<<
GERİ DÖN
Kanada
Kanada, eski adı ile Kanada Dominyonu, Kuzey Amerika kıtasında en
kuzeydeki ülkedir. 10 eyalet ve 3 bölgeden oluşan, merkezi olmayan,
anayasal monarşi ile yönetilen, 1867'de Konfederasyon yasası ile
kurulan bir federasyondur. Kuzey Amerika kıtasının hemen hemen
yarısını kaplayan, yüzölçümü bakımından Rusya Federasyonundan sonra
dünyânın ikinci büyük ülkesi. Doğusunda Atlas Okyanusu, batısında
Pasifik Okyanusu, kuzeyinde Alaska ve Kuzey Buz Denizi, güneyinde
ise ABD vardır. Atlas Okyunusundan Pasifik Okyanusuna uzunluğu 5000
km, Amerika-Kanada sınırından kuzeye kadar olan uzunluğu ise 4480
kilometredir.
Kanada'nın başkenti Ottawa'dır. Eski bir Fransız ve İngiliz kolonisi
olan Kanada, hem La Francophonie, hem de İngiliz Milletler
Topluluğuna bağlıdır.
Kanada çağdaş ve teknolojik olarak ilerlemiş bir ülkedir ve fosil
yakıt kaynakları, nükleer enerji üretimi ve hidroelektrik güç üretim
imkanları ile enerji bakımından genelde kendine yeterlidir.
Ekonomisi geleneksel olarak yüksek miktarlardaki doğal kaynaklarına
dayalıdır. Her ne kadar çağdaş Kanada ekonomisi çeşitlenmişse de
doğal kaynakların kullanımı halen çoğu bölgesel ekonominin önemli
bir parçasıdır.
Güney komşusu Amerika Birleşik Devletleri'nin onda biri nüfusu ile,
Kanada'nın ekonomik gücünün de onda biri olması beklenirken,
gerçekte bu oranı genellikle aşar.
Kanada’ya ilk yerleşenler, Bering Boğazını geçerek, Kuzey Amerika’ya
gelen Kızılderililer (güney kesimde) ve Eskimolar (kuzey kesiminde)
olarak kabul edilir. On altıncı yüzyılda Jacques Cartier, Kanada
topraklarını keşfetti. Cartier 1534-1536 yılları arasında Saint-Laurent
Körfezine girerek, bugünkü Montreal’a ve Québec’e kadar ilerleyip
Kanada ülkesini bulmuş oldu ve bu toprakları Fransa’ya dâhil etti. O
zamanlar ülkede mâden bulunmadığından kolonileştirme hareketi yarım
kaldı ve Kanada tarafı yalnız Morino avcıları ile kürk tüccarlarının
uğrak yeri oldu. Fakat Fransız yöneticilerin asıl maksadı, avcılığı,
orman ve maden işletmesini geliştirmek, Fransa’nın ihtiyaç duyduğu
hammaddeleri tedârik etmek ve misyonerler vâsıtasıyla Hıristiyanlığı
yaymaktı.
1629’da İngilizlerin eline geçen Kanada’yı 1632’de Fransa geri aldı.
Ülkede yerleşmeyi desteklemek için her yıl göçmen ve paralı
gönüllüler gönderdi.
On sekizinci yüzyılda İngiltere’yle yapılan bir antlaşmayla Kanada
İngiltere’ye bırakıldı. İngiliz göçmenlerin Kanada’ya büyük hızla
yerleşmesi ile 1763-1837 yılları arasında İngiliz rejimi ülkede
etkili oldu.
1783 yılında ABD’nin bağımsızlığını tasdik eden Versailles
Antlaşmasından sonra Kanada, İngiltere taraftarı göçmenlerin akınına
uğradı. 1791’de İngiltere, Saint Laurent topraklarını ikiye bölerek
güneydoğu tarafları Fransız, kuzeybatı tarafları da İngiliz eyâleti
şekline soktu. Her iki eyâlette de parlamento rejimi kuruldu ise de,
genelde İngilizler ticarette yönetimi ellerinde tutuyorlardı.
1837’de Yukarı Kanada ve Aşağı Kanada’da meydana gelen isyan ile,
Avrupalılar ülkenin yönetiminde kendilerine daha çok söz hakkı veren
bir hükümetin kurulmasına imkân verdi. 1867’de Kuzey Amerika
Britanya antlaşması, Ontario, Québer, Nauvelle-Ecorse ve Nouveau-Brunswich’i
birleştirerek Kanada dominyonunun doğmasına sebeb oldu.
