Değerli
ziyaretçilerimiz bu sayfamızda kadın hastalıklarıyla ilgili
konusunda uzman hekimlerin bilgileri ışığında sizlere bilgiler
aktarmaya devam edeceğiz.İçeriğimizde kadın hastalılarıyla ilgili
aklınıza gelebilecek tüm ayrıntıları bulabileceğinizi umud ediyoruz,
aklınızda soru işaretlerini yok ederek sizlere doğru bilgiler
aktarmaya, her zaman olduğu gibi bundan sonrada devam
edeceğiz.Sağlıklı günler dileğiyle.
KADIN
AYBAŞİ
ADET
RAHİM
KANSERİ
BEL
SOĞUKLUĞU
MEME
KANSERİ
MENAPOZ
FRENGİ
DÜŞÜK
ANNE
SÜTÜ
DOĞUM
GEBELİK
HAMİLELİK
KÜRTAJ
Jinekolojik Kontrol
ve Amaçları
Amaç: Jinekolojik kontroller ülkemizde halen rutine yerleşmemiştir.
Yani birçok kadın hala bir problemi olduğunda jinekologa gider. Bu
kontrollerin amacı özellikle rahim ve yumurtalıklarla ilgili
sorunları ortaya koymak ve varolan sorunların takip edilmesidir.
Bilindiği gibi rahim ve yumurtalıklar karın içinde yerleşmiş
organlardır ve sorunları her zaman bir belirti vermeyebilir.
İlaveten her ay sürekli değişim gösteren bu organlarda erken devrede
saptanan sorunların önüne geçilmesi daha kolay olmaktadır.
Ne zaman
başlamalı ve ne sıklıkta yaptırılmalıdır ?
İlk adet kanaması olan kızların senede bir defa kontrolü yeterlidir.
Evlenmiş veya cinsel yaşamı başlamış olan kadınlarda ise 6 ayda bir
jinekolojik kontrol yaptırması önerilmektedir. Herhangi bir sorun
açısından takip yapılıyorsa bu aralıklar hekim tarafından
sıklaştırılabilir.
Jinekolojik
kontrolde hangi organlar kontrol edilmektedir ?
Jinekolojik muayenede vagina dış ve iç bölgesi, rahim dış kanalı,
rahim ve yumurtalıklar kontrol edilmektedir. Ayrıca her jinekolojik
kontrolde meme muayenesi(memede kitle ve sıvı gelmesi kontrol
edilir) ve tiroid bezi(guatr açısından) kontrol edilmektedir. Senede
bir vaginal smear testi yaptırılması önemli bir konudur. Zira cinsel
hayatı başlamış olan kadınlarda bu test özellikle rahim dış kanalı
kanseri açısından kolay, ucuz bir testtir. Her jinekolojik muayeneye
ilaveten jinekolojik ultrasonografi yapılması da önemlidir. Çünkü
özellikle klolu kadınlarda rahim ve özellikle yumurtalıkların normal
büyüklükte olup olmadığını bildiren en önemli yöntemdir.
Kontrollerde
hangi testler yapılmalıdır ?
Herhangi bir sorun saptanmamışsa senede bir vaginal smear testi ve
ultrasonografi muayeneye ilaveten yapılabilir. Menopozda ve 40 yaş
üzerindeki kadınlarda senelik mamografi de yapılmaktadır. Özellikle
yakınlarında meme kanseri saptanan kadınlarda 30 yaşından itibaren
periyodik mamografi yapılması önerilmektedir. Bunun dışında soruna
yönelik testler hekim tarafından size önerilecektir.
Ağrılı
Aybaşı Hali
Tıp dilinde dysmenorrhoea/dismenore denilen bu hal, özellikle aybaşı
kanamasının başladığı ilk gün görülür. Bazı kimselerde, ağrılar
aybaşı kanamasının başlamasından bir kaç gün önce ortaya çıkar ve
kanamanın başlamasıyla kesilir. Bir kısmında da kanama başlamadan,
kanama görülen günlerde ve sonraki birkaç gün içinde hissedilir. Bu
çeşit ağrılara, çoğunlukla 18-24 yaşları arasındaki kadınlarda
rastlanır. Ağrı, göbek altında veya bacakların üst kısmında
kasılmalar şeklinde başlar. Kusma görülebilir. Yüz, sararır ve
terleme artar.
