<<
GERİ DÖN
Kazakistan
Kazakistan Orta Asya’da yer alan bir Türki devletlerden biri.
Kuzeyinde Rusya, Ural Dağları ve Güney Sibirya, doğusunda Moğolistan
ve Doğu Türkistan, güneyinde Kırgızistan, Özbekistan, Aladağ, Tanrı
Dağları ve Aral Gölü, batısında ise Hazar Denizi yer alır. Doğu ve
batı sınırları arası 3000 km, kuzey ve güney sınırları arası ise
1500 km’dir. Yüzölçümü 2,717,300 km² (9. büyük ülke) olan ülkenin
başkenti Astana resmi dili Kazakça ve Rusça'dır. Toplam nüfusu
15,185,844 (61.) kişidir.
Kazakların tarih sahnesine çıkışları 15. asra rastlar. Şeybânî
Hükümdârı Ebü’l-Hayr zamanında bozkır bölgesinde yaşayan Türk
kabîleleri, aynı sülâleden Barak Hanın oğulları Canıbek ile Kerey’in
idâresinde doğuya göç ederek ÇağatayHanlığı topraklarını kendilerine
yurt edindiler. Buralarda yaşayan ve göçebe olan Türk kavimleri ile
birlik olup iki yüz bin kişilik bir nüfûsa ulaştılar. Bunlara daha
sonra, Naymanlar, Celâyirliler ve Duğlatlar da katılınca bir
milyonluk bir Kazak topluluğu meydana geldi. Balkaş civârında
yaşayanlara Canıbekoğlu Kasım Han, Urallara kadar olan bölgede
yaşayanlara Kereyoğlu Burunduk Han hükümdarlık ediyordu. Kasım Han,
amcasının oğlu Burunduk Hanı ortadan kaldırarak, Kazakların tamâmını
idâresi altına aldı ve üç yüz bin kişilik bir ordu kurdu. Kasım
Handan sonra oğlu Aknazor Han (1520-1555), ondan sonra onun oğlu
Şigay Han (1555-1570) Kazan hükümdarı oldu. Şigay Han zamânında
bozkırların tamamı Kazak hâkimiyeti altına girdi. Şigay Hanın yerine
geçen Tevekkel Han (1570-1600) Taşkent’i ele geçirerek başşehir
yaptı. Kazak topraklarını üç ayrı “orda”ya böldü. Bunlar batıdan
doğuya sırasıyla Tien Shan’ın kuzeyindeki Semireciye bölgesini içine
alan kısma BüyükOrda (Uluyüz), Aral Gölünün doğusundaki orta step
bölgesini içine alan kısma OrtaOrda (Ortayüz) ve Aral Gölüyle Ural
Irmağı arasında kalan kısma da Küçük Orda (Kiçiyüz) denildi.
Tevekkel Hanın yerine geçen kardeşi İşim Han (1600-1623), Çungarya
Kalmuklarına (Oryatlara) karşı devamlı harpler yaptı. Ondan sonra
yerine geçen kardeşi Cihangir (1623-1655) Kalmukları 1626 yılında
yendi. Cihangir Handan sonra yerine oğlu Tekva Han (1655-1678)
geçti.
Tekva Handan sonra sultan olan Pulta Han (1678-1718) devrinde
Çungarya Kalmukları, Türkistan’a kadar olan bölgeleri elegeçirdi.
Kazakların birliği bozuldu. Ordalar birbirleri ile savaşmaya
başladılar. Bu durumdan istifade eden Ruslar, önce Küçük Ordayı
(1731), sonra Orta Ordayı (1743), daha sonra da Hokand Hanlığı
idâresindeki Büyük Ordayı (1846) hâkimiyetleri altına aldılar.
Böylece bütün Kazak toprakları Çarlık Rusyasının eline geçmiş oldu.
19. yüzyılın ikinci yarısından îtibâren Kazak topraklarında yeni
iskân merkezleri kurularak Ruslar yerleştirildi. 1916’da 19-43 yaş
arası bütün erkek nüfûsun askere çağrılması üzerine Kazaklar isyân
etti. Fakat bu isyân Ruslar tarafından kanlı bir şekilde bastırıldı.
1917 devriminden sonra Alaş Orda adlı Kazak hükümeti kuruldu.
Kızılordu 1920’de Kazakistan’ı işgal etti ve Oranburg’da muhtar bir
Sovyet Cumhûriyeti kuruldu. Daha sonra Alma-Ata başşehir oldu.
Göçebeler 1929’da yerleşik hayata geçmeye zorlandı. Çok sayıda Rus
ve Ukraynalı Kırgızistan’a yerleştirildi. Buna karşı çıkan Kazaklar
hunharca katledildiler. Kazak çocukları millî ve dinî kültürden
uzak, ateist olarak yetiştirilmeye çalışıldı ise de bunda muvaffak
olunamadı. 1936’da yapılan yeni bir düzenleme ile Kazak Özerk
bölgesi, Kazakistan Sovyet Sosyalist Cumhûriyeti hâline getirildi.
