyet hâkimiyetine girdi. 1924’te çıkan köylü
ayaklanması Kızıl Ordunun yardımıyla bastırıldı. 1936’da kabul
edilen yeni Anayasa ile Gürcistan, SovyetlerBirliğini meydana
getiren 15 cumhûriyetten biri oldu.
Sovyetler Birliğinde 1989’da başlayan reformlar Gürcistan’da da
köklü değişikliklere sebeb oldu. İlk çok partili seçimler yapıldı.
Ülke yeni bir siyâsî ve ekonomik döneme girdi. Gürcistan 1991’de
bağımsızlığını îlân etti ve aynı sene Bağımsız Devletler Topluluğuna
katıldı.
Gürcistan bağımsızlığını îlân ettikten bir süre sonra iç
karışıklıklar çıktı. Devlet başkanı Gamsahurdia yanlıları ile
muhalif gruplar arasında çatışmalar uzun süre devam etti. Muhâlefet
yönetimi ele geçirdi. Devlet başkanı Gamsahurdia yurt dışına kaçtı.
Diğer tarafta Abhazlar bağımsızlık isteği ile ayaklandılar.
Hükümetle Abhazalar arasında çatışmalar hâlâ devam etmektedir
Fizikî Yapı
Gürcistan toprakları dağlık olup üç bölgeye ayrılır. Kuzeyde bir set
gibi uzanan Kuzey Kafkas Sıradağları, doğuya doğru yükselen ve derin
vâdilerle birbirinden ayrılan bir dizi paralel dağ silsilesinden
meydana gelir. Bölgenin en yüksek noktaları Şhara (5068 m),
Rustaveli (4960 m), Tetnults (4852 m)tur. Buzullarla kaplı dağlardan
birçok akarsu kaynaklanır. Ülke topraklarının güneyinde ve
Karadeniz’e yakın kesimde Kolhida Ovası yer alır. İç kısımlarda
dağlarla çevrili yüksek bir plato bulunur. Bu plato Kartli Ovası
olarak bilinir. Gürcistan topraklarının en güneyinde KüçükKafkaslar
sıralanır.
Akarsu yönünden zengin olan Gürcistan’da Kolhida Ovasını İnguri,
Rioni ve Kodori nehirleri, Kartli Ovasını ise Kura Nehri ve kolları
sular.
İklim
Kafkas Dağlarının meydana getirdiği tabiî engeller kuzeydeki soğuk
hava kütlelerinden Gürcistan’ı korur. Ülke bütün sene boyunca
Karadeniz’den gelen sıcak ve nemli havanın tesiri altında kalır.
Batı kesimlerinde nemli bir astropik deniz iklimi hâkimdir. Doğuda
ise hafif nemlilikten kuraklığa kadar değişen özelliklerde
tropikaltı iklim kuşakları görülür. Batıda 1000-2000 mm arasında
değişen yıllık yağış ortalaması iç kesimlerde ve dağ eteklerinde
400-700 mm’ye düşer. Kışları genelde yumuşak geçer.
Doğal Kaynakları
Mâdenler:
Gürcistan mâden bakımından zengindir. Başlıca yeraltı kaynakları
kömür, manganez, petrol, doğal gaz, talk ve mermerdir.
Bitki örtüsü ve
hayvanlar:
Gürcistan topraklarının üçte biri orman ve çalılıklarla kaplıdır.
Yüksek kesimlerde Alp tipi bitki örtüsü hâkimdir. Ormanlarda meşe,
kestane, kayın, Kafkas köknarı, dişbudak, ıhlamur, Pitsunda çamı
gibi değişik ağaçlar vardır. Gürcistan toprakları yabânî hayvan
bakımından zengindir. Ormanlarda yaban domuzu, karaca, Kafkas
geyiği, vaşak, kurt, bozayı, tilki, çakal, dağlık bölgelerde keçi,
Kafkas antilobu, kartal, ormantavuğu yaşar.