Andrejoni
Erkek ve kadın özelliklerinin karışımına verilen ad.
Animus
Jung psikolojisinde kadındaki bilinçdışı eril yan
Anoreksi
Anorexia Nervosa, özellikle genç kadınlarda görülebilen, yemek
yememek, çok az uyumak, buna rağmen çok aktif olmakla beliren
psikolojik bir bozukluktur. Bu durum genellikle kişinin çok
şişmanladığı kanısı ile mübalağalı bir şekilde rejim uygulaması ile
ba
Anoreksi
Anorexia Nervosa, özellikle genç kadınlarda görülebilen, yemek
yememek, çok az uyumak, buna rağmen çok aktif olmakla beliren
psikolojik bir bozukluktur. Bu durum genellikle kişinin çok
şişmanladığı kanısı ile mübalağalı bir şekilde rejim uygulaması ile
başlar.
Aybaşı
Kanaması Azlığı
Aybaşı kanının normal miktarı sağlam kadınlarda 7-77 gram arasında
değişir. Çoğunda 27-75 gram arasındadır. Ortalama miktar 50 gram
kabul edilir. Aybaşı kanının yukarıda belirtilen miktarlardan az
olması, çoğunlukla ruhsal durumla veya kansızlıkla ilgilidir.
Aybaşı
Kanaması Yokluğu
Genç bir kız buluğ çağına geldiği halde, aybaşı görmeye
başlamamışsa, aybaşı yokluğundan söz edilir. Bu durum karaciğer
hastalıklarından, kansızlıktan veya tiroit bezi bozukluğundan
kaynaklanabilir. Öncelikle nedeni bulmak gerekir. Normal aybaşı
gören kadının da; kansızlık, karaciğer rahatsızlıkları, beslenme
bozuklukları, veya tiroid bezi hastalıkları sonucu aybaşı kanamaları
kesilebilir. Öte yandan aybaşı yokluğu, gebeliğin veya menapozun
işareti olabilir.
Belsoğukluğu
Tıp dilinde gonore denilen bir çeşit zührevi hastalıktır. Cinsi
münasebetle bulaşır. İdrar yollarında acıma, yanma, şişlik ve akıntı
ile belirir. Akıntı cerahatlıdır. Bu cerehat ellere bulaşacak ve
eller de gözlere sürülecek olursa, körlüğe neden olabilir.
kadınlarda da, beyazımtırak cerahatlı akıntı, sık sık idrara gitme,
idrar yaparken ağrı ve yanma ile kendini gösterir. Üreme
organlarında akıntı görüldüğünde, mutlaka tedavi edilmesi gerekir.
Aksi halde kendisinde bel soğukluğu görülen, bu hastalığı cinsel
ilişkide bulunduğu herkese bulaştırır.
Cinsel
Soğukluk
Tam manasıyla tatmin olamayan kadının cinsel ilişkiye gereği gibi
cevap vermemesine; tıp dilinde firijidite denir. Nedeni daha çok
ruhsaldır.
Erotomani
Kişide birinin kendisine deli gibi aşık olduğu yolunda sanrısal
düşüncedir. kadınlarda erkeklere göre daha sıktır. Clerambault
Sendromu olarak da bilinir.
Ferç
kaşıntısı
kadınların üreme organlarının dış kısmının kaşınması döl yolundan
gelen akıntıdan kaynaklanabilir. Ayrıca, böyle bir neden olmadığı
halde kullanılan sabun ve iç çamaşırın cinsi de kaşıntıya neden
olabilir. İç çamaşırı veya kullanılan sabundan kaynaklanan ferç
kaşıntılarında; bunları kullanmamakla şikayet ortadan kalkar.
Frengi
Zührevi bir hastalıktır. Bulaşıcıdır. Tıp dilinde sifilis denir.