1914-1918 yılları arasında vukû bulan Birinci Dünyâ Savaşına
İngiltere’nin katılması Kanada’yı da savaşa sürükledi. Bir İngiliz
kolonisi olan Kanada, İtilaf devletlerine teçhizât ve malzeme
yardımında bulundu.
1926 yılında, Londra’da imparatorluk konferansında İngiltere ve
dominyonlarına statü eşitliği verildi. 1931 West Minster Tüzüğü ile
Kanda bağımsız bir devlet oldu. 1939’da İkinci Dünya Savaşı patlak
verince Kanada, Almanya’ya karşı savaş îlân etti ve bu savaştan
güçlenmiş olarak çıktı. 1989 başında yapılan bir antlaşmayla ABD ile
Kanada arasında gümrükler kalktı.
“Kanada” adı bir Huron- Iroquoian kelimesi olan ve “köy”, “yerleşke”
ya da “kulübeler topluluğu” anlamındaki “Kanata”dan gelir www.canadianheritage.gc.ca/progs/cpsc-ccsp/sc-cs/o5_e.cfm;
“Kanata” kelimesi daha önce şu anki adı Quebec City olan Stadacona
için kullanılmıştır. Avrupalı ilk kaşiflerin yaptıkları haritalarda
Ottawa Nehri, ve Montreal'in aşağısındaki Saint Lawrence Nehri
“Kanada Nehri” olarak gösterilmiştir.
1867'de Kanada Konfederasyonu aracılığıyla İngiliz Kuzey Amerika
Yasası “Kanada adındaki tek Dominyon”u yarattı. Dominyon kelimesinin
Kraliyet yerine seçilme nedeni ABD'de olası anti-monarşik duyguların
düşman edilmesini önlemek, ve Kanada'nın İngiliz Krallığı'nin kendi
kendini yöneten bir kolonisi olduğunu yansıtmaktı. Ülkenin isim ve
sloganı ayrıca İncil'deki “Denizden denize ve nehirden yerkürenin
sonlarına kadar bir dominyonu olmalı.” ayetiyle ilişkilendirilir.
1960'lara kadar ülkenin adı “Kanada Dominyonu” olarak
kullanılıyordu, ancak bu tarihten sonra Dominyon Hükümeti bütün
resmi devlet belgelerinde ve anlaşmalarında “Kanada” adını
kullanmaya başladı. Bunun amacı Kanada'nın Birleşik Krallık'tan
özerkliğini göstermekti, ancak bazı eleştirmenler ülkenin uygun
adının “Kanada Dominyonu” olarak kullanılmasını savunuyorlardı. 1982
Kanada Yasası ülkenin adı olarak sadece “Kanada” kelimesini
kullanır. 1982'de daha sonra Dominyon Günü'nun adı Kanada Günü
olarak değiştirildi.
Fizikî Yapı
Kanada’nın yarısına yakın bir kısmı, Laurentian yaylası da denilen
Kanada Kalkanı adlı bölgeden meydana gelmektedir. Kıtanın bu
bölgesi, 4.568.889 kilometrekarelik bir alanı kaplayan çok eski ve
sert kayalardan meydana gelmiş bir görünümdedir. Bu bölge Hudson
Körfezinin etrafında bir kalkan biçiminde yayılarak Labrador
kıyılarından başlayıp, St.Lawrence Irmağı ile Huron ve Superior
Gölleri boyunca uzanır. ABD topraklarına girdikten sonra
kuzeybatıdaki göllerin arasından geçerek Mackenzie Irmağı ağzının
yakınlarında Kuzey Buz Denizinde son bulur. Kenarları, orta kısmını
meydana getiren Hudson Körfezinden daha yüksek olduğu için bu bölge,
bir tabağa benzetilir. Güneydoğuda Kalkan bölgesi ovalık
görünümünden sıyrılarak St.Lawrence Irmağı ve Körfezi boyunca
birdenbire yükselir.
