<<
GERİ DÖN
Pakistan
Pakistan, 1947'de İngiliz sömürgesindeki Hindistan’dan, yaşanan
kanlı bir mücadele sonrası ayrılarak 14 Ağustos 1947’de kurulmuştur.
Güney Asya’da (20° 46’ - 36° 55’) kuzey enlemleri ve (60°
52’-92°41’) doğu boylamları arasında yeralan, doğusunda Hindistan,
batısında Afganistan ve İran, kuzeydoğusunda Çin ve güneyinde Umman
Denizi ile komşu olan bir ülke. Daha sonrasında yine bir bölünme
yaşayıp, batısı bugünkü Pakisatan doğusu da Bangladeş olmuştur.
Pakistan'da 4 eyalet vardır. Pencap, Sind, Kuzeybatı Cephesi ve
Beluçistan. Federal başkent İslamabad'dır.
Pakistan Devleti, yirminci yüzyılda kurulmuş genç bir devlettir.
Pakistan’ın 15 Ağustos 1947 yılından evvelki târihi Hindistan ile
aynıdır. (Bkz. Hindistan)
“Pakistan” adı ilk olarak, İngiltere’de öğrenim gören Müslüman
öğrenciler tarafından 1940 yılında ortaya kondu. Pakistan, Pencap,
Afgan, Keşmir, Sind ve Belucistan isimlerinin başharflerinin yanyana
gelmesinden meydana gelip, mânâ itibariyle “temiz ülke” demektir.
Hindistanlıların, İngilizlerin egemenliğinden kurtulmaya
çalıştıkları sırada, bölgedeki Müslümanlar birleşerek 1947 yılında
bir dominyon kurdular. Bu dominyon, İngiliz Milletler Cemiyetine
dâhil durumdaydı. Bu yıllarda Pakistan liderliğini M. Ali Cinnah
yürütmekteydi.
Pakistan 1956 yılında cumhûriyet oldu. İki yıl sonra General M. Eyüb
Han darbe yaparak idâreyi ele geçirdi. 1960 yılında ve 1965’te
yeniden başkan seçildi. Bunun 1969 yılında istifa etmesi üzerine
Doğu Pakistan’da ayaklanmalar başgösterdi. Daha sonra General Ağa
M.Yahya Han idâreye el koydu. İdâreyi ele alır almaz ülkede
sıkıyönetim îlân etti. 1970 seçimleri sonucunda Doğu Pakistan, Avamî
Partisi büyük çoğunluk elde etti. Fakat seçimlerden bir yıl sonra
Yahya Han, Millet Meclisini dağıttı. Bunun üzerine ülkede grevler ve
isyanlar artmaya başladı. Bundan dolayı hükümet kuvvetleri Doğuya
taarruzlar tertipledi. Fakat çok geçmeden Hindistan’dan kuvvet
desteği alan doğulular, bağımsızlıklarını îlân ederek Bangladeş
Devletini kurdular. Ayrıca çarpışmalar kesilmedi. Binlerce insan
öldürüldü. 10 milyonu aşkın Doğulu Hindistan’a göç etti. Nihâyet
Pakistan-Hindistan Harbi patlak verdi. Doğu Pakistan’daki, Pakistan
birlikleri kuşatılınca, ateş-kes imzâlandı. Her iki taraf da
birliklerini geri çekti. İki ülke arasındaki münâsebetler 1976
yılında yeniden normal hâle getirildi.
Bu esnâda Pakistan başkanlığına, Pakistan Halk Partisi Başkanı
Zülfikâr Ali Butto geldi. 1973 yılında yeni bir anayasa kabul
edildi. Pakistan, bundan böyle “Federal İslâm Cumhûriyeti” adını
aldı. Butto, aynı yıl Başbakan oldu.1977 yılının Haziran ayında,
General Ziya-ül Hak, askerî bir ihtilâlle idâreye el koydu. Butto
başbakanlıktan alındı. Evvelce, Butto’nun siyâsî muhâlifi
öldürüldüğünden, ihtilâl sonrası Butto, bu suçtan mesul tutuldu.
1974 yılında işlenmiş bulunan bu cinâyet sebebiyle, Butto 1979
yılında îdâm edildi. Bunun üzerine Pakistan-ABD münâsebetleri
gerginleşti. Bu hadiselerden sonra halk Amerikan üslerine ve
görevlilerine tepki gösterdi. 1981 yılında Sovyet Rusya’nın
Afganistan’ı işgâli üzerine, ABD Pakistan ile anlaşmak
mecburiyetinde kaldı. İki ülke arasında altı yıllık askerî ve
ekonomik yardım programı hazırlanarak imzâlandı. Afganistan işgâli
iki milyon civârında Afganlının, Pakistan’a göç etmesine sebep oldu.
1988 Ağustosu’nda esrârengiz bir uçak kazâsında devlet Başkanı
General Muhammed Ziyâ-ül-Hak’ın ölmesi üzerine yerine Gulam İshak
Han geçti. Yapılan seçimleri sol eğilimli Pakistan Halk Partisi
kazandı ve Müslüman bir devletin ilk kadın başbakanı olarak Benazir
Butto hükûmeti kurdu. Bâzı yolsuzluklar ve iç asâyişin sağlanmaması
üzerine Devlet başkanı Gulam İshak Han 1990’da Benazir Butto’yu
görevden alarak yerine Nevaz Şerif’i başbakanlığa atadı. 1993’te
yapılan seçimleri kazanan Benâzir Butto tekrar başbakanlığa
getirildi.
Fizikî Yapı
GüneyAsya’da yeralan Pakistan, yaklaşık olarak 803.943 km2lik bir
yüzölçüme sâhiptir. Normal olarak dört ana bölgeye ayrılır; Pencab,
Sind, Belucistan ve Kuzeybatı Sınır Bölgesi.Pakistan’ın büyük bir
bölümü dağlık arâzidir. Kuzeydeki dağlar oldukça yüksek ve karlıdır.
7700 m yükseklikteki Tiriş Mir Dağı ülkenin en yüksek noktasıdır.
Batı bölgeler, İran Yaylasının bir devamı olup, bir seri yayla ile
doludur. Bölgenin etrafı dağlarla çevrili durumdadır. İran Yaylası
çoğunlukla çıplak ve kurak, bazı bölgeler ise sulaktır. Pakistan
fizikî yapısı içinde en önemli göze çarpan husus İndus Nehridir.
Pakistan’ın ikinci çölü, Pencab bölgesindeki Tar Çölüdür.
Pakistan’ın kuzey dağlarının tamâmı ormanlık bir arazidir.
İklim
Pakistan iklimi, umûmiyetle sıcak ve kuraktır. Fakat çoğu yerde hava
sıcaklığı geniş ölçüde değişmektedir. Dağlarda sıcaklık yüksekliğe
bağlı olarak değişir. Dolayısıyla bütün Pakistan’da bölgeler kutup
iklimi veya aşırı sıcak iklim arasında değişebilen iklime sâhiptir.
Yaylalarda ise hava sıcaklığı, mevsimden mevsime çeşitli
farklılıklar gösterir. Haziran ayında hemen hemen 46°C’yi bulan hava
sıcaklığı ocak-şubat aylarında 4°C’ye kadar inebilir.
Kuzey bölgeler çoğunlukla yağış alan sahalardır. Dolayısıyla
Himalayalar bölgesinin güneyinde ormanlık alanlar mevcuttur. Batı
Pakistan ise umûmiyetle yeşil alanlarla doludur. Güneyde Makran kıyı
bölgesi, Karaçi ve Haydarabad Okyanus iklimi tesiri altındadır.
Tabiî Kaynaklar
Pakistan’ın yeraltı kaynakları fazla zengin değildir. Daha çok tabiî
gaz ve demir filizi mevcuttur. Bundan başka kömür, petrol, kromit,
kireçtaşı ve alçıtaşı da bulunmaktadır.
Pakistan’ın, kuzey bölgeleri ve buradaki dağlar tamâmen ormanlık
alanlardır. Bu ormanlarda çok çeşitli vahşî hayvanlar yaşamaktadır.
Leopar, siyah ayı, kahverengi ayı ve ayrıca Sibirya dağkeçisi
bulunur. Bu bölgelerde mavi koyun da yetiştirilir. Yaylalık
sahalarda ve batı bölgelerde geyik, ayı, çakal, sırtlan, vahşî cins
kediler ve çok çeşitli sürüngen ve kemirgen hayvanlar mevcuttur.
Ülkenin umûmiyetle bitki örtüsü ormanlık ve çayırlıktır. 100’den
fazla türde kuşa, bu yeşil sahalarda çok rastlanmaktadır.
Pakistan’ın, yer üstü kaynaklarının en önemlisi İndus Nehridir.
Tibet bölgesinden doğar, Süleyman Bölgesi ve Tar Çölünün arasındaki
bölgede, kuzeyden gelen iki ana kol birleşir ve İndus Nehrini
meydana getirir. Bu kollardan batıda olanı esas olarak Tibet’ten
doğar, Hayber Geçidinin doğusunda ve Sayda’nın güneyinde Swat Suyu
ile birleşir, Pencap üzerinden İndus Nehrine katılır. Doğu kolu ise
Sutley, Ravi, Cenab ve Jelum (veya Şelum) nehirlerinin
birleşmesinden meydana gelmiştir. Geçtiği yerlere verimlilik getiren
İndus Nehri, Sukkur’da üç kola ayrılır ve Haydarabad’ın güneyinde ve
Karaçi’nin doğusunda geniş bir delta meydana getirerek Umman
Denizine dökülür.
Nüfus ve Sosyal
Hayat
Pakistan, yaklaşık olarak, 163,985,3731 (6.) nüfusa sâhiptir. Yıllık
nüfus artış oranı ortalama olarak % 3 dolaylarındadır. Nüfus
yoğunluğu ise 211/km² civarındadır (1993).Pakistan nüfûsunu
umûmiyetle Pencablılar meydana getirir. Nüfûsun üçte ikisine yakın
bir bölümünü teşkil ederler.
Pencablı Pakistanlılar nüfusun % 66’sını meydana getirirken, geri
kalan nüfusu Puştular (İranlılar), Sindliler, Urdular ve Beluciler
teşkil etmektedir. Bunlardan en kalabalık olanı Sindliler nüfusun %
13’ünü ve diğerleri de sırasıyla İranlılar % 8’ini, Urdular %
7,5’ini ve Beluciler % 2,5’ini meydana getirirler. Çok az sayıda
diğer küçük gruplar da mevcuttur. Sovyet işgâlinden sonra 1,5
milyona yakın Afganistanlı mülteci, Pakistan’a göç etmiştir.
Bunların büyük kısmı hâlâ Pakistan’da yaşamaktadır.
Nüfusun % 70’i kırlık sahalarda ve % 30 kadarı da şehirlerde yaşar.
Başşehir İslâmabad yaklaşık 250.000 nüfûsa sâhiptir. Şehir, Himalaya
Dağlarının yeşil tepeleriyle çevrilidir. Deniz seviyesinden yaklaşık
600 m yukardadır. Pakistan’ın diğer büyük şehirleri Karaçi, Lahor,
Ravalpindi, Haydarabad, Multan ve Peşaver olup hepsi İslâmabad’dan
daha kalabalık nüfûsa sâhiptir. Karaçi, Pakistan’ın en büyük ve en
gelişmiş şehri olup nüfûsu 5.208.132’dir. Milletlerarası havaalanı
mevcuttur. Ülkenin eğitim ve öğretim sahasında önde gelen
şehirlerinden biridir. Karaçi’nin kuzeyinde yer alan Haydarabad
diğer bir gelişmiş şehir olup, özellikle kutu tipi binâlarıyla
dikkati çeker. Pencab bölgesinin başşehri durumundaki Lahor bir
endüstri ve ticâret merkezidir.
Pakistan halkı, umûmiyetle Urdu dilini konuşur. Urdu dili Osmanlı
idâresinin Asya’ya yayılması sıralarından îtibâren buralarda
teşekkül etmiştir. Osmanlıordusu bölgeye geldiğinde Osmanlıca
konuşurdu. Bölge halkı, askerin konuşmasına ordu dili, dedi ve dilin
ismi biraz daha değişerek bugünkü adını aldı. Pakistan, uzun yıllar
İngiltere zulmü altında kaldı. Bütün devlet dâirelerinde ve hükümet
işlerinde Hindistan’da olduğu gibi İngilizce kullanılırdı. Bu yüzden
İngilizce resmî dil hâline gelmiştir. Halkın çoğu İngilizce
bilmektedir.
Pakistan halkının % 99’una yakın bir bölümü Müslümandır. Pakistan,
Hindistan’da yaşamış ve zamanla güçlenmiş olan Müslümanların,
Hindistan’dan ayrılarak kurdukları bir devlettir. Ülke hayâtına her
bakımdan İslâmiyet hâkimdir.
Kardeş Müslüman ülke Pakistan’ın, çoğu adetleri Türk adetlerine
benzemektedir. Halkın yediği yiyecekler ve pişirdiği yemekler hemen
hemen Türkiye’dekinin aynısıdır. Giyim eşyâsı, ev eşyâları ve dînî
günler gibi birçok özellikler Türkiye ile benzerlik arz eder.
Eğitim ve öğretim oranı % 30 dolaylarındadır. 5-19 yaş arası
gençlerin % 40’ından fazlası okula gitmektedir. Okullar çoğunlukla
devlet kontrolündedir. Ülkede 12 üniversite vardır. Karaçi
Üniversitesi meşhurdur.
Siyasî Hayat
Mahallî idâre bakımından Pakistan Federal başşehirli 4 bölgeye ve
kabile sahalarına ayrılmıştır. 14 Ağustos 1947’de bağımsızlığını
kazanmış olan Pakistan, esas olarak bir Federal İslâm
Cumhûriyetidir. İki meclisli bir senatosu bulunur. Federal yasama
yetkisi Milli Meclis ve Senato’nun elindedir. Millî Meclis, doğrudan
halk tarafından seçilen 237 üyeden meydana gelir. 87 sandalyeli
Senato’nun üyelerini ise eyâlet meclisleri seçer. İki meclis ve
eyâlet meclislerinin 5 senelik bir dönem için birlikte seçtiği
Cumhurbaşkanı aynı zamanda Silahlı Kuvvetler Başkomutanıdır. Geniş
yetkilere sâhiptir.
Ekonomi
Pakistan ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayanır. Halkın yarıdan
fazlası tarımla uğraşır. Ekili alanların yaklaşık % 50’si pirinç ve
buğdaydır. Bunlardan başka yetişen diğer tarım ürünleri arpa, mısır,
darı, pamuk lifi ve pamuktur. Pakistan’ın en çok gelir getiren
kıymetli ürünü Jüt’tür. Çay, tütün, şekerkamışı, meyve ve sebze de
yetiştirilmektedir. Tarım ürünlerinin memleket ekonomisine olan
katkısı % 30 dolaylarındadır.
Pakistan endüstrisi orta seviyede olup, son zamanlarda gelişme
içerisine girmiştir. En önemli endüstri dalı tekstildir. Özellikle
pamuklu mâmüller önemli gelir kaynağıdır. Jüt îmâlâtçılığı ise
yüksek bir seviyededir. Diğer endüstri kolları; kâğıt, kereste,
çimento, kauçuk, kimyevî maddeler, gübre, şeker, sigara, gıdâ
maddeleri ve eczâcılık ürünleridir.
Endüstrinin ve sanâyinin gelişmesine, hiç şüphesiz yeni bulunan
tabiî gaz sebep olmuştur. Diğer yeraltı kaynaklarından kömür, krom
ve demir endüstri için önemli mâdenlerdir. Tuz, alçıtaşı ve
kireçtaşı ülkenin diğer minerallerini meydana getirir. Çalışan
nüfûsun yaklaşık % 16’sı endüstri ve sanâyi alanında istihdam
edilmektedir. İhrâcât hacmi, ithâlâtının üçte ikisine yaklaşmıştır.
Daha çok Suudi Arabistan, Japonya, ABD, Kuveyt, Çin ve Türkiye ile
yapmaktadır. Dışarıya pamuk ve pamuklu mâmüller, yünlü kumaşlar,
pirinç, kürk, deri ve kimyevî maddeler satılmaktadır. Son zamanlarda
AT ülkeleri, Körfez ülkeleri, Almanya ve Endonezya ile ticârî
münâsebetleri artmıştır.
Pakistan, dünyâ ülkeleri arasında, ekonomik bakımdan GSMH sı 404.6
milyar dolardır (26. büyük ekonomi), kişi başına düşen milli gelir
2,628 dolar. (128. sırada). Ekonomik büyüme hızı % 2’nin üstüne
çıkmıştır. Turizm, Pakistan’ın önemli bir gelir kaynağıdır. Ülkenin
demiryolu ve karayolu ulaştırma sistemi orta seviyededir. Hava yolu
ulaştırması ise oldukça gelişmiş durumdadır.
Pakistan, atom reaktörlerine sâhip ülkelerden biridir. Yabancı
milletlerin yardımı olmadan, yaptığı reaktör, 1962 yılında işlemeye
başladı.
Ulaşım daha çok karayoluna dayanır. Karaçi’den çıkan ana kara ve
demiryolları Lahor ve Ravalpindi üzerinden Peşaver’e uzanır.
Karayolları 110.128 km, demiryolları ise 12.620 km uzunluğa
ulaşmıştır. Önemli hava alanları Lahor, Revalpindi, Peşaver ve
Karaçi’dedir. Karaçi aynı zamanda önemli bir liman
şehridir.Pakistan’da araç kiralama ve rentacar için gayet uygun
bulabileceğiniz adresler mevcuttur.