<<
GERİ DÖN
Rusya
Rusya Federasyonu dünyanın en büyük ülkelerinden biri. Kuzeyinde
Kuzey Kutup Denizi; doğusunda Pasifik Okyanus; batısında Estonya,
Litvanya, Beyaz Rusya, Letonya, Ukrayna, Moldavya, Baltık Denizi;
güneyinde Kazakistan, Moğolistan, Çin, Gürcistan, Azerbeycan, Hazar
Denizi, Kuzey Kore, Karadeniz yer alır.
Resmi dil bir ülkede kanunla kabul edilen dile verilen isim. Resmi
dil devlet dairelerinde kullanılır. Türkiye'nin resmi dili
Türkçe'dir. Her ülkenin resmi dili yoktur. Örneğin İngiltere'de
resmi dil yoktur.
Başkent Başkent ülkelerin yönetim merkezlerinin olduğu şehirleri
ifade eder. Politika'da başkent (ya da başşehir), bir devletin
yönetim merkezi olan şehiri ; devletin merkezini temsil eder.
Moskova Rusya Federasyonu’nun başşehri. Rusya’nın batı kesiminde yer
alır. Dış sınırlarını kabaca Moskova Çevreyolu’nun çizdiği yaklaşık
1000 km2lik bir alanı kaplar. Siyâsal konumuyla târih boyunca önemli
bir rol oynayan Moskova halen ülkenin en büyük şehri ve önde gelen
sanâyi, kültür, bilim ve eğitim merkezidir. Nüfûsu 9 milyon
civârındadır.1699 Karlofça Antlaşmasından sonra, Osmanlı Devletiyle harbi göze
alamayan Rusya, 1700’de imzalanan İstanbul Antlaşmasıyla sulhe razı
oldu. Antlaşmayla Azak Kalesi ve çevresi Ruslara bırakıldı.Ekonomik
ve kültürel alanda bilgi toplamak amacıyla çıktığı Avrupa gezisinde
Osmanlılara karşı yeni bir ittifak girişiminden netice alamayan Deli
Petro, Karadeniz yerine Baltık Denizine yönelmeye karar verdi ve
İsveç’le ünlü Büyük Kuzey Savaşını başlattı (1700-1721). Başlangıçta
Ruslar mağlup oldu ise de Poltava çarpışmasıyla (1709), savaş
Rusların lehine döndü.
Bu arada Rus ordularının Osmanlı sınırlarını geçmesi üzerine, 9
Nisan 1711 tarihinde Osmanlı Devleti, Rusya’ya sefer düzenledi ve
iki ordu Prut Irmağı boyunda karşılaştı. Ruslar mağlup oldu (Bkz.
Prut Savaşı). Çar Deli Petro kumandasındaki Rus ordusu, antlaşma
isteğinin kabulüyle imhadan kurtuldu. Azak Kalesi ve çevresi
Osmanlılara geri verildi ve aşağı Özü boyundaki Rus kaleleri
yıktırıldı.
Deli Petro’nun kızı Anna zamanında, Osmanlılar ile Venedik-Avusturya
savaşlarını fırsat bilen Ruslar, Avusturya-Rusya ittifakını
yenilediler. Ardından Rus ordusu, Osmanlı ordusunun Avusturya
cephesinde bulunmasından faydalanarak, Kırım Yarımadası batısındaki
Özü Kalesini alıp, Kırım’a girdiler. Ruslar, 1 Temmuz 1736’da ikinci
defa Azak Kalesini zapt ettiler. Azak Harbi 18 Eylül 1739 Belgrad
Antlaşmasıyla sona erdi. Antlaşmayla Azak Kalesi yıktırılıp, Azak
bölgesi Osmanlı Devleti-Rusya arasında tarafsız saha ve müstakil
Kabartay ülkesi de iki devlet arasında tampon halde tutulup,
Moskoflar Karadenizden son bir defa daha uzaklaştırıldı.