St.Lawrence bölgesi: Kalkanın güneydoğusunda kalan bu bölge,
yarımada biçimindeki Güney Ontario’yu ve Québec kentinin
güneybatısında hafifçe dalgalanan alanı içine alır. Huron Gölünde
Bruce yarımadasından güneydoğu uzantısına kadar bölge sert bir kireç
taşı tabakası ile kaplıdır. Bu tabakanın Niyagara Irmağı tarafından
yarılmasıyla ünlü Niyagara Çağlayanı meydana gelir. Kalkan ile Kanda
Appalaşları arasında yer alan St.Lawrence Ovaları, târih öncesi
dönemlerde denizle kaplanmışlardır. Bugün ise bir birikinti ovası
görünümündedirler. Ancak bu duruma, Montreal’in doğusunda sıra
halinde yükselen ve sayıları sekizi bulan Montreregian Tepelerine
rastlanmaz. Ovalar Ontario yarımadasından Kalkanın güneydoğusundaki
bir uzantısıyla ayrılırlar. Bu uzantı, Ontario Gölü ağzına yakın bir
yerde, St.Lawrence Irmağı tarafından kesilir.
Appalaş bölgesi:
Appalaş dağ sisteminin bir parçası olan bu bölge, Québec’in doğu
sınırını, New Foundland adasını ve New Brunswick, Nova Scotia ve
Prince Edward adası eyaletlerini içine alır. Kuzeyde Kanada Kalkanı
ile Nova Scotia’daki sert kayalık arazi arasında yer alan Maritime
eyaletleri bir havza meydana getirir.
İç ovalar:
Kanada Kalkanının batısında bulunan üçgen biçimindeki bölüm,
ABD’deki büyük ovaların bir uzantısıdır. Bu iç ovalar, değişik
jeolojik merhalelerden geçmişlerdir. Ova içlerine doğru ilk
yükselti, 490 m’lik Manitoba yüksekliğidir (Duch, Riding ve
Porcupine Dağları) ikinci yükselti ise Saskat Chewan’da 910 m
yükseklikteki Missouri Coteau’dur. Eski buz göllerinin birikimi,
ovaların özelliğini kaybetmelerine yol açmıştır. Saskatchewon ve
Albetro’daki ovalar, akarsular tarafından derin bir biçimde
oyulmuşlardır. Güney kesimlerinde ise ünlü Prairie bölgesi vardır.
Akarsular ve göller: Kanada’da doğan bütün akarsular, sularını
denize dökerler. Bu nehirlerin çoğu hem ulaşım yolu, hem enerji
kaynağı olarak kullanılırlar. Ülkenin en önemli nehirleri, kayalık
dağların doğusundan doğan, Kuzey Buz Denizine, Atlas Okyanusuna ve
Hudson Körfezine dökülen nehirlerdir. Bu nehirlerden Mackenzienin
uzunluğu 3700 km olup, Kuzey Buz Denizine dökülür. Bu nehir yılın
sekiz ayında donduğu için ulaşımda yararlanılamaz. Saint Laurent
Nehri daha kısa olmasına rağmen, ülkenin çok önemli ulaşım yoludur.
Ontario Gölünden doğar, bir dizi gölün meydana gelmesine sebeb olur
ve Atlas Okyanusuna dökülür. Denize döküldüğü yerde meydana gelen
haliçin uzunluğu 40 km’yi bulur.
Göllere gelince, Kanada topraklarındaki irili ufaklı göllerin sayısı
250 bini bulur. Bunların en büyükleri Ayı Gölü 31.080 km2, Büyük
Esir Gölü 28.919 km2, Winnipeg Gölü 24.530 km2dir. Saing Laurent
göller serisi ise ABD ile Kanada toprakları arasında yer alır.
İklim
Bölgeler arasında iklim bakımından büyük farklılıklar görülür. Kuzey
bölgelerinde kışlar uzun ve soğuk, batı ve güneydoğuda ise daha
yumuşak geçer. Temmuz ayında ısı ortalaması 16°C’dir. iklimi
etkileyen en önemli faktörler denize ve Kuzey Kutbu’na olan uzaklık
ve yakınlık derecesidir. Kuzey Kutbu kuşağı içinde kalan bölgelerde,
mesela Euroka’da kışın ısı ortalaması -37°C’dir. Yazın ise ancak +6°C’ye
çıkar. Yağmur karyağışı da denizden olan uzaklığa bağlı olarak
değişiklik gösterir.
Tabiî Kaynaklar
Bitki örtüsü ve hayvanlar:
Kanada’nın toprağı ve bitki örtüsü iklime çok bağlıdır. Orman
kuşağı, Mackenzie Irmağı ağzından Hudson Körfezinin güney
sahillerine ve Ungaua yarımadasına kadar uzanır. Bu kuşağın
kuzeyinde verimsiz topraklar üzerinde yalnızca tundralara rastlanır
Güneyde ise “Prairie”ler dışındaki bütün alanlar ormanlıktır.
