Anasayfa

SMS & HAZIR MESAJ

<< GERİ DÖN

Portekiz

Portekiz Avrupa’nın güneybatı ucundaki İber Yarımadasında yer alan ve etrafı İspanya ve Atlas Okyanusu ile çevrili bir ülke. 36°58’ ve 42°09’ kuzey enlemleriyle 6°11’ ve 9°30’ batı boylamları arasında kalan Portekiz’in kuzeyden güneye uzunluğu 560 km, genişliği de 215 km’dir. Kuzey Atlantik’teki Azorlar ve Madeira Adalar grubu Portekiz’e dahildir.
İlk çağlarda İber kabileleri (Lusitanienler) ile işgal edilen ülke, M.Ö. 1. yüzyılda Romalıların bir eyaleti oldu. Sonra Vandallar, Süevler (bir Alman kabilesi), 5. yüzyıldan 8. yüzyıla kadar Vizigotlar tarafından istila edildi. 711 yılında ülke Müslümanların eline geçti. Endülüs Emevileri (756-1031), Teva’if-i Mülûk (11. yüzyıl) İslam devletleri kurulup, bölgeye hakim oldular. Onuncu yüzyıla doğruDouro ve Minho nehirleri arasındaki bölgeye Terra Portucallis ismi verildi. Portucallis, Latince Portas (liman) ve Calle (kale) birleşiminden meydana gelmiştir.
Portekiz, 1143’te bağımsız bir krallık oldu. Sınırları Meriniler’e karşı yaptığı savaşlarla genişledi. On üçüncü yüzyıl ortasına doğru bugünkü Portekiz sınırları tamamlandı. Portekizli denizciler 15. yüzyılda dünya çapında yayılma gösterdiler. Sonraki yüzyılda Asya, Afrika ve GüneyAmerika’da büyük bir sömürge imparatorluğu kurarak, Avrupa ve Doğu arasındaki ticaretin çoğunu ellerinde tuttular. 1598 yılında Fas şehirlerine karşı açtığı savaşta, Portekiz ağır bir mağlûbiyete uğrayınca, imparatorluk aniden çöktü. Ülkenin zayıflamasından faydalanan İspanya, Portekiz’i 1580’de topraklarına katarak, 1640’a kadar idare etti.
Portekiz 1688 yılında Lizbon Antlaşmasıyla tekrar bağımsızlığına kavuştu. Fakat Portekiz eski ihtişamını kaybettiğinden İngiltere ile 1703’te, 20. yüzyıla kadar devam eden bir ittifak antlaşması imzalandı. İngilizlerle müttefik olduğundan 19. yüzyılda Napolyon’a karşı savaşmak zorunda kaldı. Ülke Fransa ile savaş halindeyken, 1811’de kral ve ailesi Brezilya’ya sığındı. Bu dönemde imparatorluk çökmeye başladı. 1822’de Brezilya bağımsızlığını ilan edince, Portekiz tek büyük zenginlik kaynağını kaybetti.
On dokuzuncu yüzyılın tamamı ve 20. yüzyıl başları Portekiz için ekonomik ve siyasi istikrarsızlık dönemi oldu. Şiddetli partizan mücadeleler, iç savaşlar ülkeyi kargaşanın içine itti. 1908’de kral katledilerek, iki yıl sonra 1910’da cumhûriyet ilan edildi. On altı yıl devam eden cumhuriyet dönemi oldukça istikrarsız olup, bu dönemde kırk sekiz hükümet kuruldu ve en az yirmi beş darbe teşebbüsü oldu. 1926’da ordu idareyi ele aldı ve kırk sekiz yıl ülke General Franko tarafından diktatörlükle idare edildi. 25 Nisan 1974’te hükümet genç subaylar tarafından yapılan bir darbe sonucu işbaşından uzaklaştırılınca, General Antonio de Spinola liderliğinde bir askeri cunta kontrolü eline geçirdi. Başkan Spinola solcu subaylardan gelen baskı sonucu, aynı yılın Eylül ayı sonunda istifa etmek zorunda kaldı. Nisan 1975’te demokratik partiler oyların % 64’ünü kazanmasına rağmen, Sovyetlerce desteklenen komünist parti tesirini arttırdı. Bankalar, sigortalar ve sanayi devletleştirildi. 1976’da yürürlüğe giren yeni Anayasada sosyalizme geçiş hedefi açık bir şekilde de ortaya kondu. Yeni Anayasanın ardından yapılan genel seçimlerde hiçbir parti çoğunluğu elde edemedi. Sosyalis Partisi Genel Başkanı Mário Soares bir azınlık hükümeti kurdu. Cumhurbaşkanlığına Genelkurmay Başkanı Antánio Ramalho Eones seçildi. Mário Soares başkanlığındaki hükümet 1977 Aralığında istifa etti. Ocakta kurulan koalisyon hükümeti ve bunun ardından kurulan bir dizi koalisyonlar da kısa ömürlü oldu. 1980’de yapılan seçimlerden sonra merkez sağ eğilimli Demokratik İttifak, büyük çoğunlukla iktidara geldi. Bu hükümet anayasada büyük değişiklikler yaptı ve sivil yönetime geçiş yolunu açtı. 1982’de başgösteren hükümet krızi üzerine Cumhurbaşkanı erken seçim kararı aldı. 1983 Nisanında yapılan seçimlerde birinci parti durumuna gelen Portekiz Sosyalist Partisi, Sosyal Demokrat Partiyle koalisyon kurdu. Portekiz 1 Ocak 1986’da AET’ye alındı. Soares, 60 yıllık bir aradan sonra 1986 Şubatında ilk sivil cumhurbaşkanı seçildi. Temmuz 1987’de yapılan seçimlerde Sosyal Demokrat Parti sandalye sayısını büyük oranda arttırması, kurulan koalisyon hükümetinin istikrarlı olmasını sağladı. 1991’de yapılan seçimlerde Sosyal Demokrat Parti yine ilk sıradaki yerini korudu.

Fiziki Yapı

Portekiz çoğunlukla alçak ve orta yükseklikte arazilerle kaplıdır. Toprakların % 70’ten fazlasının deniz seviyesinden yüksekliği 400 metrenin altındadır. Tagus Nehri ülkeyi birbirinden farklı iki bölgeye ayırır. Tagus Nehrinin kuzeyi büyük ölçüde dağlıktır. Bilhassa Douro Nehrinin kuzeyinde arazinin % 90’ı 400 metrenin üstündedir.
Büyük yaylalar derin vadilerle yarılmıştır. Bazı yerlerde dağlar denizden 50 km içerde 910 m yüksekliği aşarlar. Douro ve Tagus nehirleri arasında üçgen biçiminde bir kıyı ovası yer alır ve iç kesimde birkaç geniş vadi mevcuttur. İspanya’ya doğru uzanan Serra de Estrela Sıradağı Torre’de (Portekiz’in en yüksek tepesi) 1991 metre yüksekliğe ulaşır. Bu bölgeden Atlas Okyanusuna dökülen Tagus ve Douro dışındaki diğer büyük nehirler, kuzeyde İspanya sınırının bir kısmını teşkil eden Minho, Mondego ve Zezere’dir. Tagus Nehrinin güneyindeki toprakların yaklaşık % 60’ı 200 m’nin altındadır. Burası dalgalı ovalar ve alçak yaylalarla kaplı bir bölgedir. Yüksek tepelere nadir rastlanır ve sadece Serra de Sao Mamede isimli bir dağ silsilesi 900 m’yi aşar. Bu bölgedeki tek büyük nehir kuzey-güney istikametinde akarak geniş bir vadi meydana getirip ülkenin güneydoğu ucundan Atlas Okyanusuna dökülen Guadiana Nehridir.

İklim

Portekiz’in kuzeyinde ılıman (mûtedil), güneyinde ise sıcak bir iklim hüküm sürer. Kış boyunca batıdan yağmur getiren soğuk rüzgarlar eser. Fakat yaz yaklaşınca güneyden sıcak kuru hava dalgası gelir ve pek az yağmur yağar. Kuzey kısmı güneye nazaran daha soğuk bir iklime sahip olduğu gibi, senenin çoğu günlerinde batıdan esen okyanus rüzgarlarına maruz kaldığından daha çok yağış alır. Tagus Nehrinden güneye doğru gidildikçe yağış azalır ve sıcak-kurak yaz uzun süre devam eder.
Portekiz kıyısında sıcaklıklar hemen hemen her yerde aynıdır. Batı kıyısının ortasında bulunan Lizbon şehrinde sıcaklıklar, Ocak ayında ortalama 7°C ila 15°C arasında, temmuzda 18°C ila 28°C arasında değişir.

Tabii Kaynakları

Portekiz’in yakaşık % 35’i ormanlıktır. Ormanların % 90’ı meşe ağaçları ile kaplıdır. Diğer önemli ağaçlar kestane, incir, keçiboynuzu ve bademdir. Portekiz meşeden şişe mantarı yapmada dünyada birinci sırada yer alır. Vahşi hayvanların çoğu, yabani tavşan ve tilki gibi küçük türdendir. Geyik dağlık bölgelerde bulunur. Yeraltı zenginlikleri tungsten, bakır, demir, mermer, granit ve arduvazdır.

Nüfus ve Sosyal Hayat

10.372.000’lik bir nüfûsa sahip olan Portekiz’de halk etnik yapı bakımından farklılıklar arz etmez. Portekizlilerin çoğu Avrupa boy ortalamasından biraz kısa, kara gözlü ve siyah saçlıdır. Bugünkü ülke nüfûsunu meydana getiren insanlar, değişik zamanlarda İber Yarımadasına gelen insanların karışmasından meydana gelmiştir. Bunlar Keltler, Fenikeliler, Kartacalılar, Romalılar, Yahûdiler, Germen kabileleri, Araplar ve Berberilerdir.
Portekizliler 15. yüzyıldan beri dünyanın çok yerlerine göç etmektedir. Hükümet iş gücünü muhafaza edebilmek için 1960 yıllarında göçü ciddi olarak yasak etmiştir. Bununla beraber çoğu genç olan binlerce Portekizli kanunsuz olarak ülkeyi terk etmeye devam etmekte, daha fazla ücret için Fransa ve diğer Batı Avrupa ülkelerine kaçmaktadır. Aynı zamanda köylerden yeni sanayisi olan şehir merkezlerine göç vardır. En önemli şehir batı kıyısının ortasında yer alan başşehir Lizbon olup, nüfûsu 2.063.000’dir. Diğer önemli şehirleri Oporto, Amadora, Coimba, Borreiro, Braga, Almada veCoimbra’dır.
Ülkenin resmi lisanı Portekizce olup, şive farklılıkları halkın birbirleriyle anlaşmasında herhangi bir güçlük çıkarmaz. Nüfûsun % 98’i Roma katoliği olup, ancak birkaç bin Protestan ve az sayıda Yahûdi vardır.
Portekiz’de ilköğretim mecbûri olup, 6 yaşından itibaren başlar. Okuma-yazma oranının % 70 olduğu ülkede, yüksek tahsil Lizbon, Oporto ve Coimbra üniversitelerinde, Lizbon Teknik ve Katolik Üniversitesinde ve değişik enstitülerde yapılır.

Siyasi Hayat

1976 Nisanında yürürlüğe konulan yeni anayasa ile sosyalist bir yönetim içine girenPortekiz, 18 idari bölgeye ayrılmıştır. Başlıca yönetim organları cumhurbaşkanı, ihtilal konseyi ve hükümettir. İhtilal konseyi 4 komutan ve silahlı kuvvetlerden seçilen 14 subaydan meydana gelmiştir. Portekiz NATO’ya üyedir.
1980’de yapılan seçimleri büyük çoğunlukla Merkez-sağ eğilimli Demokratik İttifak kazandı. Yeni hükümet, anayasada bir sürü değişiklik yaparak sivil yönetime geçiş yolunu açtı. 1985 Ekiminde yapılan seçimleri serbest piyasa ekonomisini savunan Sosyal DemokratParti kazandı. 1986 Şubatında Mário Soares Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanarak 60 yıllık bir aradan sonra ilk sivil Cumhurbaşkanı oldu. Aynı yıl Portekiz AET’ye alındı.1989’da yapılan değişiklikle sosyalizmle ilgili ifadeler anayasadan çıkarıldı.