Rusya'nın konumuOsmanlı Devleti Kırım’ı Rusların işgalinden
kurtarmak için Sultan Birinci Abdülhamîd Han zamanında Rusya’ya
altıncı sefer düzenlendi. Rus Çariçesi II. Katerina Avusturya
İmparatoru II. Josef ile Bizans-Yunan projesinin tatbiki ve Osmanlı
Devletinin parçalanması için ittifak yaptılar. Avusturya’nın, Rusya
müttefiki olarak Osmanlı Devletine savaş açması üzerine, Osmanlı
askeri iki cephede harbetmek mecburiyetinde kaldı. Osmanlı Devleti
ateşli silahları ellerinde bulunduran Yeniçerinin sebep olduğu
bozgunla ağır yenilgiye uğradı. Önce Avusturya ile 1791 Ağustosunda
Ziştovi Sulhü imzalanarak Belgrad geri alındı. Ruslarla devam eden
harp 9 Ocak 1792 tarihinde imzalanan Yaş Antlaşmasıyla sona erdi ve
Kırım Hanlığının tamamen Rusya hakimiyetine girmesi kabul edildi.
Kırım Savaşı
sonunda imzalanan 30 Mart 1856 tarihli Paris Antlaşması sonunda,
Rusya toprak ve çok fazla maddî kayba uğradı. Rusya bu harpten
sonra, ordularının yetersizliğini anlıyarak yenilik yapma yoluna
gitti. Bu arada diğer taraftan Osmanlı Devletinin içindeki
azınlıklara karşı Slavlık ve Ortodoksluk propagandasını arttırdı.İç savaş sırasında çok sayıda insan ölürken, 2 milyona yakın halk da
ülkesini terk etti. İç savaşın bitmesinden sonra yönetimi ele
geçiren komünistler, karşıt görüşte olanları büyük bir hızla ortadan
kaldırdılar. Lenin Rusya’nın tek siyasî partisi olan Komünist
Partisini kurdu. Birinci Cihan Harbi sonrasında, İstiklal Harbi
yıllarında Türkiye Büyük Millet Meclisiyle 16 Mart 1921’de
Moskova’da Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması imzalandı. Moskova
Antlaşmasıyla, Batum Rusya’ya ait Gürcistan’a bırakıldı ve Kars’ın
doğusundaki Arpaçay Suyu hudut kesildi.
Zalimliği ve halkına yaptığı zulümleriyle tanınan Lenin, milyonlarca
insanı katletti. İnançsızlığın yayılması için çok uğraştı. Ölümünden
sonra yerine Joseph Stalin geçti. Stalin ölünceye kadar Rus
milletini ve Müslümanları işkence altında inletti. Lenin’i geride
bırakarak elli milyondan fazla insanı öldürttü. Milleti kendine
tapmaya zorladı. Bu iki idareci tarafından ülke; utanç duvarları ile
çevrilmiş ve demir perdelerle kapatılmış bir esaret kampı haline
getirildi.
1939 yılında Almanya ve Rusya aralarında bir saldırmazlık paktı
imzalamalarına rağmen, 1941’de Naziler Rusya’ya saldırarak
Leningrad’ı kuşattılar. Uzun süren kuşatma neticesinde, Alman
askerleri soğuk kış şartlarına dayanamayarak mağlup oldular. Bundan
sonraki iki yıl içinde Ruslar, Almanları Doğu Avrupa ve
Balkanlar’dan çıkardılar, İkinci Dünya Savaşıdan Rusların galip
çıkmasında İngiliz ve Amerikan yardımları büyük rol oynadı.
Stalin’in ölmesiyle yerine geçen Kuruşçev idaresindeki Moskova
diktası, Polonyalıların ve Macarların üzerinde uyguladığı büyük
baskı ile kontrolünü güçlendirdi. 1964 yılında Kuruşçev’in yerine
Leonid Brejnev geçti. Bu sırada Çekoslovak hükümetinin liberalist
faaliyetleri görüldüğü için, Macaristan’da yapıldığı gibi 1968
yılındaRus askerleri Çekoslovakya’yı işgal etti. Tank paletleri
insan cesetleri üzerinde dönerek, milyonlarca insan öldürüldü.
Dünyayı hakimiyeti altına almak için silahlanan Rusya, dünyanın
birçok ülkesinde komünist teşkilatlar kurarak, dünya barışını tehdit
ederken, çeşitli ülkelerde de iç savaşların çıkmasına sebep oldu.