Frengili kadının doğurduğu çocuğa, doğuştan geçmesi şekli istisna
edilirse; hemen hemen her zaman cinsel ilişkiyle geçer. Mikrop
vücuda girdikten 3 hafta sonra belirtilerini göstermeye başlar.
Mikrobun vücuda girdiği yerde, yani erkeklerde peniste, kadınlarda
vajinada Şankr adı verilen bir yara meydana gelir. Bu yara dudakta,
meme ucunda, makatta veya parmaklarda da görülebilir. Zamanla
akıntılı bir yara haline gelip; çevresi kızarır ve sertleşir.
Mikrobun vücuda girmesinden 6-12 hafta sonra hastada; baş ağrıları,
ateş, boğaz ağrısı, deri döküntüleri ve iştahsızlık, görülmeye
başlar. 6 ay sonra ise, mikrop vücudun belli başlı organlarına
oturur. Tedaviye en kısa zamanda başlanması gerekir.
İdrar
Tutamamak
Bazı kimseler, öksürme, aksırma, gülme, ağlama, hallerinde veya
heyecanlandıkları zaman idrarlarını tutamayıp kaçırırlar. Bu durum
bilhassa çok doğum yapmış kadınlarda sık görülür. Nedeni ön ve arka
boşaltım kanallarındaki kasların zayıflamış olmasıdır. Ayrıca böbrek
veya idrar yollrındaki taş veya tümör, omuriliğin hastalanması da
idrar tutamamaya neden olabilir. Küçük çocuklarda ise, bağırsak
solucanları idrar kaçırmaya neden olabilir.
İştahsızlık
Soğuk algınlığı, mide rahatsızlıkları, bağırsak hastalıkları,
karaciğer hastalıkları, safra kesesi hastalıkları, böbrek veya kalp
hastalıkları, kadınlarda aybaşı halleri, isteri, yorgunluk, can
sıkıntısı, iştahsızlık gibi nedenlerden kaynaklanabilir. Tedaviye
yemekleri belirli saatlerde yemeye alışmakla başlanabilir. Üzücü ve
sıkıcı olaylardan uzak durmaya çalışılır. Nedeni bulmak için doktora
başvurulur.
Jinekoloji
Kadın hastalıkları ile ilgili tıp dalı.
Kabakulak
Daha çok çocuklarda görülen bulaşıcı bir hastalıktır. Hastanın
ağzından çıkan tükürük damlacıklarıyla bulaşır. Tıp dilinde
parotitis epidemica denilen bu hastalık; genellikle kulak altında
bulunan tükürük bezlerinin iltihaplanması sonucu ortaya çıkar.
Kuluçka devresi, 18 gündür. Hastanın ateşi birdenbire yükselir,
genel bir halsizlik görülür. Çok defa kulağın ön ve altında bulunan
tükürük bezleri şişer ve acıma hissi duyulur. Yanak ve kulağın altı
kabarır, kulak memesi de hafifçe yukarı doğru kalkar. Ağızda
kuruluk, dilde pas vardır. İştah da azalmıştır. Bu durum birkaç gün
devam ettikten sonra tükürük bezlerindeki şişlik yavaş yavaş
kaybolmaya ve hasta iyileşmeye başlar. Hastalığın kendisi çok
tehlikeli bir hastalık olmadığı halde; başka hastalıklara zemin
hazırlar. Bu hastalıklar arasında; pankreas, gözyaşı keseleri,
böbreküstü bezleri, erkeklerde husyeler, kadınlarda yumurtalıkların
etkilenmesi önemli sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle en iyi şekilde
tedavi edilmesi gerekir. Hastanın sağlıklı kimselerle konuşması,
görüşmesi önlenir. Sulu yiyecekler verilir. Kabız olmaması sağlanır.