Ekonomi

Portekiz Avrupa’nın en az gelişmiş ülkelerinden biri olup, ülkede hayat seviyesi düşüktür. Çalışan nüfusun % 31’i tarım, % 35’i sanayi ve ticaret, % 34’ü çeşitli hizmetlerde çalışır. İmalat ve inşa sanayii brüt milli hasılanın beşte ikisinden fazlasını sağlar. Tarım ise, brüt milli hasılanın ancak üçte birini temin eder.
Portekiz’de önceden beri gıda sanayii, tekstil, mobilyacılık ve inşaat sektörü önemli bir yer tutar. Gıda sanayiiyle ilgili olarak değirmencilik, şeker, balık konserve ve zeytinyağı fabrikaları bulunur. Tekstil sanayiinin ana ürünleri pamuk, bükülmüş yün iplik ve elbisedir. Giyim sanayiiyle bağıntılı olarak ayakkabı imalatı da gelişmiştir. Orman zenginlikleri; kağıt hamuru, kağıt, şişe mantarı, zift, reçine, neft yağı üretiminde ve bilhassa mobilyacılıkta kullanılır.
Yeni sanayi dallarının en önemlilerinden biri elektronik makinalar ve yardımcı parçalarıdır. Petrol rafinerilerinin kurulması, petro-kimya sanayiinin gelişmesini sağlamıştır. Ufak çapta demir ve çelik sanayii mevcuttur. Gemi yapımı ve gemi tamir tesisleri Portekiz’i bu sektörde Avrupa’da birinci yapmıştır.
Portekiz arazisinin yaklaşık % 55’i tarıma elverişlidir. Ekilebilir toprakların çoğunda tahıl (buğday ve çavdar) yetiştirilir. Fakat randıman, çoğu yerlerde toprak verimsiz ve erozyona maruz kaldığından düşüktür. İşgücü, bilhassa güneyde yetersizdir. Ülke buğday ve diğer tahılları ithal etmek zorunda kalmaktadır.
Portekiz’de asma bahçeleri ekilen toprakların % 10’unu kaplar. Ülkede zeytinyağı üretimi de ileri durumdadır. Meyve ağaçları olarak ülkenin kuzey yarısında elma ve armut, güneyde portakal yetişir.
Portekiz’de maden yatakları çok çeşitliyse de, çoğu yetersiz seviyede ve ulaşılması güç yerlerdeveya fon yetersizliğinden istenilen derecede işletilememektedir. Çıkarılan önemli madenler tungsten, demir, kükürtlü bakır, mermer, granit ve arduvazdır. Portekiz, ihtiyacı olan petrolün hepsini ithal etmektedir.
Portekiz bükülmüş yün iplik, kumaş, elbise, konserve balık, şişe mantarı, kağıt hamuru ve kağıt, elektrik aletleri ihraç eder. Portekiz ticaretinin çoğunu üyesi olduğu Avrupa Ortak Pazarı ülkeleriyle yapar.
Portekiz’de karayolları51.953 km’dir. Bunun 44.680 km’lik kısmı asfalt kaplanmıştır. Demiryolları 3600 km olup, diğer Batı Avrupa ülkelerine nazaran geridedir. Havayolu ulaşımı 13 havaalanından sağlanmaktadır. Portekiz ticaret filosu nüfûsuna nispetle büyük olup, 750.000 tonilato kapasitesindedir.