Ülke içindeki iktidar değişikliği darbe ve karışıklıklardan istifade
ederek 1980 yılında Afganistan’ı işgal etti. Afganlı mücahidlerin
direnmesi karşısında, büyük silah gücüne sahip Rus ordusu, başarıya
ulaşamamış ve ağır kayıplar vererek güç durumlara düşmüştür.
İklimi
Rusya Federasyonunun umûmî olarak iklimi kışları aşırı soğuk ve
yazları sıcak ve kurak geçen kara iklimidir. Fakat geniş toprakların
hepsinde aynı iklim görülmez. Bu bakımdan Rusya dört iklim bölgesine
ayrılabilir: Kuzeyden güneye olmak üzere Soğuk-Tundra, Nemli
Ormanlık (Tayga), Sıcak ve Çöl ile Astropikal İklim kuşaklarıdır.
Kutup bölgesine yakın yerlerdeki Soğuk-Tundra iklimi; uzun, kuru ve
şiddetli bir kışa sahiptir. Yazları sıcak ve oldukça kısadır. Tayga
bölgesi yağışlı bir bölgedir. Dünyadaki ormanlık arazinin üçte biri
buradadır. Bu ormanlar ülke yüzölçümünün yaklaşık yarısını meydana
getirir. Güneye doğru gidilince sıcak kuşağa gelinir. Burada hava
sıcaklığı oldukça yumuşaktır. Kırım’da ise astropikal iklim
mevcuttur. Ülke yüzölçümünün % 18’ini teşkil eden çöllerde de çöl
iklimi hüküm sürer.
Batıdan doğuya doğru olan büyük hava akıntısı sebebiyle, Atlantik
Okyanusu yakınlarındaki bölgeler mûtedil okyanus iklimi tesiri
altındadırlar. Buna mukabil, ülkenin Pasifik Okyanusu tarafı yılın
altı ayı boyunca süren dondurucu ve karlı kara iklimine tabidir.
Mesela Pasifikten birkaç km uzaktaki Sibirya bölgesinde Ocak ayı
ortalaması aşağı yukarı -50°C civarında seyreder. Bütün ülkede, yaz
ayları ise umûmiyetle serin geçer.
Rusya Federasyonu, dünyanın en kurak ülkelerinden biridir. Bütün
topraklarının sadece dörtte birine yakın bir bölümü ortalama 500 mm
kadar yağış alır. Bundan başka çoğu nemli bölgeler tarım için müsait
sıcaklığa sahip değildir. Yağış miktarları ise yıldan yıla çeşitli
farklılıklar gösterir.
Tabiî Kaynakları
Bitki örtüsü ve hayvanlar: Dünyanın en geniş topraklarına sahip olan
ülkede bitki örtüsünün kuzeyden güneye gidildikçe sınırları kesin
çizgilerle belirlenecek şekilde değiştiği görülür. Kuzey
kıyılarındaki 164.400 km genişlikte tundralar bir kuşak meydana
getirir. Bunun alt kesiminde, Baltık Denizinden Büyük Okyanusa kadar
960-1120 km genişlikte uzanan kozalaklı ağaçlardan meydana gelmiş
ormanlar yer alır. Bu ormanlara tayga denir ve çam, köknar, ladin ve
huş ağaçlarından meydana gelmiştir. Bunu takip eden diğer bir kuşak
ise steplerdir. Bundan sonra karmaorman kuşağı gelir. Güneye
inildikçe iklim şartlarının etkisiyle bitki örtüsü oldukça
fakirleşmeye ve yarı çöl halini almaya başlar.
Dağlık bölgelerde çok çeşitli bitki örtüleri görülür. Gürcistan
sınırını belirleyen Kafkas dağlarında 2100 metreye kadar olan
bölgeler kışın yaprağını döken ormanlarla kaplıdır. Bu yükseklikten
îtibaren geniş dağ otlakları yer alır.
En yaygın yabanî hayvanlar, tundralarda lewingler, kutup tilkileri
ve ren geyiği, Taygalarda porsuk, kırmızı sırtlan, samur, boz ayı ve
tilki, koruma orman bölgelerinde, yaban kedisi, kokarca; Uzakdoğuda,
leopar, kaplan ve ayı bulunur. Çöl bölgelerinde yakau eşeği, vaşak,
çakal, ceylan ve çeşitli kuşlar, sürüngenler; steplerde ise çeşitli
sürüngenler ve ceylan yaşar.
