Bu nasıl fetvadır
hocam şaştık inan vallahi
Bu nasıl fetvadır hocam şaştık inan vallahi
Yıllardır böyle ne herzelere kandık vallahi
Riba haramdır hükm-ü ilahi bişek böyledir
Haram üzre öldürme sen de yanarsın vallahi
*********************************
İlahi Kudret
'' Kadehini istediğin kadar şarapla doldurabilirsin.
Verdiği sarhoşluk ancak tesiri gidene kadardır.
Yüreğini ilahi kudretle doldurmayan
hep geçici Aşık'tır...''
Filiz Baskın
**********************************
Külli nefsin
zaikatül mevt Allahım
Biz de öleceğiz amenna Allahım
Külli nefsin zaikatül mevt Allahım
İlahi, katına günahla gelende
Mücrimdik ya dünyada affet Allahım
Şükrü Topuz
***********************************
Sevmek
Sevmek
Hesapsızca,
Bir sergüzeşt şiirin yüreğinde
Sevmek
Yunusça,
Bir ilahî yağmurun sesinde
Sevmek
Bu kadar zor mu?
Kavgaların ayak izinde
Sevmek
İnsanca.
Abdil Burhaneddin
Akkaya
***********************************
Küfür, mamur edemez
hiçbir viraneyi
Küfür, mamur edemez hiçbir viraneyi
İman, başkadır ihya eder harabeyi
Gönlün feyz-i ilahi ile dolduğunda
Dinleme sen de hiçbir yalan efsaneyi
Şükrü Topuz
***********************************
İhlasla sarılıp kul
olmayınca
Behey şaşkın durmaz hakkı ararsın
akkın sevdigi kul olmayınca
zikreyle tövbe temizler ancak
mürşidi kamile baglanmayınca
gönül evini kimse yapamaz
ilahi emirdir kılarsan namaz
bu umanadüşen darda kalmaz
aşk atşinde kül olmayınca
mümin olan tehvid tokmagı vurur
ilahi tevhit hak onu korur
sabırla yogrulup hamur olunur
hak ateşinde pişip yanmayınca
gönül kusu ucar görünmez göze
73 fazilet selam varbize
kılı kırk yarıp ol nizam öze
cignenip yolda toz olmayınca
aşkın ateşinde kaynayıp taşan
ummana set olmaz durmayıp coşan
ilahi emirdir kur'andır yaşam
okuyup ummana dalmayınca
azizbu gönlüne sen neyi koydun
aşkın ateşinde yanıp kül olmayınca
ilahi rahmanı secdede buldum
ihlasla sarılıp kul olmayınca
Aziz Büyükbayram
***********************************
Kapında El Açıp...
Düşmelerden, sürçmelerden usanıp İlahî
Şu mücrim kulun, yine el açıp yalvarır
Tek kapı senin kapındır, bunu bilerek
İki büklüm, perişan... huzuruna varır
Zemin kaypak, hayat zor, düşünceler bulanık
Rahmetin olmasa zaman çekilmez, hayat zindandır
Rahmet... merhamet İlahî, şu kararan gönüllere
Dizler dermansız, gözlerde fer yok; encam nereye varır
Pas bağladı sîneler, şeytanlar şen- şakrak günlerinde
Ma’siyetin bini bir para, günahlar oluk oluk
İsyan hiç revaç bulmamıştı İlahî, bugünkü kadar
Ego’lar depreşmiş, Nemrutlar gönül tahtına konuk
Asrımız... bin bir perişaniyeti bünyesinde taşır
İnsanlar kuru kalabalık ve herkes başına buyruk
Ellerimiz sana dönük İlahî, isteğimiz senden
Tatlı nağmeler duyalım ikliminden, soluk soluk...
İlyas Özkan