<<
GERİ DÖN
Küba
Karayipler, Karayip Denizi ve Kuzey Atlas Okyanusu arasında ada
devleti, Florida'nın güneyinde yer almaktadır. Fidel Castro'nun
yönettiği, kurucuları arasında ünlü devrimci Che Guevara'nın da
olduğu ülke. Başkenti Havana'dır. Puroları ile de tanınır. Küba'da
amerikan doları döviz olarak kabul edilmez. IMF'ye borcu olmayan
nadir ülkelerden biridir. Eğitim ilkokuldan üniversite dahil her
yerde ücretsizdir.
Eyaletler
On dört eyaleti ve bir özel belediyesi (the Isla de la Juventud)
vardır. Bu eyaletler eskiden 6 geniş eyaletin parçalarıydı: Pinar
del Río, Habana, Matanzas, Las Villas, Camagüey and Oriente.
Küba yerlileri; Küba'nın ilk sakinleri Güney Amerika'dan adaya gelen
Guanahatabey ve Kiboni Yerlileriydi.Adaya daha sonra yerleşen
Taynolar (Antil Aravakları) çömlek ve alet yapımında belirli bir
düzeye ulaşmış tarımcı ve barışçıl bir halktı.İspanyolların adada
ilk koloniyi kurduğu sırada çoğunluğunu Taynoların oluşturduğu
Yerlilerin sayısı 80-100 bin dolayındaydı.
Kristof Kolomb'un birinci yolculuğunda keşfederek ( Ekim 1492)
ispanyol toprağı ilan ettiği Küba'da ilk kalıcı yerleşim 1511'de
kuruldu.Kolonicilerin baskı ve sömürüsü, salgın hastalıklar, açlık
ve göçler Yerli nüfusunu 5 bine kadar düşürdü.18. yy' a girilirken
bölgede sağlanan barış ve düzenle birlikte koloninin nüfusu 50 bine
ulaştı. İspanya'dan düzenli gemi seferlerinin başlaması Havana'nın
ticari ve stratejik önemini artırdı.Bu arada hayvancılığın,tütün ve
şekerkamışı üretiminin artırılması ve işgücü için Afrika'dan çok
sayıda köle getirilmesi adada köklü bir değişim yarattı. 1865'te
köle ticaretinin sona ermesiyle ortaya çıkan işgücü açığını kapatmak
için adaya sözleşmeli işçi olarak Meksika Yerlileri ve Çinliler
getirilmeye başladı.
19. yy'ın sonlarından itibaren İspanya'nın şeker üretimi ve ihracatı
için gerekli işgücü, sermaye, makine, teknik beceri, ve pazarları
sağlamada yetersiz kalması Küba'yla olan siyasi ve iktisadi
bağlarının giderek zayıflamasına yol açtı.Bu ortamda ABD'li
işadamları şeker üretiminde ve ticaretinde güç kazanmaya başladı.
İspanyolların adada gelişen özerklik talebine ödün vermemesi ve
vergileri daha da artırması, On Yıl Savaşı'nın ( 1868 - 1878)
başlamasına neden oldu.Sonunda İspanya Zanjon Sözleşmesi'yle ( 1878)
siyasal ve ekonomik reformlar yapmaya söz verdi.Adada sağlanan barış
ortamı ekonomik bunalımın derinleşmesi yüzünden uzun süreli olamadı.
1895'te sürgündeki Kübalı şair ve gazeteci Jose Marti'nin sürgündeki
siyasi örgütleri biraraya getirmesiyle gerilla taktiklerine dayanan
bir bağımsızlık savaşı başladı.Buna karşı İspanya adaya 200 bin
asker çıkardı.Savaş ortamının adadaki şeker üretimini durma
noktasına getirmesi üzerine ada ekonomisinde etkin durumda olan
ABD'nin Havana limanında demirli Maine Gemisi'nin batırılmasını
bahane ederek İspanya'ya savaş açmasına neden oldu.
İspanya'nın İspanyol - Amerikan Savaşı ( 1898) sonunda yenilmesinin
ardından imzalanan Paris Antlaşması çerçevesinde öngörülen Küba'nın
bağımsızlığı 1 Ocak 1899'da ABD işgali altında yürürlüğe girdi.Küba
Devleti'nin siyasal ve ekonomik çerçevesini belirleyici önlemler
alan ABD, Küba'nın iç ve dış ilişkilerinde söz sahibi olma ve
Guantanamo Koyu'nda bir deniz üssü kurma hakkını aldıktan sonra
birliklerini adadan çekti.( 1901) İkinci ABD müdahalesinden ( 1909)
sonra seçimleri kazanan liberallerin adayı Jose Miguel Gomez
döneminde rüşvet, yolsuzluk ve sosyal adaletsizlik üzerine kurulu
bir yönetim biçiminin yolunu açtı.Özellikle Afrika kökenli
kübalıların siyasal haklar ve daha iyi iş olanakları için giriştiği
eylemler sert biçimde bastırıldı.Gomez'le birlikte örtülü bir
diktatörlüğe dönüşen cumhurbaşkanlığı çoğu kez hileli seçimler ve
askeri baskı yoluyla ele geçirilen bir makam durumuna geldi. 1933'te
ABD'nin desteğiyle Gerardo Machado'yu deviren Fulgencio Batista, en
ünlü diktatör olarak uzun yıllar Küba yönetimine damgasını vurdu.Batista
zamanında tarım ve hayvacılığın yanı sıra turizm ve kumarhane
işletmeciliği de önemli bir gelir kaynağı haline geldi.Buna karşı
işsizlik oranın yükselmesi, nüfusun büyük çoğunluğunun yoksulluk
içinde kalması ve ekonominin giderek daha da dışa bağlanması Batista
yönetimine karşı etkin bir muhalefetin doğmasına yol açtı.