Madenler: Rusya Federasyonu, madenler bakımından çok zengin bir
ülkedir. Dünyanın ikinci büyük kömür üreticisi olan ülkede Kuzbass,
Karaganda, Donbass ve Perçora büyük kömür yatakları vardır. Doğu
Sibirya’da demir, altın, mika, kurşun, çinko, bakır, grafit,
alüminyum ve elmas önemli madenlerdir. Volga-Ural bölgesinde ve
Sibirya Ovasındaki Tyumen alanında petrol çıkarılmaktadır. Ayrıca
ülkenin birçok bölgesinde tabiî gaz yatakları bulunmaktadır. Bütün
madenleri ülke için yeterli miktarda çıkarılırken, sadece kalay
üretimi yetmemektedir.
Nüfus ve Sosyal
Hayat
Milletler: Rusya Federasyonunun nüfûsu yaklaşık olarak
145.300.000’dir. Yüzölçümüne göre nüfûsu azdır. Nüfus yoğunluğu 9
kişi civarında olup, nüfus artışı % 1’dir. Nüfûsun % 65’i şehirlerde
yaşar.
Rusya Federasyonu nüfûsunun büyük çoğunluğunu Slavlar meydana
getirir. Slav grubunun en kalabalık bölümünü Ruslar teşkil
etmektedir. Ruslar, toplam ülke nüfûsunun % 80’ine yakın bir kısmını
meydana getirirler. Ülkenin hemen her tarafında yaşarlar.
Ukraynalılar, Beyaz Ruslar ve Polonyalılar mevcut diğer Slav
gruplarıdır.
Slav olmayan grubun başında Türkler gelmektedir. Türkler de kendi
aralarında çeşitli boylara ayrılır. Başkırtlar, Çuvaşlar, Çeçenler,
Tatarlar, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Rusya sınırları içinde
kalan Türk boylarıdır. Tatarlar aslen Türk olup sonraları Ruslar ve
Ukraynalılar arasına karışmıştır. Umûmiyetle Volga bölgesi, Urallar
ve güneybatı Sibirya’da yaşamaktadırlar.
Diller: Ülkede konuşulan diller kök olarak beş kaynaktan
gelmektedir. Bunlar Slav, Altay, Hint-Avrupa, Ural ve Kafkas grubu
dilleridir. Beyaz Ruslar, Ruslar, Ukraynalılar ve Polonyalılar slav
grubu dilleri konuşur. Altay grubunun ise en önemlisi Türkçedir.
Türkçe, mevcut boylar arasında bazı lehçe farklılıkları ile
konuşulmaktadır.
Dinler: Rusya Federasyonunda halk genelde Hıristiyanlığın Ortodoks
mezhebindendir. Komünist rejim zamanında din düşmanlığı yaygınken
1989’dan îtibaren yapılan yenilikler sonunda halk dîne yönelmiştir.
Dînî ayinler serbestçe yapılmaya başlanmıştır. Türklerin büyük kısmı
Müslümandır.
Kültür: Sovyetlerin kültür hayatı, 1917 İhtilalinden sonra,
değişikliğe uğramıştır. Çarlık döneminin yerini komünistlik
almıştır. Komünist hedef için “her yol meşrûdur” prensibi
medeniyeti, ahlak ve maneviyatı, insanlığı, refah ve mutluluğu
unutturmuş, insanı hayvanlaştıran bir robot ve bir makina haline
getirmiştir. Mülkiyet hakkının kalmaması, yaradılıştan buna
temayüllü olan insanı isteksizliğe ve tembelliğe sürüklemiştir.
Sanat ve edebiyat ise çok cılız kalmış, temayüz eden bazı
şahsiyetler ve ilim adamları ülkeden kaçıp kurtulma çabaları içine
girmiştir. İlmin ve maneviyatın esasından mahrum Rus milletleri hem
maddeten hem de manen insanlıktan uzak kalıp, kültür ve refah
seviyeleri düşük kalmıştır.
