<<
GERİ DÖN
Muş
Yüzölçümü: 8.196 km²
Nüfus: 453.654 (2000)
İl Trafik No: 49
Doğal, tarihi ve kültürel değerler bakımından büyük bir turizm
potansiyeline sahip olan Muş, Doğu Anadolu’nun Yukarı Murat-Van
bölümünde, Çar Deresi ve Korni Deresi arasındaki ovaya
kurulmuştur.Urartulardan başlayan köklü kültür tarihi, ilin hiç
şüphesiz en önemli turizm kaynağıdır. Kış ve doğa sporları
bakımından büyük bir potansiyele sahip Muş ilinde henüz bu yönde
yeterli turizm yapılanması bulunmamakla beraber, çalışmalar
sürdürülmektedir.
İLÇELER:
Muş ilinin ilçeleri;Bulanık ,Hasköy ,Korkut ,Malazgirt ve Varto’dur.
NASIL GİDİLİR
Karayolu: İl merkezine uzaklığı 2 km olan terminale şehir içi
dolmuşlarla ulaşmak mümkündür.
Otogar Tel: (+90-436) 212 18 01 - 311 23 53
Demiryolu: İl merkezine uzaklığı 3 km olan garın şehir içi
dolmuşlarla ulaşmak mümkündür.
İstasyon Tel: (+90-436) 216 11 17
Havayolu: İl merkezine uzaklığı 16 km olan Muş Havalimanına ulaşım
Muş Ovası Servis aracı ile sağlanmaktadır.
Hava Limanı Tel: (+90-436) 217 00 84 - 217 00 85
Geleneksel Muş
Evleri
Yerleşim düzeni ve sokak dokusu esas itibari ile tipik bir Türk
kenti havasını yansıtan Muş’un, konut mimarisinin oluşumunda temel
etki, diğer yörelerimizde de olduğu gibi milletimizin örf ve
adetlerinden kaynaklanan hayat tarzı ve ihtiyaçlarıdır. Ayrıca
gelenekleri, iklimin ve coğrafyanın zorlayıcı gerekleri de bu
oluşumdaki diğer etmenlerdir.Bölgedeki diğer illerin yerleşimlerine
benzeyen sokak dokusu içinde yer alan evler, genellikle havuş (avlu)
gerisinde yükselen iki katlı yapılardan ibarettir.Eski Muş evleri
genel plan şemaları itibarı ile kendisine yakın şehirlerdeki (Doğu
ve Güneydoğu Anadolu) evlerle paralellikler göstermekle birlikte
mekan isimlendirmelerinde yer yer farklılıklar
göstermektedir.Sokakla bağlantılı cümle kapısından geçilerek girilen
“havuş”un yanında tandırlık, erzak deposu ve çardak görevi gören
ağaç altı oturmalıklar yer almaktadır. Çoğu evde ise bunlarla
birlikte ahır da mevcuttur. Estetik ve sade bir görünümü olan
pencere kenarları, Selçuklu kültürünün etkisiyle miğfer kubbe
tarzında inşa edilmekte ve dışardan bakıldığında miğfer görünümü
bariz bir şekilde kendini göstermektedir. Pencerelerde cumba yerine
önem verilmiş ve bu kısmı desteklemek amacıyla genelde sade olan
korkuluklar kullanılmıştır.Her iki tarafı iki sütun üzerine çiçeklik
nişleri ile süslenen giriş kapıları çift kanatlı olup genelde metal
ağırlıklı yapılmakta, sade görünümlü kapı tokmakları ya da kilit
bağlantıları ile tamamlanmaktadır. Kapıların içeri açılan kısmında
girişi sağlayan bir basamak yüksekliğinde seki bulunur. İç kısımda,
alt kat, genelde mutfak, banyo, tuvalet ve zahire odası ile birlikte
merdiven boşluğunu oluşturan antrelerden oluşur. Yukarı çıkıldığında
ise esasen geleneksel Türk evlerinde yer alan sofa ile cepheye bakan
ve daha çok sohbet amacıyla kullanılan salon görülebilmektedir. Üst
katta yer alan bütün odalar bu salon etrafında sıralanır.
Evlerde mekanları birbirine bağlayan kapılar basit ve
gösterişsizdir. Bütün kapılar eşikli ve demir mandallı kapı kolu
sistemi ile yapılmış olup, kapı boyutları, bulundukları konuma ve
fonksiyonlara göre değişik büyüklüklerde olabilmektedir.