1950'lerde diktatörlüğü hedef alan gruplardan birine liderlik eden
Fidel Castro, Moncada Kışlası'na düzenlediği başarısız bir baskından
( 1953) dolayı bir süre hapis yattı. Daha sonra Meksika'ya giden
Castro 1955'te 26 Temmuz Hareketi'ni başlattı.Arjantinli devrimci
Che Guevara'nın da yer aldığı örgütün Aralık 1956'da Küba'da
başlattığı gerilla hareketi, zamanla öteki gruplardan da destek
alarak Batista'ya bağlı birliklere önemli darbeler indirdi. 1 Ocak
1959'da diktatör Fulgencio Batista'nın Küba'yı terketmesinin
ardından Castro'ya bağlı bin kişilik bir kuvvetin Havana'ya
girmesiyle yeni bir yönetim başladı. ( Küba Devrimi)
İktidara geldikten sonra köklü toprak reformu gibi adımlarla geniş
bir kesimin desteğini kazanan Fidel Castro, ittifak kurduğu Küba
Sosyalist Halk Partisi ile birlikte yönetime ağırlığını koydu.Toprak
kamulaştırmalarından zarar gören ABD şirketlerinin baskısıyla ABD
yönetiminin uygulamaya başladığı iktisadi ambargo ve bunu izleyen
Domuzlar Körfezi Çıkartması, Castro'nun SSCB ile yakın bir ilişkiye
girerek sosyalist bir çizgiye yönelmesini hızlandırdı.Ertesi yıl
Küba'ya yerleştirilen Sovyet füzeleri yüzünden patlak veren Ekim
Füzeleri Bunalımı'nda Sovyet lideri Nikita Kruşçev'in geri adım
atması Küba'nın SSCB ile olan ilişkilerini bir ölçüde bozdu.
1960'larda ABD baskısı yüzünden artan askeri harcamalar ekonomide
sarsıntıya yol açtı.Aynı dönemde Küba, Latin Amerika'daki devrimci
hareketlere verdiği destekten dolayı diplomatik yalnızlığa itildi.
1970'lerde ekonomide başlayan düzelme ile birlikte parti ve devlet
istikrarlı bir yapıya kavuşturuldu.Bu arada Castro'nun yönetimdeki
etkinliğide pekiştirildi. 1979 - 1982 arasında Bağlantısızlar
Hareketi'nın dönem başkanlığını yürüten Küba'nın SSCB ile olan
ilişkileri doğrultusunda Angola ve Etiyopya'ya asker göndermesi,
bağlantısız bir ülke olan Afganistan'ın SSCB tarafından işgal
edilmesine tepkisiz kalması Üçüncü Dünya'da bazı tepkilerle
karşılaşmasına yol açtı. 1980'de Kübalı rejim muhaliflerine ABD'ye
gitme izninin verilmesinden sonra göç eden 120 bin Kübalı arasında
adi suçluların ve akıl hastalarının bulunması ve ABD'nin Grenada'ya
müdahalesi iki ülke arasındaki ilişkileri daha da gerginleştirdi.
1990'da Doğu Bloku'nu saran değişim dalgası siyasi olarak Küba'yı
etkilemedi.
Soğuk Savaş sonrasında kesilen Sovyet yardımı yüzünden iktisadi bir
açmaza sürüklenen Küba, turizm yatırımlarına yöneldi ve kısıtlı da
özel yatırımlara izin verildi.Gene bu dönemde ABD ile olan
ilişkilerde kısıtlı bir iyileşme görüldü.1990'ların sonlarından
itibaren Çin Halk Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği'ne yakınlaşan Küba,
Latin Amerika'da da (özellikle Venezuela ve Bolivya) yeni
müttefikler buldu. 31 Temmuz 2006'da Fidel Castro başkanlik
görevlerini geçici olarak kardeşi Raul Castro'ya devretti.