YEME - İÇME

Portekiz mutfağı Ispanya mutfagını andırmakla birlikte, pirinç, patates, ekmek, et, deniz ürünleri ve balık kullanılan çeşitli tariflerle zengin bir mutfaktır. Portekizlilerin özellikle Morina balığından yapılmış yemekleri çok sevdikleri ve Portekiz’de bacalhau denen bu yemeklerin yılın her günü için farklı olmak üzere 365 değişik şekilde pişirildiği söylenir. Pastéis de Bacalhau, Bacalhau à Brás ve Bacalhau à Gomes de Sá en popüler tariflerdir. Diğer balık yemekleri arasında ızgara sardalya ve Caldeirada sayılabilir. Eski ve ağır tariflere dayanan pasta ve hamur işleri ülke çapında yaygındır. Lizbon’un Pastéis de Nata ve Aveiro’nun Ovos-Moles gibi tatlı ve kekleri çok revaçtadır. Portekiz’in kendine özgü fast-food tarzı yemeği ise Porto’nun Francesinha ’sıdır. Diğer yemekler arasında et ve sosis parçaları ile kuru fasulyeden yapılan ve beyaz pirinçten yapılan pilav ile servis edilen Feijoada ile et, pirinç, patates ve diğer sebzelerin haşlanmasıyla yapılan Cozido à Portuguesa ve Espetadas bulunur. Kahvaltıya onem verirler ve doyurucu deniz urunleri kahvaltı secenekleridir.
Portekiz şarapları Romalılar zamanından beri ülke sınırları dışına gönderilir. Romalılar Portekiz’i şarap ve eğlence tanrısı Baküs ile özdeş tutarlardı. Günümüzde şarapseverler tarafından çok iyi tanınan birçok şarap çeşidi, uluslararası ödüller kazanmıştır. Tanınmış birçok Portekiz şarabı dünyanın en iyi şarapları arasında sayılır.

ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ

Lizbon`da alışveriş yapmak için bir çok seçeneğiniz mevcut ancak, Lizbon`da alışveriş için mistik bir hava değişik yerler, meydanlara kurulan pazarlar bulmanız pek mümkün değil. Onun yerine büyük alışveriş merkezleri, ünlü caddelerine açılmış olan butikler bulunmaktadır.
Özellikle Santa Catarina Caddesi Lzibon`a gelen bir çok ziyaretçinin oldukça ilgisini çeken yerlerden bir tanesidir. Burada sıra sıra bir çok butik ve mağaza bulunmaktadır. Büyük alışveriş merkezlerinden en meşhur olanlarından bir tanesi ise, Marco Polo Alışveriş Merkezidir. Bu alışveriş merkezinde aradığınız bir çok mağazayı bir arada bulabilme şansınız var.
Lizbon gezinizi size en güzel şekilde hatırlatacak ve sevdiklerinize bu şehirden hatıra olarak götürebileceğiniz hediyelerin ilk başında Porto şarapları geliyor. Bu şaraplardan bir şişe alıp ülkenize götürmeniz hem size Lizbon`da geçirdiğiniz keyifli gecelerinizi hatırlatacak, hem de arkadaşlarınıza değişik bir tat tattırmış olmanın keyfini yalatacaktır. Şarapların dışında ise, çinilerden yapılmış olan tabak çanak gibi objeler satın alabileceğiniz diğer ürünlerin arsında yer alıyor.