Rusya’daki Glasnost hareketlerinden sonra ve 1991 Ağustosunda eski
Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla Kazakistan Cumhûriyeti
bağımsızlığını îlân etti.
Fizikî Yapı
Ülke topraklarının beşte biri dağlarla kaplıdır. Diğer kısmı
düzlükler tepelik ovalar ve platolardan meydana gelir. Batı ve
güneybatı kesimlerine hâkim olan HazarÇöküntüsünün güneyinde Ustyurt
Yaylası, Mangışlak Yarımadasında ise Karadağ ve Akdağ uzanır. Hazar
Çöküntüsünü Ural Platosu ve Mugodjar Tepeleri geniş Turan Ovasından
ayırır. Kurumuş ırmakların önceleri taşıdığı kumlar güneyde Kızılkum
Çölünü, orta kesimde Karakum Çölünü, kuzeyde Büyük ve Küçük Barsuki
çöllerini meydana getirmiştir. Kuzeyde dağların yüksekliği 1500
metreye ulaşır. Ülke topraklarının batısında Uludağ, doğusunda
iseCengizdağ olarak bilinen sıradağlar yer alır. Doğu ve
güneydoğudaki yüksek dağ silsileleri vâdilerle yarılmıştır. Çungarya
Aladağları Balkaş Gölünün bulunduğu çöküntünün güneyinden,
Tarbagatay Sıradağları güneyden, Altay dağ silsilesinin devamı
olanListvyaga, Holzun ve Tigirek sıradağları ise doğudan Kazakistan
topraklarına girer. Kırgızistan sınırındaTanrı Dağları, uzanır.
Muyunkum Çölü Karadağ’ın içlerine kadar girer.
Kazakistan’da binlerce küçük akarsu vardır. Bu akarsuların büyük
kesimi Hazar Denizi, Aral, Balkaş ve Tengiz göllerine dökülür.
Kazakistan topraklarını baştan başa geçen ve Kuzey Buz Denizine
dökülen nehirler ise Irtiş, İşim ve Tobul’dur. Akarsuların büyük
kısmı yazın kurur. Başlıca ırmakları Ural ve Seyhun’dur. Seyhun
üzerinde taşkınları önlemek ve sulama gâyeli birçok baraj bulunur.
Ülke sınırları içinde su seviyesi genelde değişken olan ve bâzıları
belli aylarda kuruyan elli bine yakın göl vardır. Hazar Denizinin
2320 km’lik kıyısı Kazakistan sınırları içinde kalır. Diğer önemli
gölleri Aral, Balkaş, Zaysan, Alakol, Tengiz ve Seletitengiz’dir.
İklim
Kazakistan’ın vâdi ve ovalarında çok sert bir kara iklimi hâkimdir.
Sıcaklık bölgelere göre çok farklılık gösterir. Güneyde -5°C ile
-1,4°C arasında değişen kış ortalama sıcaklığı, orta kısımlarda
-16°C ile -19°C’ye kadar düşer. Yazın ortalama sıcaklık kuzeyde 20°C
güneyde ise 29°C’dir. Senelik ortalama yağış miktarı kuzey ve orta
kısımlarda 200-300 mm, güneyde 400-500 mm, yüksek sıradağlarda ise
600-1000 mm arasında değişir. Vâdilerde sık sık kasırga şiddetine
varan rüzgârlar eser.
Tabiî Kaynaklar
Mâdenler:
Kazakistan yeraltı kaynakları bakımından zengindir.Karaganda
bölgesinde zengin kömür yatakları, Ural-Enba Havzasında petrol
yatakları vardır. Ayrıca bakır, kurşun (Altay, Kara-Tav, Ala-Tav,
Tekeli’de), çinko (Alma-Ata), demir (Karkaralı, Balhaç, Cez-Kazgon,
Ata-Su), manganez, kalay, volfram, molibden, antimuan
çıkarılmaktadır.
Bitki örtüsü ve
hayvanlar:
Ülke topraklarının büyük bölümünü kaplayan çöllerde pelin otu ve
ılgın yetişir. Altay ve Tanrı dağları ormanlarla kaplıdır.
Ormanlarda ve çöllerde çok sayıda av hayvanı yaşar. Bunlardan
bâzıları; antilop, sığın, kurt, ayı, kakum, samurdur. Irmak ve
göllerde sazan, turna, som balığı, alabalık ve tatlısu levreği Hazar
Denizinde ise mersinbalığı, ringa çamçak avlanır.
Nüfus ve Sosyal
Hayat
Kazakistan’ın nüfûsu 17.000.000 civârındadır Başkenti Alma-Ata olup
nüfûsu 1.200.000’dir. Nüfûsun % 39.7’si Kazak, % 37.8’i Rus, %
5.8’iAlman, % 5.4’ü Ukraynalı, % 4’ü Tatar ve Özbek, % 7.3’ü diğer
milletlere mensuptur. Başlıca şehirleri Uralsk, Ahtubinsk, Guryev,
Bişkek, Karaganda, Aralsk’dır.