Bu ormanlarda her çeşit yabanî hayvan ve kuşlara rastlamak
mümkündür. Kutuplarda kutup ayıları ve misk sığırları yaşarlar.
Denizlerde fok, mors ve balinalar vardır. Daha güneyde geyikler,
siyah ve boz ayılar, kurtlar, tilkiler, kunduzlar ve diğer kürk
hayvanları görülür.
Mâdenler:
Kanada geniş yeraltı zenginliklerini daha yeni kullanmağa
başlamıştır. En önemli mâdenler arasında petrol gelmektedir.
Çıkarılan diğer mâdenler ise nikel, demir, bakır, çinko, altın,
kurşun ve uranyumdur. Kanada uzun zamandan beri dünyanın en fazla
nikel çıkaran ülkesidir.
Nüfus ve Sosyal
Hayat
Kanada 27 milyonu aşkın nüfûsa sâhiptir. Nüfus yoğunluğunun en fazla
olduğu bölgeler doğudaki deniz eyâletleridir. Ontario ve Québec;
sonra daha batıdaki bölgeler (Manitoba, Saskatchewan, Alberta) ve
İngliiz Kolobiyası gelir. Kuzeyde nüfus seyrektir.
Kanada oldukça şehirleşmiş bir ülke olup, nüfûsunun üçte ikisinden
fazlası şehirlerde yaşar. Nüfûsun ekseriyetini iki büyük etnik grup
meydana getirir: Britanya asıllı Kanadalılar, yâni İngiliz,
İrlandalı ve İskoç kökenliler (% 43) ve Fransız asıllı Kanadalılar
(% 31). Nüfûsun diğer bölümünü yakın târihteki göçlerle Avrupa’dan
gelenler meydana getirir: Almanlar, Ukraynalılar, İtalyanlar,
Macarlar vs. Kızılderililer ve Eskimolar bütün nüfusun ancak % 1’ini
teşkil eder. İngilizceyi ana dil olarak kabul eden şehirlilerin
oranı Britanya asıllıların oranından fazladır. İstatistiklere göre,
iki dil konuşan Kanadalıların çoğu, nüfusun Fransız kökenli olduğu
bölgelerde oturmaktadır.
Siyâsî Hayat
Kanada, Cumhûriyet ile yönetilir. Anayasası 1867’de kabul
edilmiştir. İngiltere Kraliçesi İkinci Elizabeth aynı zamanda
Kanada’nın da kraliçesidir. Ottawa’da kendisi tarafından atanan bir
genel vâli bulunur. Parlamento, Senato ve Avam Kamarasından meydana
gelmiştir. Senato, başbakanın tavsiyesiyle seçilen 102 senatörden
müteşekkildir. Avam Kamarası, her eyâletten nüfus oranına göre, beş
yıllık süreyle seçilen 264 milletvekilinden meydana gelir. Her
Kanada vatandaşı 18 yaşından îtibâren bulunduğu seçim bölgesinde oy
kullanma hakkına sâhiptir.
Kanada, 10 eyâlet ve ülkeye bağlı iki toprak parçasının bir araya
geldiği bir federasyondur.
Ekonomi
Kanada son derece zengin tabiî kaynaklara sahiptir. Geniş alanlara
yayılan verimli topaklar, ülkeyi saran orman kuşakları, zengin
balıkçılık sahaları ve mâden yatakları çok çeşitlidir. Bu kaynaklar
sanâyiye gerekli hammaddeyi sağlar.
Tarım:
Topraklarının % 7,8’i tarıma elverişli olup, işgücünün % 10’u bu
kesimde çalışmaktadır. Ülkede buğdaydan şeker kamışına, tütünden
sebze ve meyveye kadar her çeşit ürün yetiştirilmektedir.
Kanada, en çok buğday yetiştiren ülkelerden biridir. Buğday
ihracatında ABD’den sonra dünyâda ikinci gelir. Diğer yetiştirdiği
ürünler arasında arpa, yulaf, çavdar bulunur. Kanada, en çok elma
yetiştiren ülkeler arasındadır. Elmanın yanında armut, şeftali erik
gibi meyvelerin de önemi büyüktür.
Hayvancılık: Kanada’da otlakların ve mer’aların çokluğu sebebiyle
hayvancılık önemli bir gelirkaynağıdır. Süt ve et ürünleri ihraç
eder. En çok yetiştirilen hayvan sığırdır. Küçükbaş hayvanların ve
atların sayıları gittikçe azalmaktadır.
Ülkede kürkçülük geliştiği için 2000’e yakın çiftlikte vizon, tilki,
su samuru ve şinşila gibi kürk hayvanları yetiştirilmektedir.