Evlerin duvar kalınlığı (dolgu duvarlar) 60-70 cm’dir. Bu yüzden
mekan içerisinden bakıldığında pencereler loş bir hava verir.
Döşemeler ise zeminde (alt katta) sıkıştırılmış killi toprak veya
düzgün sal taşları ile, üstlerde ise ahşap malzeme ile kaplanır. Her
odanın pencere önünde yüksekliği 30-50 cm, genişliği 50-90 cm
arasında değişen sedirler mevcuttur.
Evin en önemli ve en geniş yerlerinden birisi olan mutfak içerisinde
ocak bulunur. Yemek odasının hemen altında bulunduğundan mutfaktan
yemek odasına, yiyecek ve içecekler asansörvari bir makara
sistemiyle duvar içerisindeki boşluktan çıkarılır ve indirilir. Alt
katta bulunan banyonun en ilginç özelliği ise, “çol” denilen,
günümüz küvetini andıran, suyun etrafa sıçramasını engelleyen,
köşeye yapılmış ayrı ve açık bir kısım bulunmasıdır.
Evin iç duvarlarının tamamında sıva olarak, saman, keçi kılı ve
sönmüş kireç karışımı bir tür harç kullanılmakta, sonradan badana
yapılarak duvar yüzeyi tamamlanmaktadır. Duvar boyunun yarısında
‘areğan’ denilen hatıllar kullanılır. Dam kısmı ise kalın areğanlar
üst üste konularak, aralarındaki boşluğunda meşe çeperi doldurularak
ve akabinde bunların üstü önce çamur sonrada toprak ile örtülerek
yapılır.
Günümüzde yıkılmaya yüz tutmuş, gelişen teknik yapılara yenilmiş bu
evlerden bir kaçına şehir merkezinde rastlamak hala mümkündür.
Ören Yerleri
Kayalıdere Antik Kenti:(Kale
Şehri) Muş kent merkezine 40 km., Varto ilçesine ise 20 km.
uzaklıkta, Kayalıkaya köyündedir. Bir Urartu askeri yerleşim birimi
olan kentte,1965 yılında yapılan kazılarda, tapınak, kale, şarap
küpleri bulunan depo ve bir kaya gömütü ortaya çıkarılmıştır.Urartu
Kralı II. Sarduri dönemine (M.Ö.764-735) tarihlenen kale oldukça
sağlamdır.
M.Ö. 7. yüzyıla tarihlenen tunç aslan heykeli, düğmeler, ok başları,
tunç iğneler ve aslan avı tasvirli kemer parçaları bulunmuştur. Ören
yerinin güneyindeki mezarlık, kayaya oyulmuş koridor ile bağlantılı
altı odadan oluşmuştur. Bu odalarda bulunan çeşitli objeler Ankara
Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir.
Mercimekkale Höyüğü:Muş merkezinde, Muş-Varto karayolu üzerindedir.
Bizans döneminde haberleşme amaçlı kullanılan bu höyüğün Urartu
döneminden kaldığı tahmin edilmektedir.
Bostankale Höyüğü:Malazgirt
ilçesinin Bostankaya köyünde bulunan höyük, bir Urartu
yerleşmesidir. Ankara Üniversitesi’nden bir ekip tarafından yapılan
yüzey araştırmaları sonunda, 1. derece SİT alanı olarak koruma
altına alınmıştır.
Kepenek Höyüğü:Muş
merkezine bağlı, Kepenek köyünde bulunmaktadır. Yapılan araştırmalar
sırasında höyükte bulunan Urartulara ait bir yazıt bulunmuştur.
Muş Kalesi:Muş
merkezde bulunan kale, şehrin en eski yerleşim birimlerinden birisi
olup kesin yapılış tarihi ve kimler tarafından yaptırıldığı
bilinmemektedir. Kale, Hz. Ömer döneminde Müslümanların eline
geçmiş, zaman içinde derebeyleri,Bağdat’taki Abbasi halifelerine
tabi olarak kale ve çevrenin idaresi için memur kılınmışlardır. Uzun
süren savaşların etkisiyle büyük bir kısmı yıkılmış olan kalenin
batı tarafında tahrip olmuş Arap mezarlığı, Selçuklu mezarlığı ve
Osmanlı mezarlığı iç içe geçmiş ve dağınık bir halde görülebilir.