Komünist ihtilalden sonra başlatılan komünizm eğitim ve öğretimi,
okullarda mecbûrî hale sokulmuştur. Bugün okuma-yazma oranı %
98’dir. Yüksek tahsil imkanları 1970’ten sonra gelişmiştir. Teorik
fen ilimleri bakımdan güçlü kadrolar, politik baskıların tesirinden,
günümüzde kurtulmuştur.
Teknik çalışmalar: Rusya Federasyonu, uzay çalışmalarında ABD ile
yarış halindedir. Feza çalışmalarında ve ay seyahatlerinde,
Amerikalılar, Ruslardan çok ileridedir.
Rusya Federasyonunda atom konusu üzerinde çok fazla çalışma
yapılmaktadır. İlk reaktör 1954’te çalıştırılmıştı ve 5000 kw
gücündeydi. Son 10 yılda ülke teknik yönden çok geri kalmış olup,
bunun neticesinde, yenileşme hareketleri başlatılmıştır.
Spor: Rusya Federasyonu spor alanında dünyada söz sahibi bir
ülkedir. Spora her yıl büyük harcamalar yapılmaktadır. Umûmiyetle
futbol, voleybol, güreş ve basketbol yaygındır. Ülkenin sembolü
ayıdır.
Şehirler: Başlıca büyük şehirleri Moskova, Leningrad, Gorki,
Sverdlovsk, Novosibirsk, Kuybişey ve Sverdlovsk’tur. Bu şehirlerin
nüfûsu yaklaşık 1,5 milyonun üzerindedir. Başşehri Moskova’dır.
Moskova’nın kalbi ise Kremlin (tahkim edilmiş yer manasına gelir)
olup, 15. yüzyılda yapılmıştır. Leningrad ülkenin endüstri
merkezidir. Nüfûsu bir milyon civarında olan diğer şehirleri ise
şunlardır: Çelyabinsk, Ersvon, Omsk, Perm, Ufa, Rostov, Volgograd.
Siyasî Hayat
Rusya Federasyonunun siyasî rejimi, Sovyetler Birliği dağılmadan
önce komünist diktasıydı. Sovyetler Birliği resmen dağıldıktan sonra
çok partili ve başkanlık sistemine dayalı parlamenter rejime
geçildi. Devlet başkanı halk tarafından beş senelik bir süre için
seçilir. Devlet başkanı aynı zamanda silahlı kuvvetlerin başkomutanı
ve Güvenlik Konseyinin başkanıdır. Devlet başkanı meclisi feshetme
yetkisine sahiptir.
Parlamento 450 milletvekilinden meydana gelir. Milletvekillerinin
yarı dar bölge seçim sistemiyle, diğer yarısı parti listelerinden
nispî seçim sistemiyle seçilir.
Ayrıca Rusya Federasyonunu meydana getiren 89 üye bölgenin ikişer
temsilcisinden meydana gelen 178 üyeli Federasyon Konseyi vardır.
Federasyon Konseyi, devlet başkanı tarafından feshedilemez. Konsey,
meclisten geçen yasaları ve devlet başkanının sıkıyönetim yasasına
ilişkin kararlarını onaylar.
Ekonomi
Rusya Federasyonu’nun ekonomisi tarım, sanayi, ormancılık ve
hayvancılığa dayalıdır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla kurulan
Rusya ve diğer cumhûriyetlerde büyük bir ekonomik kriz yaşanmaktadır
(1994).
Tarım: Geniş Sovyet toprakları ilk bakışta ülke için avantajlı bir
durum gibi gözükür. Fakat tam aksine bu durum ve buna ilave olarak,
aşırı iklim şartları ve verimli sahaların azlığı ülkenin ciddî bir
problemidir. Rusya’da verimli topraklar pek azdır. Kuzey
bölgelerdeki verimli alanlar ise, yağış alıyorlarsa da yağış mevsimi
çok kısa sürer. Ekonomi bu yüzden ABD ekonomisinden daha güçsüzdür
ve bazı alanlarda ABD’ye bağlıdır.
Sovyet topraklarının sadece % 10’una yakın bir bölümü tarıma müsait
durumdadır. Mevcut ekili alanlar, çayırlıklar, otlaklar ve
meyve-sebze bahçeleri ülkenin ancak % 27’sini örtebilmektedir.
Ülkenin esas verimli bölgesi ortada olup, “Verimli Üçgen” şeklinde
nitelenebilecek bir sahadır. