<<
GERİ DÖN
Polonya
Polonya,Ortaçağ kentleri, etkileyici mimarileri, nehirleri ve
korunan doğal alanlarıyla büyüleyici bir ülkedir.
Ülkenin başkenti Varşova, ülkenin iş merkezi olmasının yanı sıra
bulundurduğu tarihi eserler ile dikkatleri çeker. Eski Kent (Old
Town), başkentin en önemli bölümüdür. Burada bulunan Kraliyet Kalesi
(Royal Castle) ve Varşova Tarih Müzesi kentin ziyaret edilmesi
gereken yerleri arasında yer alır.
Polonya`nın en önemli turizm noktası olarak kabul edilen Krakow,
kiliselerin tüm ihtişamıyla göğü süslediği bir kenttir. Büyleyici
Ortaçağ atmosferiyle, UNESCO`nun en önemli 12 tarihi yerlerinden
biridir. Eski Kent (Old Town)`teki Pazar Meydanı (Market Square),
Ortaçağ`ın büyülü havasını günümüze taşır. Burada bulunan Wawel
Katedrali ve Wawel Kraliyet Kalesi, kentin bu yönüyle en önemli
eserleridir.
Kuzeydoğu Polonya`da yer alan Masuria, kentin gölleri ve
ormanlarıyla ünlü bölümüdür. Burası ülkedeki göllerin %15`ini
barındırır. Oluşturulan su yolları ve kanalları gölleri birbirine
bağlar. Bot gezintileri için elverişli olan bu alanlarda balıkçılık,
sörf ve yelkencilik sporlarını yapmak mümkün.
Ülkenin güneyinde yükselen Carpathian Dağları, dağ yürüyüşleri için
mükemmel yerlerdir. Burada bulunan Tatras Dağları`nı özellikle
belirtmek gerekiyor. Bunun yanında ülkenin kuzeyindeki Baltık
Sahili, deniz ve plaj turizmi açısından müthiş yerlerdir.
Wollin Adası`nda yer alan Wollin Ulusal Parkı, Baltık Sahili`nde
bulunan Slowinski Ulusal Parkı ve Bialowieza ormanlarında yer alan
Bialowieza Ulusal Parkı, ülkenin sahip olduğu olağanüstü ulusal
parkların en büyüleyici olanlarındandır.
Polonya Devleti, 10. yüzyılın ortalarında ortaya çıkmış ve 963 yılı
ülke tarihinin başlangıcı olmuştur. Polonya ve Vistula nehirleri
arasında yaşamış olan Islav kabilelerinin kurmuş olduğu bir
devlettir. O zamanki bu Islavlara“yayla insanları” manasına gelen
“Polane” deniyordu. Zamanla bu isim Polonya haline dönüştü.
Polonya 14. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar geçen süre içinde Avrupa’da
güçlü bir devlet halindeydi. “Üç parçalanmadan” ilki 1772 tarihine
kadar olan çeşitli hanedanlıklar idaresindeydi. Bu tarihten îtibaren
Polonya’nın çöküş dönemi başladı. 1772 tarihinde Prusya, Rusya ve
Avusturya, ülke topraklarını aralarında paylaştılar. Bunu 1793 ve
1795 paylaşmaları takip etti. Polonya’nın elinde sadece doğu Prusya
civarı kaldı. Birinci Dünya Harbinden sonra uzun mücadele ve
sıkıntılardan sonra 1918 yılında Versay Antlaşmasıyla bağımsızlığı
sağlandı.
1939 yılında aynı anda Hem Nazi Almanyasının ve hem de Rusya’nın
işgaline uğradı. Savaş boyunca altı milyon Polonyalı öldürüldü. Daha
sonra Alman orduları müttefiklere teslim oldu. İşgal sırasında
kurulan sürgündeki Polonya hükümeti işbaşına geldi. 1947 yılında
yapılan seçimlerde komünistler hükümeti kurdular ve ülkeyi Rusya’nın
peyki durumuna soktular. İkinci Dünya Harbinin bu zor günlerinden
sonra Polonya, Rusya’ya verilen 178.842 km2lik bölgeye karşı 1945’te
Alman topraklarından 102.400 km2lik bir bölgeyi aldı. Oder-Neisse
hattının doğusunda kalan bu bölge Silezya, Pomerania, Batı Prusya ve
Doğu Prusya’yı da içine almaktaydı.
Polonya idaresine komünistlerin gelmesiyle, büyük mülkiyetler
kaldırıldı, endüstriler millîleştirildi, okullardaki eğitim
sistemleri komünistleştirildi. Üretim azaldı. Bütün bunların
netîcesinde 1956 yılında Poznan’da isyan çıktı.
1970 yılında yeni ağır vergiler ve aşırı fiyat yükselmeleri yeni
isyanlara yolaçtı. 1980 yılında olaylar daha şiddetlendi. Lenin
tersanelerinde gelişen “İşçi Grevleri” sonunda, işçinin yanında
olduğunu söyleyen komünist idare “21 imtiyazı” vermek mecburiyetinde
kaldı. Gdansk adıyla bilinen bu grevler sonunda, bağımsız işçi
sendikaları kurma hakkı elde edildi.
Olayların gidişinden ürken Rusya’nın tehditleri ülkede sıkıyönetim
îlanına sebep oldu. İşçi ayaklanmalarını organize eden Dayanışma
Sendikası liderleri tutuklandı. 1982 yılında ABD baskısı neticesi
sıkıyönetim kaldırıldı. 1983 yılında yine Gdansk’ta Lenin
Tersanelerinde hükümet aleyhtarı gösteriler yapıldı. 1 Mayıs’ta
Polonya İşçileri, İşçi hükümetinden haklarını talep etmek üzere
“İşçi Bayramını” grevlerle kutladılar. Askerî idare işçilere bazı
haklar verdi. 1985 seçimlerinden sonra başa geçen Jaruzelski,
Batıyla ilişkilerini geliştirmeye çalıştı. DayanışmaSendikasına
karşı takip edilen sert politika 1986’da yumuşamaya başladı. Artan
ekonomik problemler 1988’de büyük bir grev dalgasına sebep oldu.
1989 Haziranında yapılan seçimlerde, o tarihe kadar iktidarda olan
Birleşik İşçi Partisi ağır hezimete uğradı. Dayanışma Sendikasının
teklifi üzerine Tadeusa Mazowiecki başkanlığında bir koalisyon
hükümeti kuruldu. 1990’daki devlet başkanlığı seçimlerini Lech
Walesa kazandı.
Fiziki Yapı
Polonya yaklaşık 312.667 km2 lik yüzölçüme sahiptir. Baltık kıyıları
yaklaşık olarak 525 km uzunluğundadır.
Polonya, bir ova görünümündedir. Güney sınırlarını teşkil eden
Karpat Dağları haricinde ülke toprakları deniz seviyesinden yaklaşık
300 m kadar yüksektedir. Ülke esas olarak, güneyde Çek Cumhûriyeti
sınırını teşkil eden dağlardan doğan ve Baltık Denizine dökülen Odra
ve Vistula nehirlerinin vadilerini ihtiva etmektedir. Güney
sınırındaki dağlar iki ayrı sistem halindedir. Güneybatıda Karkonsze
Dağları ve güneyde Karpat Dağları yer alır. Bunlar bir seri paralel
dağ silsilelerinden meydana gelmiş olup, en yüksek noktası 2503 m
yüksekliğindeki Rysy Tepesi olan Tatra Dağlarında birleşirler. İki
dağ sistemini, Polonya’nın güneye açılmasına izin veren Moravya
Kapısı ayırır. Moravya Kapısı, bugün için dahi önemli bir kara ve
demiryolu çıkışı ve bir ticarî ulaştırma kanalı olarak, tarihteki
“geçiş yolu” rolünü muhafaza eden bir geçittir.
Vistula veOder’den başka diğer iki önemli nehir Bug ve Neisse’dir.
Ülkede küçüklü büyüklü birçok göl vardır. Özellikle kuzeydoğuda
göllerin sayısı oldukça fazladır. BunlardanSniardwy, Mamry ve
Niegocin en büyükleridir.
İklim
Polonya’da yaz ayları sıcak, kış ayları soğuk ve uzun sürer. Yaz
mevsimi için Haziran ayı sıcaklık ortalaması 18°C ila 20°C
arasındayken, kış mevsimi için Ocak ortalaması ise -5°C ila -2°C
arasındadır. Kuzey ve doğuda kış ayları oldukça sert geçer. Ülkenin
çoğu bölgesinde yağan kar, uzun süre erimez ve öylece kalır. Yaz
aylarında, çok sık sağnak yağışlar olur. Ova görünümündeki bölgeler,
ortalama olarak 480 ila 650 mm arasında değişen bir yağış
ortalamasına sahiptir. Fakat daha yüksek bölgelerde, mesela Baltık
kıyılarında bu rakam daha yüksektir. Oldukça yüksek olan dağlık
bölgelerde ise yıllık yağış miktarı 1020 mm’ye kadar ulaşır.
Tabii Kaynakları
Polonya topraklarının beşte birinden fazlası ormanlık arazidir.
Geniş yapraklı ağaçlar çoğunluğu teşkil etmek üzere, kozalaklı
ağaçlarla birlikte, kuzeydoğu bölgesi ormanlarla kaplıdır.
Ormanların karakteri oldukça yavaş değişmekte olup, bugün mevcut
ağaçlar yumuşak tahtalıdır.
Toprakların kalitesi farklı olup, çeşitli cinslerdedir. Dağlık
bölgelerde daha ziyade ince ve taşlı toprak bulunur. Güney
Polonya’daki lös tipi topraklarla, ülkenin ortasında geniş bir
alanda mevcut, içinde organik maddeler olan kum ve kil karışımının
meydana getirdiği topraklar en verimli olanlarıdır.
Polonya ormanlarında ve millî parklarında çoğunlukla kırmızı geyik,
ayı, kurt, kartal, dağ keçisi, siyah leylek ve dev geyik yetişir.
Ayrıca bazı bölgelerde sırtlan ve arslana da rastlanmaktadır.
Polonya’nın yer altı kaynakları oldukça zengindir. En önemli madeni
kömürdür. Orta Polonya’da linyit rezervleri mevcuttur. Güney
bölgelerde petrol ve tabiî gaz yatakları vardır. Yukarı Silesia’da
çinko ve kurşun, Aşağı Silesia’da bakır çıkarılmaktadır. Demir
cevheri rezervleri az miktarda bulunur. Mevcut kıymetli sülfür
yatakları önemli bir gelir kaynağıdır. Ayrıca bir miktar gümüş,
kadmiyum ve tuz da çıkarılır.
Nüfus ve Sosyal
Hayat
Polonyalılar Islav ırkındandır. Nüfûsun en eski kaynağını 10.
yüzyılda “Polane” adı verilen Islav kabileleri meydana getirir.
Yaklaşık olarak 37.875.000 nüfûsa sahip bir ülkedir. Nüfûsun %
98’ini Polonyalılar meydana getirir. Geri kalan küçük bir bölümünü
ise Almanlar, Ukraynalılar ve Byelorussianalılar teşkil eder.
Polonyalıların % 65’e yakını genç olup, 15 ila 60 yaş grubu
arasındadır. Nüfus yoğunluğu 121 olup, yıllık nüfus artışı % 1’dir.
Bugünkü Polonya lisanı, Islav kabilelerinden teşkil etmiş
Polanelerin dilinden kaynaklanmaktadır. Buna mukabil, Pomerania’nın
doğusunda ve Polonya Karpatlarının bazı bölgelerinde diğer Islav
kabilelerinin bir miktar farklı yönleri bulunan lehçeleri de
konuşulmaktadır.
Polonya halkının büyük bir bölümü katoliktir. Hıristiyan aleminin
bugünkü lideri olan Papa John Paul II, Polonyalıdır.
Polonya’da eğitim ve öğretim imkanları oldukça geniştir. Halkın
okuma yazma oranı % 98’dir. Önceleri katolik inancına göre
hazırlanmış öğretim müfredatı, komünistlerin iş başına gelmesiyle
daha kötü bir duruma sokulmuş, dersler tamamen dinden
uzaklaştırılmış ve komünist ideolojisiyle öğrencilerin beyinleri
zehirlenmeye çalışılmıştır. Marxsist-Leninist felsefe içinde
boğulmuş düşünce ve prensipler, her seviyede zorla öğretilmekteydi.
1986’dan sonra bu zorlama yavaş yavaş kalkmıştır. Mevcut
üniversiteler içinde Krakow’da Jagerellonion Üniversitesi, Lublin
Katolik Üniversitesi ve Varşova Üniversitesi en önemlileridir.
Polonya’nın başşehri Varşova’dır. Diğer önemli şehirleri ise; Kodz,
Krakow ve Gdansk’tır.
Siyasî Hayat
Polonya’da tek partili sisteme dayalı sosyalist rejim, 1988’de
yerini çok partili sisteme bırakmıştır. Günümüzde de yürürlükte olan
1952 Anayasasına göre yasama yetkisi seym denilen tek meclisli
parlamentoya aittir. Bu meclisin 460 üyesi beş yılda bir halk
tarafından seçilir. Meclisin üyeleri arasından seçilen 17 kişilik
Devlet Konseyi yasama ve bazı yürütme yetkilerine sahiptir. Asıl
yürütme organı ise direkt meclise karşı sorumlu olan Bakanlar
Konseyidir.