Nüfus ve Sosyal
Hayat
Gürcistan’ın nüfûsu 4.693.892 (2004 tahmini) milyon. Nüfûsun %69’unu
Gürcüler, % 9’unu Ermeniler, % 7’sini Ruslar, % 5’ini Azeriler, %
3’ünü Osetler, % 7’sini diğer milletler meydana getirir. Nüfûsun
büyük kesimi 1000 metrenin altında olan bölgelerde yaşar. Başkent
Tiflis’in dışında önemli şehirleri Kutaisi, Suhumi, Batum, Rustavi,
Zugdidi ve Gori’dir.
Eğitim 7-17 yaş arasında mecbûrî ve parasızdır. Tiflis Üniversitesi
ve Bilimler Akademisi ülkenin en önemli yüksek öğrenim kurumlarıdır.
Ekonomi
Gürcistan ekonomisi tarım ve sanâyiye dayanır. Ekime elverişli
alanlar az olduğu gibi işlemesi zordur. Buna rağmen fazla iş gücü
istemesine rağmen, yüksek gelirli çay ve turunçgiller ekonomiye
önemli katkıda bulunur. Diğer ürünler şekerpançarı ve tütündür. Bağ
ve bahçelerden çeşitli ürünler elde edilir.
Gelişmiş bir sanâyiye sahib olan Gürcistan’da başlıca makina yapım
sanâyi kuruluşları, ağır motorlu taşıt, elektrikli lokomotif, iş
araçları, hassas ölçü âletleri, torna tezgahı fabrikalarıdır.Metal
işleme sanâyii oldukça ileridir. Kimyâ sanâyii gübre, sentetik elyaf
ve ilâç üretimine, gıdâ sanâyisi ise çay, konserve, tütün
işlemeciliğine dayalıdır.
Gürcistan dış ticâretini genellikle, eski Sovyetler Birliğini
meydana getiren cumhûriyetler ile yapmaktadır. Ülke ihrâcâtının % 95
ve ithâlâtının % 75’ten fazlasını eski Sovyet Cumhûriyetleri ile
yapılmaktadır. İhrâcâtın yaklaşık olarak yarısını çay, nârenciye,
tütün gibi tarım ürünleri meydana getirmektedir. Buna karşılık
buğday, şeker ve ağır sanâyi ürünleri ithâl eder. Ülkede hâlen
Sovyet kânunları kullanılmasına rağmen Gürcistan parlamentosu Eylül
1991’de bağımsız gümrük sistemini kuran kânunu kabul etti.
Gürcistan ile Türkiye arasında bulunan Sarp sınır kapısının ticârî
nakliyat ve turizm yönünden önemi çok büyüktür. Sarp sınır kapısı
1988’de açılmıştır. Türkiye-Gürcistan arasında çeşitli anlaşma ve
protokoller yapılmıştır. Bunlardan bâzıları şunlardır: Ekonomik ve
Ticârî İşbirliği Protokolü (1989), 1990-95 yıllarına âit Tıp ve
Sağlık Protokolü: Bu protokolle taraflar arasında tıp ve sağlık
alanında bilgi alış verişi, uzman eğitimi ve mübâdelesi ile ortak
araştırmalar ve tesisler kurulması kararı
alınmıştır.Telekomünikasyon Protokolü (16.3.1991):Bu protokol ile
ilk aşamada Batum’a uzak mesâfe hat aboneliği tipi telefon
bağlantısı hizmete sokulma aşamasına getirilmiş Teletaş ile
Tiflis’te telefon cihazı üretimi için ortak şirket kurulması
konusunda ilke anlaşması yapılmıştır. Gürcistan’a 250 milyon kwh
elektrik satışına ilişkin protokol.
Ulaşım:
Ulaşım son derece gelişmiştir. Yük taşımacılığı genelde demiryoluyla
yapılır. Batum ve Poti limanları Transkafkasya’nın hepsine hizmet
verir.Rusya’nın birçok şehrine düzenli uçak seferleri vardır.