Kültür
Küba kültürü köken bakımından İspanyol ve Afrika etkisinin belirgin
izlerini taşır. ABD ile olan tarihi bağları nedeniyle Kuzey Amerika
sporları halk arasında yoğun ilgi görmektedir.Başta beyzbol olmak
üzere basketbol, voleybol, atletizm ve boks Küba'da yaygın olarak
oynanan ve uluslararası müsabakalarda başarılı olunan sporlardandır.
Küba mutfağı; genel olarak ispanyol-karayip karışımıdır.
Küba edebiyatının özellikle şiir alanında zengin ve nitelikli bir
mirası vardır.19. yy'da yaşamış şair Jose Marti ile 20. yy'da
yaşamış olan Nicolás Guillén önemli kübalı edebiyatçılardandır.
Küba'nın tek parti egemenliğine dayalı sosyalist bir devlet yapısı
vardır.Küba Komünist Partisi'nin (PCC) devlet yönetimindeki ağırlığı
1976 Anayasası'nda açıkça belli edilmiştir. 1965'te hazırlanmaya
başlanan ve 1976'da halkoyuna sunularak yürürlüğe giren anayasaya
göre yasama yetkisini Halk İktidarı Ulusal Meclisi (Asamblea
Nacional de Poder Popular) kullanır.Devlet ve hükümet başkanı
konumunda olan Devlet Konseyi başkanı Bakanlar Kurulu'na başkanlık
eder.
Coğrafya
Yengeç Dönencesi'nin hemen başında ve Meksika Körfezi'nin girişinde
yer alır.Aynı adı taşıyan asıl büyük adanın yanı sıra 3,715'ten
fazla ada ve adacığı kapsar.Önce doğuya, daha sonra güneye yönelerek
bir yay biçiminde Antil Denizi'ni çevreleyen.Antiller ada zincirinin
önemli bir parçasını oluşturur.En yakın komşusu olan Haiti'ye 77,
Bahamalar'a 140, Jamaika'ya 146, ABD'ye 180, Meksika'ya 210 ve
Cayman Adaları'na 240 km uzaklıktadır.Ülkenin ikinci büyük adası
Juventud adasıdır.En yüksek noktası Turquino Doruğu'dur (2005
m).Toplam kara yüzölçümü 110,861 km²'dir.Yıllık ortalama sıcaklık 26
C'dir.İki mevsimle belirlenen yarı tropikal bir iklime
sahiptir.Eylül - Ekim ayları arasında görülen kasırgalar bazen büyük
yıkımlara yol açmaktadır.Kıyılarının toplam uzunluğu 3735 km olup,
Guantanamo Koyu'ndaki ABD deniz üssüyle 29 km'lik kara sınırı
vardır.
Nüfus
Küba'nın oldukça karmaşık bir yapı gösteren nüfusu, geçmiş
yüzyıllarda adaya değişik etnik toplulukların yerleşmesinin
ürünüdür.Kolomb öncesi dönemde sayıları 80-100 bin arası olan ada
yerlilerinden, günümüzde yalnızca adanın doğu ucunda yaşayan birkaç
aile kalmıştır.Küba nüfusunun % 51'i mulattolar (avrupalı ve
afrikalıların karışımı), % 37'si beyazlar, % 11'i siyahlar ve % 1'i
de çinlilerden oluşur.Çinli nüfus 19. yy'da demiryolu ve maden
işleri için adaya getirilen çinlilerin torunlarıdır.Doğum oranı
11.6/1000'dir.
Ekonomi
Küba ekonomisi büyük ölçüde sosyalist ilkelere dayanan devlet
kontrollü bir planlı ekonomidir.Son yıllarda özel sektör yatırımları
artmakla beraber üretim araçlarının büyük bir kısmı devlet
tarafından işletilir. 1992'de dış ticaretinin % 80'ini
gerçekleştirdiği ve tarım üretimi için gereken sübvansiyonların
sağlandığı SSCB'nin çöküşünden sonra oluşan depresif dönemde ABD
ambargosu yumuşatılmıştır.İşgücünün % 21'inin çalıştığı tarım
sektöründe şekerkamışı,tütün,turunçgil,kahve ve pirinç önemli üretim
ve ihracat kalemlerindendir.Sosyalist rejimde özellikle önem verilen
balıkçılık ve hayvancılık gene önemli üretim kalemlerinden
biridir.Turizm son yıllarda yeniden eski canlılığını
kazanmıştır.Özellikle Kanada ve Avrupa Birliği'nden gelen turistler
sayesinde turizm Küba ekonomisinin itici gücü haline gelmiştir. Çin
Halk Cumhuriyeti, Kanada, İspanya ve Hollanda Küba'nın en büyük dış
ticaret partnerleridir.Madencliliğin temelini ihracat kalemleri
içinde önemli bir payı olan nikel oluşturur.(Dünya üretiminin %
6.4'ü).Kişi başına düşen GSMH yaklaşık 3,500 $'dır ve yaşam
standartı hala 1990 öncesindeki seviyeye getirilememiştir.