Ekonomi
Polonya ekonomisi, İkinci Dünya Savaşı ve çeşitli istilalar yüzünden
büyük sarsıntılar atlatmıştır. Daha sonra ABD ve diğer ülkelerden
alınan yardımlarla biraz düzelmiştir.
Komünistler ülkeyi ele geçirince ekonomide devletleştirme ve
kollektifleştirme başladı. Komünist ülkeler arasında kurulan
“Karşılıklı Ekonomik Yardımlaşma Konseyi” (Comecon) ekonomik yönü
ağırbasan bir askerî antlaşmadır. Polonya bunun bir üyesi olarak,
ticaretini bu ülkelerle yapardı. Ülkede sosyalistler seçimleri
kaybedince ve Sovyetler Birliği dağılınca başa geçen hükûmet
ekonomik problemleri halletmek için Batıya açılma politikasını
uygulamaktadır.
Polonya endüstrisi oldukça çeşitlidir; gemi yapımı, tekstil, kimya,
orman ürünleri, metal sanayii, otomobil, uçak, makina, çimento,
alüminyum ve petrol ürünleri başlıca endüstri dallarıdır. Son
zamanlarda kereste ve kağıt endüstrileri de gelişmeye başlamıştır.
Madencilik ve maden sanayii oldukça gelişmiştir. Bunların en
önemlileri kömür, çinko, kurşun ve bakırdır. Polonya, BatıAlmanya ve
İngiltere’den sonra Avrupa’nın en büyük kömür üretici ülkesidir.
Ayrıca sülfür üreten ülkeler arasında önde gelmektedir. Manganez,
kalay, tuz, linyit, petrol, demir ve tabiî gaz diğer önemli yeraltı
kaynaklarıdır.
Enerji bakımından oldukça gelişmiş bir ülkedir. Sovyet yardımıyla
kurulmuş hidroelektrik santralleri mevcuttur. Kömüre dayalı demir ve
çelik endüstrisi önemli bir gelir kaynağıdır. Wroclaw, Poznan,
Bydgoszcz, Yukarı Silesia en önemli mekanik ve elektrik mühendisliği
endüstri merkezleridir. Gdansk ve Scczedn’de ise tersaneler
mevcuttur. Son zamanlarda gıda, alüminyum endüstrisi Macaristan
boksiti ve yerli gıda, alüminyum ve sun’î gübre endüstrileri
gelişmiş durumdadır. Alüminyum endüstrisi; Macaristan boksitine ve
yerli kahverengi kömüre bağlıdır.
Tarım ürünleri bakımından daha çok patates, şekerpancarı, tütün,
keten, çavdar, arpa, buğday ve yulaf önde gelir. Güneyde
şekerpancarı ve mısır üretimi önemli bir gelir kaynağı durumundadır.
Hayvancılıkta ise daha çok sığır ve koyun yetiştirilir. Ayrıca
balıkçılık diğer önemli bir kaynaktır. Çalışan nüfûsun % 30’a yakın
bir bölümü tarım ve hayvancılıkla uğraşır. Polonya, para birimi
olarak Zloty kullanır. Bir zloty 100 groszy’dir. Kişi başına düşen
millî gelir 7200 doların üstündedir. Polonya dış ticaretinin
yaklaşık üçte ikisi eski Comecon üyesi komünist blok ülkeleriyle
olmaktadır. Bu ülkelerden en çok ticaret yapılanı Rusya’dır.
İthalatın % 35 ve ihracatın % 26’sı bu ülkeyledir. Batılı ülkeler
arasında en çok Almanya ile ticarî münasebetleri mevcuttur. Ayrıca
İngiltere ve ABD, Polonya ile ticarî antlaşmaları bulunan liberal
ülkelerdir. Özellikle son yıllarda buğday ve diğer tarım ürünlerinde
ABD ile olan bağlılık artmıştır.
Polonya’nın ithalat ürünleri; tekstil hammaddesi, demir cevheri,
makina ve teçhizat, tahıl ürünleri ve petroldür. Petrolün tamamı
“Dostluk Boru Hattı” yoluyla Rusya’dan sağlanır.
Kömür, kimyevî maddeler, tekstil ürünleri, balık, giyim kuşam
malzemeleri, kereste, linyit, çimento, et ve metal ürünleri başlıca
ihracat kaynaklarıdır.
Ülkenin ulaştırma şebekesi özellikle İkinci Dünya Harbi esnasında
işlemez hale getirilmiştir. Bugün ise düzenli yollara sahiptir.