Kalp
romatizması
Romatizma, iyi tedavi edilmeyecek olursa; kalbin içindeki
kapakçıklara yerleşir. Bu kapakçıklardan; en fazla mitral kapakçık
etkilenir ve daralıp, sertleşir, büzülür. Daha çok kadınlarda
görülen kalp romatizması sonucu ortaya çıkan hastalığa mitral
darlığı veya mitral stenoz denir. Hastada nefes darlığı, kuru
öksürük, sık sık soğuk alma, morarma, el ve ayaklarda üşüme ve
yorgunluk görülür. Tedavinin ilk şartı üzülmemek, her gün bir
öncekki günden daha iyi olduğuna inanmak ve doktorun tavsiyelerine
uymaktır.
Kanser
Kanser; anormal vücut hücrelerinin başıboş kontrolsüz bir şekide
üremeleri ile meydana gelen bir çeşit hastalıktır. Başka bir deyişle
vücutta meydana gelen kötü tümörlere kanser denir. Kanser hücreleri,
ya etraftaki dokuları istila ederek ya da ak veya kırmızı kan
damarları ile vücudun diğer taraflarına yayılır. Buna metastaz
(yavrulama) denir. Kanserin esas nedenini bilinmemekle beraber, hava
kirliliği, ve sigaranın kansere zemin hazırlayıcı oldukları ileri
sürülmektedir. Kanserden korkmayınız, geç kalmaktan korkunuz! Bu
nedenle aşağıdaki belirtilerin biri görüldüğü zaman doktora
başvurunuz. - Makat veya rahimden gelen anormal kanama veya
akıntılar - Göğüslerde veya vücudun herhangi bir yerinde görülen ve
ele gelen şişlik veya sertlikler - İyileşmeyen yaralar - Ses
kısıklığı veya belirli bir sebebi olmayan öksürük - Yutma güçlüğü ve
hazım bozuklukları - Ben ve siğillerde görülen değişmeler. Bu
işaretlerin herhangi biri iki haftadan fazla devam ederse mutlaka
doktora başvurmak gerekir. Kanserin görüldüğü yerler aşağıda
gösterildiği şekilde tespit edilmiştir. - Beyin ve omurilikte %1 -
Ciltte %10 - Tenasül yollarında, erkeklerde %10, kadınlarda % 6 -
Memelerde %14 - Sindirim sisteminde %25 - Solunum yollarında,
erkeklerde %2, kadınlarda %3 - Karaciğer ve safra kesesinde %3 -
Diğer organlarda %8 Bu bilgilerin ışığı altında, akciğer, deri, dil,
dudak, gırtlak, mide, incebağırsak, kalınbağırsak, mesane, meme, ve
prostat daha fazla görüldüğü söylenebilir. Kanser tedavisinde
uygulanan makro biyotik gıda rejiminin çok etkili olduğu, bu rejimi
uygulayan hastaların iyileştikleri ve sağlıklı kimselerin de kanser
olmadıkları ileri sürülmektedir. Makro-biyotik Gıda Rejimi: Bir
günlük gıdanın, %60'ı buğday, arpa, mısır, darı, esmer pirinç veya
çavdar unundan yapılmış gıdalardan seçilir. %23-25'i hayvan
gübresiyle gübrelenmiş bahçelerden toplanmış taze ve olgun
meyvelerden, patates, patlıcan, ıspanak, veya domatesten seçilir.
%5-10'u tahıl veya sebze çorbalarından seçilir. %10-15'I deniz
ürünleri arasından veya soya fasulyesi, taze fasulye, kırmızı pancar
veya şalgamdan seçilir. Haftada bir kere beyaz etli balık yenebilir.
Ancak her hafta pişirme şeklini değiştirmek gerekir. Haftada iki
kere de fazla şekeri olmayan meyveler yenebilir. Çay içilebilir.
Aşağıdaki yiyecek ve içecekler de yasaktır. Beyaz unla yapılmış
ekmek, pasta gibi şeyler, beyaz pirinç, tavuk, peynir, yumurta,
konserveler, dondurulmuş yiyecekler, şeker, üzüm, şekerli meyve
suları, olgunlaşmış meyve ve sebzeler, kuru fasulye, ve kuru
bezelye, mercimek, mantar, pekmez, bulama, çikolata, kakao, gazoz
dahil bütün meşrubatlar, ve alkollü içecekler, turşu, sirke, hardal,
sofra tuzu, bayat yiyecekler, sığır eti. Yukarıda anlatılan gıda
rejimi hiç aksatılmadan uygulanmalıdır.
Karın Ağrısı
Karın boşluğunda bulunan mide, bağırsaklar, karaciğer, safra kesesi,
pankreas, dalak, böbrekler, idrar torbası ve kadınlarda yumurtalık
veya rahimde görülen herhangi bir rahatsızlık, karnın çeşitli
yerlerinde ağrılara yol açar. Bu nedenle karın ağrılarının nedenleri
pek çoktur. Karın ağrıları, hastalığın yerine ve özelliğine göre ya
aniden ya da yavaş yavaş başlar. Ağrı ile birlikte bulantı, kusma,
ishal, ve ateş de görülebilir. Kısa sürede geçmeyen karın
ağrılarında, mutlaka bir doktora başvurmak gerekir. Doktora
danışmadan ilaç, müshil almak çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir.
Kısırlık
Erkek veya kadının döl vermemesi haline, halk arasında kısırlık, tıp
dilinde ise sterilite denir. Nedenlerini, erkek ve kadında ayrı ayrı
incelemek gerekir. - Erkeklerde KısırlıkNormal cinsel ilişkide
bulunmayan veya menisi olmayan erkeklere kısır denir. Psikolojik
etkenler, iktidarsızlık, erkek uzvunda görülen şekil bozukluğu,
gereği gibi tedavi edilmemiş belsoğukluğu, yumurtaların yerlerine
inmemiş olması, kabakulak hastalığı sırasında husyelerin
iltihaplanmış olması kısırlığı doğuran en başta gelen
nedenlerdendir. - kadınlarda Kısırlık Cinsi münasebetlerin, hamile
kalma ihtimalinin çok az olduğu zamanlarda yapılması, fallop
borularının tıkalı olması, döl yatağında görülen hastalıklar, hormon
salgılarının yetersiz olması, rahim veya dış üretim organlarında
görülen şekil bozuklukları, şeker hastalığı veya tiroid
bozuklukları, beden yorgunluğu, sinir bozukluğu en başta gelen
nedenlerdendir. Çocuk sahibi olmayan eşlerin, tepeden tırnağa kadar
muayene olup, gerçek nedenleri, tespit ettirmeleri gerekir.
Kızamıkçık
Deri döküntüleri, hafif ateş ve hafif nezle ile ortaya çıkan Alman
kızamığı da denilen bulaşıcı bir hastalıktır. Tıp dilinde, rubella
denir. Daha ziyade çocuklarda görülür. Ancak, hamile kadınların da,
gebeliğin ilk üç ayı içinde kızamıkçık olma ihtimali vardır. Bu
durumda, ana rahmindeki cenin de etkilenir. Hastalık, havadaki
zerreciklerle bulaşır. Kuluçka devresi, çoğunlukla 17 gündür.
Hastanın vücudunda pembe, düz lekeler görülür. Bazen boynun arka
tarafındaki bezler de şişer. Tedavi için kullanılacak özel bir ilaç
yoktur. Hastalık genellikle 4 gün içinde geçer. Bu süre içinde
hastanın odasını ayırmak ve sağlam kimselerle görüştürmek gerekir.
Kesin istirahat da şarttır.
Koprofili
kadın ve erkeklerde dışkı yeme veya dışkıyla oynama şeklinde cinsel
haz alma isteği.
Latah
Malaya ' da kadınlarda görülen bir psikotik bozukluk.
Mentruasyon
Adet görme, ay başı. kadınlarda periodik kanama.
Nemfomani
kadında aşırı ve kompulsif cinsel ilişki kurma gereksinimidir.
Normal Kalp
Atışları
0 - 1 yaşları arasında; dakikada 120-140 1 - 3 yaşları arasında;
dakikada 90-120 3 - 7 yaşları arasında; dakikada 90- 100 7 - 20
yaşları arasında; dakikada 80 - 90 20 yaşından sonra; dakikada 60-80
arasında değişir. Her yaş grubunda; normal atışın 1 fazlası kalbin
hızlı attığını gösterir. Kalbin atışları, göğüsten, köprücük kemiği
üzerindeki nabızdan veya el bileğinin dış kısmında, kemikle kiriş
arasındaki yerden sayılabilir. Taşikardi; her zaman kalp
hastalığının belirtisi değildir. Çünkü koşmak, sindirilmesi güç
şeyler yemek, heyecanlanmak, sigara, içki, çay, kahve içmek,
zehirlenmek, bazı ilaçlar ve kadınların aybaşı halleri taşikardiye
neden olabilir. Bu çeşit taşikardi, nedenin ortadan kalkmasıyla
geçer. Ancak kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları, ateşli
hastalıklar ve zehirlenmeler de taşikardi yapar. Bu nedenle, doktora
başvurmak gerekir.
Orgazm
kadının mastürbasyon veya cinsel birleşme yoluyla boşalması.
Ovülasyon
kadınlarda yumurtalıklarda ovüm'ün (Yumurtanın) atılmasıdır.
Ovülasyon genellikle adet dönemlerinin ortasına rastlayan 11-14.
günler arasında olur.
Rahim
Kanseri
Çoğunlukla rahim boynunda ve vajinanın başlangıç kısmında meydana
gelen bir hastalıktır. Çok düşük yapan veya çok doğuran kadınlarda
daha fazla görülür. Tıp dilinde uterus kanseri denir. Vajinadan kan
veya fena kokulu akıntı gelir. Böyle durumlarda, vakit kaybetmeden
doktora başvurmak gerekir.
Rahim
Sarkması
Bazı kadınların vajina veya rahimleri bacaklarının arasına doğru
sarkar. Bu durum, yaşlı kadınlarda görüldüğü gibi gençlerde de
görülebilir. Nedenleri, müzmin öksürük, ıkınma, ağır şeyler
kaldırma, aşırı yorgunluk, rahim ur veya polipleri, doğum sırasında
destekleyici kas ve bağların zayıflamış olması veya aileden gelen
eğilimdir.
Rahim Urları
Çoğunlukla doğum yapmamış kadınlarda görülür. Bazı urlar
zararsızdır. Ancak aybaşı günlerinde gecikme, kilo kaybı, kansızlık
ve adet görmenin ikinci ve üçüncü günlerinde haddinden fazla kanama
varsa, geç kalmadan bir doktora başvurmak gerekir. Ayrıca hastada
idrar yapma ihtiyacı fazlalaşır, leğen kemiği bölgesinde ağrı
vardır.
Reynaud
Hastalığı
Sebebi bilinmeyen, daha çok orta yaşlı kadınlarda rastlanan bir
rahatsızlık olup, özellikle soğuğa maruz kalınca parmaklarda morarma
ve hissizleşme ile karakterize bir damar rahatsızlığıdır.
Safra Kesesi
İltihabı
Safra kesesi taşlarının neden olduğu bir çeşit iltihaplanmadır. Tıp
dilinde kolesistit denir. İki çeşidi vardır. - Müzmin safra kesesi
iltihabı Safra kesesi büzülür, gereği gibi çalışamaz hale gelir.
Hastanın karnında, özellikle yemeklerden sonra gaz ve gerginlik
vardır. Ayrıca; sağ taraftan başlayıp, kaburgaların altına kadar
yayılan geçici bir ağrı ve sarılık nöbetleri de görülür. Tıp dilinde
kronik kolestit denir. Bu hastalık genellikle 40 yaşını geçmiş
şişman kadınlarda görülür. - Akut Safra Kesesi İltihabıBilhassa,
safra yollarına yerleşmiş taşın neden olduğu bir hastalıktır. Tıp
dilinde akut kolestit denir. Hastada karnın sağ üst kısmına gelen
ani, şiddetli ve çabuk gelişen, sırta, hatta sağ omuzun ucuna kadar
yayılan ağrı vardır. Ateş artar, kusma ve bulantı görülür. Her iki
çeşit safra kesesi iltihabında da; vakit kaybetmeden doktora
başvurmak gerekir. Ameliyat gerekebilir.
Şeker
Hastalığı
Vücudun şeker yakmasında ortaya çıkan bozukluğun neden olduğu bir
hastalıktır. Tıp dilinde diabet denir. Pankreas, kandaki şeker
miktarını kontrol eden ve adına insülin denilen bir madde salgılar.
Pankreas bu görevini yerine getirmezse, kandaki fazla şeker,
karaciğere depo edilir. Aç karnına alınan 100 gram kanda 80 miligram
şeker vardır. Bu miktar yemekten 1-2 saat sonra 140 miligrama kadar
yükselir. Kandaki şeker miktarı hastalığın durumuna göre aşağıdaki
gibi tespit edilir. Şeker durumu Açken Yemekten 1-2 saat sonra
Normal kimselerde 80 mg. 140 mg. Orta derecede 130 mg. 190 mg. Ağır
derecede 160 mg. 215 mg. 2 çeşit şeker hastalığı vardır. - Şekersiz
Diabet : Hipofiz bezinin arka tarafından salgılanan antidiüretik
hormonun yetmezliği sonucu ortaya çıkan bu çeşit şeker hastalığına,
tıp dilinde diabetes insipidus denir. - Şekerli Diabet :Pankreasın
salgıladığı insülin yetmezliği sonucu ortaya çıkan bu çeşit şeker
hastalığına, tıp dilinde diabetes mellitus denir. Şeker hastalığını
doğuran nedenler dengesiz beslenme, şişmanlık veya sinir
bozukluğudur. Bazı kimselerde de irsiyet önemli bir rol oynar.
Hastalığın başlangıcında çok yemek ve su içmek ihtiyacı vardır.
İdrar miktarı da artar. kadınların idrar yapma yerlerinde kaşıntı
vardır. Ayrıca devamlı yorgunluk hali görülür. İleri safhada devamlı
baş ağrısı, el ve ayak titremeleri, iştahsızlık, aseton kokusuna
benzer nefes kokusu, ter kokusu, adele krampları, hafıza zayıflığı,
kısmi veya tam felç, iyileşmeyen yaralar ve uykuda sayıklama
görülür. Şeker hastalığı tedavi edilmezse sonuç damar sertliği, kalp
yetmezliği, göğüs anjini, görme zayıflığı, katarakt, karaciğer
hastalıkları, siroz olabilir. İki çeşit şeker koması vardır. -
Diabetik Koma :Daha ziyade şeker hastalarında görülür. Nedeni,
insülin verme zamanını geçirmek, gerektiğinden az miktarda insülin
vermek, bağırsak iltihabı, bademcik iltihabı, grip veya iyileşmeyen
yaralardır. - Şeker Eksikliği Koması : Tıp dilinde hipoglisemi adı
verilen bu çeşit koma, terleme, titreme, çırpınma huzursuzluk,
şiddetli açlık, ve aşırı duygusallıkla başlar. Nedeni, fazla
miktarda insülin vermek veya çok miktarda karbonhidratlı
yiyeceklerle beslenmektir. Şeker hastaları haftada en az iki kere
ılık banyo yapmalıdır ve sonra da vücutlarının her tarafını ılık bir
havlu ile ovmalıdır. Kabız veya ishal olmamalıdırlar. Perhiz
yapmalıdırlar. Erken yatıp erken kalkmalıdırlar. Ağız, boğaz ve diş
sağlığına aşırı özen göstermelidirler. Masaj, beden hareketleri ve
açık havada yürüyüşü ihmal etmemelidirler.
Tansiyon
Düşüklüğü
Büyük tansiyon, 11'den aşağı düştüğü zaman tansiyon düşüklüğü
vardır. Bu duruma tıp dilinde hipotansiyon denir. Tansiyon, ateşli
hastalıklar sırasında, büyük kanamalardan sonra, iç salgı bezi
bozukluklarında veya herhangi bir hastalıktan sonraki iyileşme
döneminde düşer. Bazı kadınların aybaşı hallerinde, veya sıcakta
fazla ter kaybından sonra veya sinirli kimselerde de tansiyon
düştüğü görülür. Devamlı olarak tansiyon düşüklüğü önemli bir
hastalığın işareti olabilir.
Tere
İştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Bronşları temizler, öksürük
söktürür. İdrar söktürür, böbrekleri ve idrar yollarını temizler.
Kanser, anemi ve lif hastalıklarına karşı etkili. Tere kanserle
savaşan sebzelerin arasında olduğu gibi aynı zamanda en fazla
kalsiyum, demir ve folik asit içerenlerin başında geeliyor. Tere
gibi yeşil sebzeler yiyen kadınların, life ilişkin hastalıklara
yakalanma riskleri daha az.
Üroloji
kadın ve erkeklerdeki idrar yolları ve üreme sistemleri ile ilgili
hastalıkları inceleyen bilim dalıdır. Bevliye.
Vajen
(Vagina)
Kadın cinsel organı.
Kadın için
Şifalı Bitkiler
Şifalı
Bitkiler
Brokoli
Kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan müthiş bir sebze. Çok
miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine birebir. Mineral ve
demir eksikliğini gideren brokoli, vitamin deposudur. Brokoli
tutkunlarında ender olarak bağırsak ve akciğer kanseri görülür, kalp
dolaşım hastalıklarına da pek fazla rastlanmaz. kadınlarda göğüs
kanserini önler. Göğüs kanserine ve spinabifida hastalığına karşı
etkili. Brokoli bol miktarda, göğüs kanseri riskini azaltan 'indole'
adlı bir madde içeriyor. İndole, göğüs kanserine neden olan östrojen
bozukluklarını engelliyor. Ayrıca brokolinin diğer bir özelliği de,
spinabifida hastalığını (doğuştan belkemiğinde son omurun kapanmamış
olması) önlemesi.
Havuç
Haftada beş kere yendiği takdirde Harvard'ın araştırmalarına göre
kadınlarda kalp enfarktüsünü, felç tehlikesini yüzde 68 oranında
azaltıyor. Günde iki havucun erkeklerde kandaki kolesterolü yüzde 10
oranında azalttığı görülmüştür. Her gün yenen bir havuç da akciğer
kanseri tehlikesini yarıya indiriyor. Havuçtaki Beta-Karotin de
gözleri yaşlılığın getirdiği görme zayıflığından koruyor ve
bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Mide ve bağırsak kanamalarını
önler, kansızlığı giderir, anne sütünü arttırır, yüz ve boyun
kırışıklıklarını giderir, idrar ve bağırsak gazlarını söktürür,
ülserdeki şikayetleri giderir. Kansere karşı etkili olduğu gibi
cildin kurumasını da engelliyor ve bağışıklık sistemini
güçlendiriyor. Beta karotin (kansere neden olan serbest radikallari
durduruyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor) içeren havucun en
büyük özelliklerinden biri içerdiği bu maddenin cildin kurumasını
engelleyen A vitaminine dönüşebilmesi.
Kakao Yağı
Oleum cacao Basur memelerini, kadınların göğüslerindeki yara ve
çatlakları yumuşatmak için haricen kullanılır.
Soya
Uzun yaşamak isteyen herkes mutlaka soya tüketmelidir. Soya,
içerisinde östrojen hormonuna benzer işlev gören ve bu hormonun
etkilerini sulandıran bir madde içerir ve buda kadın bünyesi için
son derece yararlıdır. Çünkü, hücre yenilenmesini hızlandıran
östrojen hormonunun aşırı üretimi, göğüs, rahim ve boyun kanserine
yakalanma riskini çok arttırır.
Üvez
Özellikle bir şeker olan üvez şeker hastaları rejimi için iyi bir
tatlandırıcıdır. Meyveleri ve yaprakları kabız edicidir. Yine
meyveleri idrar söktürücü, kadınlarda adetleri kolaylaştırıcı
etkilere sahiptir. Meyveler C vitaminince zengindir. Yapraklarının
çayı şeker hastalığına karşı kan şekerini düşürücü olarak
kullanılmaktadir. Zararsızdır.