Gezilecek Yerler

Tarihi çok eski zamanlara dayanan bir şehir olan Lizbon bir çok farklı kültürün izlerini taşımaktadır. Ancak bu şehirde yaşanan depremler yüzünden bir çok eserini kaybetmiştir.
Balem Kulesi, köPage Ranküleri, karışık, dolambaçlı, yokuşlu yoları ve bir çok tepeden oluşan bu şehir için İstanbul benzetilmesi yapılmaktadır.
Belem Kulesi: Belem Kulesi, İstanbul`da bulunan Kız Kulesi benzerinde bir yapıdır. Denizin içinde olan bu yapı, eskiden sefere çıkan denizcileri gözlemleyebilmek için inşa edilmiştir. Belem Kulesi`ni ziyarete gittiğinizde, bu semtte bulunan müzeleri, parkları görmeyi de ihmal etmeyin.
Belem Coach Museum: Masal diyarlarına götürebilecek kadar fantastik bir yer, kraliyet zamanlarında kullanılan faytonların sergilendiği bir müze. Bu müze tam anlamıyla, zenginlik ve ihtişamın o zamanlarda nasıl yaşandığının birer göstergesidir.
Köpage Ranküler: Lizbon Tagus Nehri tarafından ikiye ayrılır. Bu nehrin üzerinde iki tane köpage Rankü vardır. Bu köPage Rankülerin en meşhur olanı ise, 25 Abril Köpage Ranküsü`dür. Lizbon`un köpage Ranküleri, bir yakayı öbürüne bağlayan bir köpage Rankü olmanın dışına çıkıp, Lizbon güzel manzarasına oldukça güzellikler katan bir sembol halini almıştır.
İsa Heykeli: Lizbon`da oldukça dikkat çekici yapılardan bir tanesi ise Brezilya`nın Portekiz`e hediye ettiği İsa Heykeli`dir. Bu heykel yüksek bir binanın tepesinde bulunmaktadır. Lizbon`da oldukça meşhur olan asansörlerle bu yüksek binanın en tepesine çıkarak, İsa heykelinin kollarının arasından bütün Lizbon`u seyre dalabilirsiniz.
Asansör (Elevador): Lizbon`da asansörlerin çok değişik bir yeri vardır. Bu şehirde bulunan asansörler, binaların içinde değil dışında bulunuyor. Ve bu asansörler genellikle turistik amaçlı olarak kullanılır. Şehri en güzel şekilde tepeden seyretmek isteseniz, asansörlere binebilirsiniz. Santa Justa sokağında bulunan 1911 yılında yapılmış olan asansör, Lizbon`da bulunan asansörlerin en meşhurudur.
Oceanarium: Lizbon`da bulunan bu akvaryum, Portekizlilerin denizcilik geçmişine ne kadar sahip çıktıklarının bir göstergesi gibidir. Bu dev akvaryumda bir çok sualtı canlısını bir arada görme şansını elde edebilirsiniz. Okyanus ortadan ikiye ayrılmış, sizde okyanusun içinde yürüyormuşsunuz gibi bir hissedebilirsiniz Oceanarium`u ziyaret ettiğinizde.Bu akvaryumun içinde köpekbalıkları ziyaretçiler tarafından en dikkat çekici bölümlerdir.
Kraliyet sarayı: Yıllar boyunca kralların yazlık mekanları olarak kullanılan bu sarayın dış mimarisi kadar, iç mimarisinde kullanılan çiniler oldukça dikkat çekicidir. Portekiz`de bulunan bir çok yapıda kullanılan çini desenler Lizbon`a ayrı bir özellik katmaktadır.
Jeronimos Manastırı: 1496`da Kral I. Manuel tarafından yaptırılan bu bina, Lizbon`un simgeleri arasında yer alıyor. Manastır`ın yapımında kullanılan çeşitli mücevherler bu yapıya oldukça zengin bir görüntü kazandırmaktadır.

EĞLENCE

Lizbon`da gece hayatı genellikle Liman bölgesinde bulunan restoranlarda yaşanır. Portekiz`in yöresel müziği olan Fado müziğinin en güzel ezgilerini burada duyabilirsiniz. Bu yöresel ezgilerin dışında Lizbon`da dünya standartlarında bir çok bar ve gece kulübü bulabilirsiniz. Bu mekanlarda caz dan popüler müziğe kadar her tür müziği dinleme şansına sahipsiniz.
Ancak Lizbon`da tabii ki de, eğlence Fado gecelerinde yaşanır. Fado müziği biraz acıklı ezgilere sahiptir. Fado`nun kelime olarak "kader" anlamına gelmektedir. Bu müzikte özlem ve hasret duyguları vardır. Gidip gelmeyen sevgiliye, deniz yolculuğuna çıkıp dönmeyen eşler için söylenen hüzünlü bir müziktir. Fado müzikleri ne kadar hüzünlü olsa da, bu müzikler eşliğinde yapılan eğlenceler oldukça keyifli geçmektedir. Lizbon`da gece hayatında en çok tüketeceğiz içecek ise, dünyaca ünlü Porto şaraplarıdır. Portekiz'de araç kıralama ve rentacar gayet uygun adresler.



Siirbahcesi.Net


BURÇLAR

  GENEL KÜLTÜR

 YARARLI SİTELER

Siirbahcesi.Net Tüm Hakları Saklıdır, İzinsiz Kopyalanamaz Ve Çoğaltılamaz. (C) Copyright 2006 MaxiNet

Şiir   Sitemap