Demiryollarının toplam uzunluğu yaklaşık 25.848 km’dir. Bunun 3200
km’ye yakın bir bölümü elektriklidir. Nehir ve kanallar ulaşıma
müsaittir. Odra Nehri üzerinde ticarî ulaştırma yapılmaktadır.
Ülkenin ticaret yükünün ağırlığı demiryolları üzerinden olduğu için
363.116 km’ye ulaşan karayolları nisbeten daha az gelişmiştir.
Modern bir hava yolu sistemine sahiptir. Ayrıca deniz ulaşımı da iyi
durumdadır. Başlıca limanları Gdansk, Gdynia ve Szczecin’dir.
Din
Polonya Avrupa'nın en dindar ülkesidir. Katolik olduğunu söyleyenler
%90'a, düzenli olarak Kiliseye gittiğini beyan edenler %80'e
ulaşmaktadır. Dini inanci olanlar arasindan 4 grup secebiliriz.
Birinci- 15% polonyali cok dindar olup, her gun dini gorevlerini
yerine getirip, buyuk bir inancla dua edenlerdir. İkinci grup-
35-55% halk, bu insanlar allaha inaniyor ve dua ediyor ama her zaman
kilisenin sesine kulak vermiyordur. Üçüncü grup- 20-25% Allaha
inanip, kiliseye cok ender gidenlerdir. Ornek olarak ayda bir
gitmektedirler. Ayrica kiliseyi elestirirler. Dördüncü grup 20-30%
insanlar allaha inanip, dua etmiyen ve kiliseye gitmeyenlerdir.
Polonya Meclisi (Sejm) Başkan kürsüsünün arkasında Haç vardır.
Anayasa'da ilgili her bölümde Katolikliğe atıf vardır. Bu anlamda,
Katoliklik devletin resmi dini olarak kabul edilmektedir de
denebilir. Kilise, devlet, siyaset ve toplum hayatında gerektiğinde
kullandığı ciddi bir nüfuza sahiptir. Bazı Katolik papaz ve gruplar
siyasete açıkça girmekte ve bugünkü koalisyon iktidarının en büyük
ve en küçük partilerini desteklemektedir. Bugün Polonya'da hiçbir
kişi veya resmi veya özel kurumun Katolikliği açıkça reddetmesi ya
da eleştirmesi düşünülmemelidir. Kilise ile açıkça ters düşen bir
partinin siyasi yaşamda yer sahibi olması neredeyse imkansızdır.
Papa II. Jean Paul'e incitici eleştriler yönelten bir gazeteci
Mahkeme tarafından mahkum edilmiştir. resmi kurumun Devlet ile
Kilise ilişkisini 1989 yılı yasaları düzenlemektedir. Söz konusu
yasalar, inanç özgürlüğünü garanti altına almakta, Roma Katolik
Kilisesi'nin radyo ve televizyon programları yapmasına, ayrıca okul,
hastane ve tarihi değeri olan binaları işletmesine izin vermektedir.
Lublin Katolik Üniversitesi ve Varşova İlahiyat Akademisi dışında
birçok üniversite ve eğitim kurumunda ilahiyat bölümleri vardır. 28
Temmuz 1993 tarihinde hükümet, Başpiskoposluk ile aralarındaki
karşılıklı ilişkileri düzenleyen bir Konkordato imzalamış, söz
konusu anlaşma üzerinde 5 yıl görüşmeler yapıldıktan sonra
Parlamento tarafından yasallaştırılmıştır. Varşova Başpiskoposu,
aynı zamanda Polonya Başpiskoposu'dur (ki 1981'den bu yana bu görevi
Kardinal Józef Glemp yürütmektedir). Dini başkent Gniezno'dur ve bu
kentin piskoposu doğrudan başpiskopos unvanı alır. 1978 yılı Ekim
ayında, Krakov Piskoposu, kardinal Karol Wojtyla (Karol Voytıua), II.
Jean Paul (ikinci Jan Pol) adı ile Papa seçilmiştir. Wojtyla, 2005
yılında ölmüştür.
Polonya’da 5000 kadar Tatar, müslüman yaşıyordur.1989 senesinden
itibaren yeni müslüman grupları gelmektedir. Polonyada bu bir sorun
teskil etmiyordur. Fransanin okullarda turban yasagini uygulamasini
Polonya’da yanlış uygulama diye yorumlanip, kabul edilmemistir.
Polonya'da 1997 den itibaren Avrupa'da buna benzer esi olmayan tek
Katolik ve Musluman birlik Konseyi vardir. Sympozjum ve gerektiginde
yardim organize etmektedir. Polonya'da araç kıralama ve rentacar
gayet uygun adresler.