<<
GERİ DÖN
Namibia
Güney Afrika Johannesburg’tan kalkan Air Namibia uçağındaki melez
hostesin ingilizce anonsu yavas yavas Windhoek Uluslararası
Havaalanına inis için alçalacağımızı ikaz ediyor. Günün son
saatlerinde pırıl pırıl açık bir gökyüzü var. Asağılarda uzanan
dümdüz arazide birbirini kesen toprak yollar, incecik çizgiler
halinde uzanıyor. Tüm bu tekdüzeliği bozan, dümdüz arazideki küçük
küçük tepecikler.
Dünyanın en düsük nüfus yoğunluğuna sahip ülkelerinden biri olan
Namibya’ya inerken hala bir yerlesim yeri görememis olmanın verdiği
hayret içerisindeyim. Nihayet uçağın tekerlekleri piste değiyor.
Küçük bir terminal binası ve üç tane uçak, Johannesburg havaalanının
yoğun trafiğinden sonra sasırtıcı bir görüntü.
Uçaktan inip terminal binasına yürürken ufka iyice yanasan günesin
yarattığı uzun gölgeler, terminal binasına benden önce ulasıyor.
Artık kanıksadığım havaalanı kalabalıkları, insanın üzerine üzerine
gelen taksiciler ordusu görüntüleri yok burada. Hatta insan bile
görebilmek zor!.
Tek taksi söförü ile kolayca anlasıyoruz. Pırıl pırıl bir asfalt
yolu takip ederken günün son ısıkları kayboluyor. Dümdüz bir
arazideki tek tük ağaçların kıpkızıl gökyüzüne düsen gölgeleri
muhtesem. Burası bambaska bir Afrika, bambaska bir dünya. Daha ilk
anlarda ülke, tüm benliğimi sarıyor, kendimi büyük bir huzur içinde
hissediyorum.
Viyana’daki Namibya Büyükelçiliği vize bölümüne İstanbul’dan
yaptığım vize basvurusu sırasında zorunlu olarak ilk gece için bir
hotel rezervasyonu konformasyonu isteyince neredeyse hiç bir gezimin
öncesinde yapmadığım bir seyi yaparak internet arastırması sonucunda
bulduğum Rivendell Guest House’tan bir yer ayırtmıstım. Rivendell’in
kapısında taksiden indiğimizde genç siyah bayan amanda, uzaktan
kumanda ile dev kapiyi açıp bizi içeri alıyordu. Maalesef tüm
Afrika’nın kemiklesmis sorunu olan güvenlik problemi bu ülkede de
kendini çok yoğun bir sekilde hissettiriyor.Namibiyada araç kiralama
çok uygun ve ekonomiktir.