Muşet Kalesi:Muş’un
güneyindeki Kızıl Ziyaret Tepesi’nde bulunan kale, Urartular
tarafından yapılmış, ancak sonraki devirlerde yapılan çeşitli
onarımlarla özgünlüğünü büyük ölçüde yitirmiştir.Askeri amaçlı
yapının çeşitli onarımlar geçirerek Ortaçağ’da kullanıldığı
anlaşılmaktadır.
Haspet Kalesi: Muş’un güneyindeki Kızıl Ziyaret Dağının doğu
uzantısında bir yamaçtadır. Surları ve iki kulesi kısmen ayaktadır.
Diğer kısımları tabii afetlerde yıkılmıştır. Kesin tarihi
bilinmemekle birlikte, yapıda kullanılan malzeme ve sanat yapısı
itibari ile Horasan harcı ile imar edilmiş ovaya hakim karakol
konumunda kendini göstermektedir. Eteklerinde bulunan Soğucak
köyünde büyük ölçüde tahrip olan 2 adet gözetleme kulesi de
mevcuttur.
Camiler, Kiliseler,
Manastırlar
Ulu Camii:
Avlusunda yatan Şeyh Muhammed-i Mağribi tarafından yaptırılan Ulu
Cami, Alaeddin Bey ve Hacı Şeref camilerinin batısındadır. Mimari
özelliklerinden dolayı 14. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen cami,
moloz taştan yapılmış, dikdörtgen, planlı ve kitabesizdir.
Ana mekan, ortada kubbe, yanlarda beşik tonoz örtülü olup, kuzeyinde
kesme taştan üç kubbeli son cemaat yeri vardır. Yine kesme taştan
yapılmış, sade taç kapı sivri kemerli bir niş içindedir. Batı duvarı
dışında öbür duvarlarda ikişer pencere vardır. Minaresi, depremden
zarar görmüş olup, aslına sadık kalınarak 1968 ve 1972 yıllarında
onarım yapılmıştır.
Hacı Şeref Camii: Bir Selçuklu yapısı olan Arslanlı Hanın içinde
bulunan cami 17. yüzyılda yaptırılmıştır. Ana mekanı kare planlı
olup, ortada büyük yanlarda basık kubbelerle örtülmüştür. Sade
mihrabı yuvarlak kemerli ve niş biçimindedir. Camiye sonradan
eklenilen minare 1902 yılında, son cemaat yeri ise 1997 yılında inşa
edilmiştir.
Alaaddin Bey (Paşa)
Camii:
Cami, 18. yüzyıl
başlarında şehrin valisi Alaaddin Bey tarafından yaptırılmıştır.
Ortada büyük, yanlarda ise küçük kubbelerle örtülü ana mekan kare
planlı olup, dokuz nefe ayrılmıştır. Ana mekana, üç basık kubbeyle
örtülü son cemaat yerindeki taç kapıdan geçilerek ulaşılır.
Taçkapının yanları, kabartma kandil motifleri, orta nefte yer alan
mihrap da, sütunçeler ve bitki motifleriyle süslenmiş caminin
minaresi kare kaideli silindir gövdeli olup, iki renkli kesme taştan
yapılıdır.
Çanlı Kilise (Surp Garabet): Yaygın Beldesine bağlı Yukarı Yongalı
köyünde bulunmaktadır. İlk yapıldığı dönemlerde “Ateş Tapınağı”
olarak kullanılan kilise, Sasaniler tarafından 399 yılında
Hıristiyanların ibadetine açılmıştır. Bugün halen kalıntıları mevcut
olan kilise, yabancı turistlerin en çok rağbet ettiği yerlerden
birisidir.
Arak Manastırı:
Muş merkeze bağlı Kepenek köyünde bulunan kilisenin, 499 yılında
Sasaniler tarafından yapıldığı tahmin edilmektedir. Kilise, manastır
ve alışveriş merkezi olarak kullanılmıştır.Büyük bir alana yayılmış
olan manastırın 360 odası vardır. Odalar, yılın günlerini
simgelemektedir. Özellikle kabartmaları ilginçtir.
Sironk Kilisesi:
Muş merkeze bağlı Kırköy beldesinde bulunan kilise, 651 yılında
yapılmıştır. Günümüzde yıkık bir durumda olmasına rağmen yabancı
turistlerin ilgisini çekmektedir.