Ormancılık:
Ülke topraklarının yaklaşık % 48’ini kaplayan ormanlar, orman
sanayiinde büyük önem taşır. Fakat işgücünün ancak % 1’inin
çalıştığı halde, orman sanâyiinin ihrâcata katkısı büyüktür. Kereste
kaynaklarının en çok bulunduğu Québec’te elde edilen ürünün büyük
kısmı kâğıt hamuru yapımında kullanılır. İngiliz Kolombiyası’nda
yetişen çam ağaçlarından biçilmiş kütük ve kontraplak yapılır
Ormancılığın kışın yapıldığı ülkede kütüklerin fabrikalara
ulaştırılması için daha çok akarsulardan faydalanılır. Kanada’da
senede yaklaşık 10 milyon tondan fazla gazete kâğıdı üretilmektedir.
Bu ise dünya imalatının yarısıdır. Bunun büyük kısmı ABD’ye ihraç
edilir.
Balıkçılık:
Kanada’nın batısı ve doğusu büyük okyanuslarla çevrili olması ve
ülkede büyük göllerin bulunması sebebiyle balıkçılık çok
gelişmiştir. Balık ihraç eden ülkeler arasında Japonya ve Norveç’den
sonra üçüncü sırayı alır. Büyük ve modern balıkçı filosuyla som,
morina, borlam, ringa ve sardalya gibi balıklar avlanır.
Sanâyi:
Kanada, ülkeye yeterli iş gücünü temin eden nüfus artışı, tabiî
kaynakların bolluğu, enerji kaynaklarının bulunması ve yabancı
sermayenin ülkeye akışı gibi faktörlerle dünyânın en büyük sanayi
güçlerinden biri olmuştur.
Kanada, ilâçtan dokumaya, elektronik âletlerden tarım âletlerine,
uçaktan otomobile kadar birçok sanayi ürününü üreten bir güce
sâhiptir. Toronto-Montreal ekseri sanâyi faaliyetlerinin en önemli
merkezini teşkil eder. Ontario eyâleti îmâlâtın % 40’ını, Québec
eyaleti ise % 25’ini sağlar.
Ülkede gelişmiş olan sanâyi dalları olarak çelik sanâyii, tarım
makinaları sanâyii, ulaştırma malzemesi sanâyii, kâğıt sanâyii,
kimyâ sanâyii ve gıdâ sanâyii sayılabilir. Bu sanâyi kollarının bir
kısmı dünyâca ünlüdür.
Sanâyinin gelişmesinde büyük rolü olan enerji kaynakları ülkede bol,
işletilmesi kolay ve ucuzdur. Bilhassa hidroelektrik enerjisi
potansiyeli dikkate değer derecededir.
Kanada dünyânın en büyük ticâret ülkeleri arasında yer alır. Ticâret
hacmi bakımından ABD, Birleşik Almanya, İngiltere, ve Fransa’dan
sonra dünyada beşincidir.
Kanada dışarıya elde ettiği sanâyi ürünlerini satar. Otomobil ve
yedek parça ihracatı bütün ihracatının % 25’i kadardır. Bunu kağıt,
selüloz, alüminyum, nikel, uranyum, asbest, bakır, petrol, elektrik
enerjisi, tabiî gaz, soy metaller, demir filizi, kurşun, kimya ve
balık ürünleri takip eder. En fazla ihracat yaptığı ülkeler ABD,
İngiltere ve Japonya’dır. En fazla ithalatı yine bu üç ülkeden
yapar.
Ulaşım:
Kanada’da ulaşım 120.000 km uzunluğunda demiryolu ve 280.251 km’lik
karayolu ile sağlanır. Bu karayollarının % 57’si asfaltlanmıştır.
Demiryollarının yarısı devlete, yarısı özel sektöre aittir. Büyük
göller bölgesinde bulunan St. Lawrence su yolu, dünyânın en büyük su
yollarından biri olup, gölleri ve kanalları denize birleştirir.
İki yanı denizlerle çevrili olan Kanada’da deniz ulaşımı çok
gelişmiştir. Limanlarına her tonajda gemi yanaşıp, yük boşaltıp
alabilmektedir. Önemli limanları Vancouver ve Sept-Iles’tir.
Hava ulaşımı devlete bağlı Kanada Havayolları ve özel sektöre ait
Kanada Pasifik Havayolları ile sağlanmaktadır. Târifeli sefer
yapılan havaalanı 61’dir.