Kazakistan’da büyük yerleşim bölgeleri dışında hâlâ eski göçebe
özelliği sürdürülmektedir. Halkın çoğu geçimini hayvancılıkla
sağladığı için yazın “çaylav” dedikleri yaylalara gitmek, kışın da
“kıştav” dedikleri kışlaklarında barınmaktadırlar. Böylece göçebe
hayatlarını devam ettirirler.
Eğitim:
Halkın çoğu 1917 komünist ihtilâlinden önce göçebe hayâtı
yaşadığından, Kazaklarda eğitim faaliyetleri fazla gelişmemişti.
Yerleşme merkezlerinde çok sayıda medrese vardı. İhtilâlden sonra
bölgede Rus eğitim sistemi uygulanmaya başlandı. İlk ve orta öğretim
Kazakça yapılmasına rağmen, anaokullarında ve yüksek okullarda Rusça
eğitim yapılması Kazak gençlerini Rusça öğrenmeye mecbur bıraktı.
Kazakistan’da eğitim 7-17 yaş arasında mecbûrî ve parasızdır.
Okullarda Rusça ve Kazakça eğitim yapılır. Ayrıca azınlık dillerinde
de öğretim yapan okullar vardır. Nüfûsun az olduğu bölgelerde
ortaokul çocukları için yatılı okullar bulunur. Meslekî eğitim veren
okulların sayısı oldukça fazladır. Ülke çapında 8689 ortaokul, 243
teknik lise, vardır.
Kazakistan’da ilk üniversite 1934’te Kirov’da kuruldu. 1948’de Kazak
İlimler Akademisi teşkil edildi. Bu akademiye bağlı 35’ten fazla
enstitü vardır. Ayrıca 40 civârında yüksek okul mevcuttur.
Siyasi Hayat
Rus hükûmeti, Kazakların millî şuurunu kaybetmesi için çeşitli
çalışmalar yaptı. Stalin döneminde Kazakçadan Arapça ve Farsça
kelimeler çıkarılarak bunların yerine Rusça kelimeler konuldu.
Günümüzde Kazakçada bulunan bâzı kelimeler için Rusça kelimeler
kullanılmaktadır. Böylece Kazakça kısa zamanda Rusçanın tesiri
altında kalmıştır. Buna sebep, kendi dilini iyi bir şekilde
öğrenmeyen Kazak aydınlarının şuurlu veya şuursuzca yazılarında
Rusça kullanmaları olmuştur.
Büyük kısmı Müslüman olan Kazaklarda dindarlık derecesi bölgelere
göre değişmektedir. Kazakların çoğunlukta bulunduğu bölgelerde dînî
inanç daha güçlü olup, Kazakların azınlık durumuna düştüğü
bölgelerde ise dînî inanç zayıftır. Müslümanların çoğunlukta
bulunduğu bölgelerde İslâmî ve millî âdet ve örfler hâlâ canlı
olarak muhâfaza edilmektedir. Bağımsızlığını kazanmadan önce din
aleyhtarı propaganda çok güçlü yürütülmekteydi. Kazakistan’da
1948’den bu yana Kazakça 150’ye yakın din aleyhtarı kitap
yayınlanmıştır. Kazaklar, Müslüman topluluklar arasında, dillerinde
din aleyhtarı kitaplar neşredilen üçüncü ülke durumundadır.
Ekonomi
Ülke ekonomisi tarım, hayvancılık ve mâdenciliğe dayalıdır.
Toprakların büyük bölümü çöl ve dağlarla kaplı olduğu için tarıma
elverişli arâzi azdır. Bu arâzinin büyük kısmı mer’adır.
Kazakistan’da tarım dört bölgede mütâlaa edilebilir: 1)Yerleşik
zirâî bölge: Bölgede özellikle buğday, darı, ayçiçeği ve büyükbaş
hayvanlar yetiştirilir. 2) Geçiş bölgesi: Bu bölgede darı
yetiştirilir ve koyun beslenir. 3)Hayvan besleme bölgesi:Buralarda
koyun beslenir. Aktübe’de ayrıca at ve deve de yetiştirilir. 4)Sun’î
sulama yapılan bölge: Bu bölgede ise sanâyide kullanılan pamuk,
pancar, tütün, kendir, yağlı tohumlar ve pirinç yetiştirilir.
Kazakistan sanâyii mâdenciliğe bağlı olarak gelişmiştir. Sovyetler
Birliğinden ayrılmadan önce, bu ülkenin hammadde ihtiyacının büyük
kısmını karşılıyordu. Başlıca sanâyi kuruluşları demir, çelik,
çimento, gübre, şeker, un, konserve, ilâç, sentetik iplik, röntgen
âletleri fabrikalarıdır. Sanâyide çalışan işgücünün büyük kısmı
kömür mâdenleri, petrol tesislerinde çalışmaktadır.
Ulaşım:
Kazakistan’da ulaşım
kara, demir ve hava yoluyla sağlanır. Demiryolu ağı 21.400.000 km
uzunlukta olup, ülkeyi ağ gibi örmüştür. Karayollarının uzunluğu ise
189.000 km’dir. Birçok şehirde hava alanı vardır.