Meryem Ana
Kilisesi:
Yapım tarihi kesin olarak bilinmeyen Meryem Ana Kilisesi, Muş kent
merkezinde bulunmaktadır. İldeki diğer kiliselere oranla daha iyi
durumda olan kilisenin sadece üst tavanı yıkılmış olup ana mekanı
ziyaret edilebilir durumdadır.
Hamamlar
Alaaddin Bey
Hamamı:Muş
şehir merkezinde bulunan hamam, Alaaddin Bey tarafından Alaaddin Bey
Camii ile aynı tarihte yaptırılmıştır. Günümüzde de kullanılmakta
olan hamam Osmanlı son dönem eserlerinden birisidir.Yapı malzemesi
ve mimari özellikleri, Alaaddin Bey Camii ile benzer nitelikte olan
eserin iç süslemelerinde bitki motifleri kullanılmıştır. Hamamın
ilginç bir özelliği de, büyük locaya girişte, kapının hemen
üzerindeki kaplumbağa kabartmasının bulunmasıdır.
Güllü Hamam:Muş’un
tabii afetlerde yıkılan bir diğer hamamı da Güllü Hamam’dır. Kerpiç
yapısı, Horasan harcı ile moloz taşlardan örülen duvarlar ile
desteklenen hamamın en büyük özelliği, “Türk üçgeni” denilen ve
kubbelere taşıyıcı görevi sağlayan üçgenin kullanılmış olmasıdır.
Hanlar
Yıldızlı Han:
Muş kent merkezinde bulunan ve iki katlı olan Yıldızlı Han, 1307
yılında inşa edilmiştir. Alt katı kesme taştan, üst katı ise
Selçuklu mimari yapısına uygun olarak kerpiçten yapılmıştır. İçinde
toplam 52 dükkân olan hanın bir bölümü yıkılmış cephesi, onarım
görmüştür. Ancak, giriş kapısındaki taş oyma motifler zarar
görmemiştir.
NEYİ YENİR
Muş zengin bir mutfağa sahiptir. Hayvancılığın etkisiyle et, yöre
beslenmesinde temel öğe durumundadır. Başlıca mahalli yemekleri; Muş
köftesi (hafta direği), domatesli lahana dolması (kırkçikli kelem
dolması), hez (hasut) dolması, çorti, keşkek, cavbelek, mırtöge ve
hersedir.
NEYİ ALINIR
Muş’ta halıcılık, kilimcilik, keçecilik, hasır örmeciliği, boncuk -
dantel oyacılığı ve çorap örmeciliği yaşatılan geleneksel el
sanatlarıdır. Bununla birlikte yaşam biçimine uygun olarak
yaylalarda kullanılmak üzere kıldan çuval ve çadır dokunmaktadır.
YAPMADAN DÖNME
Muş Kale Parkı, Esenlik Cami, Ulu Cami, Yıldızlı, Murat Paşa
Köprüsü, Çengilli Kilisesi, Arak Manastırını gezip görmeden;
Yöre yemeklerinden Muş köftesi, lahana dolması, çorti aşı ve
keskek’i tatmadan;
Özgün el sanatlarından; oya, dantel ve boncuk işlemesi, halı, kilim
ve battaniye dokumaları satın almadan….
dönmeyin.
MUŞ’ TA KONAKLAMA
VE ARAÇ KİRALAMA
İsim : OTEL DAP
Kategori : 3 Yıldızlı
Adresi : İstasyon Cad. Hastane Üstü Muş
Telefon No : 0 436 212 98 10
Faks No : 0 436 212 98 13
İsim : OTEL GÖKSER
Kategori : 2 Yıldızlı
Adresi : İstasyon Cad. Muş
Telefon No : 0 436 212 30 13
Faks No : 0 436 212 98 13
İsim : OTEL ZÜMRÜT
Kategori : 3 Yıldızlı
Adresi : İstasyon Cad. Toplu İş Hanı Muş
Telefon No : 0 436 212 96 05
Faks No : 0 436 212 96 05
İsim : OTEL MALAZGİRT
Kategori : 2 Yıldızlı
Adresi : Atatürk Cad. No. 1 Malazgirt
Telefon No : 0 436 511 42 56
Faks No : 0 436 511 21 71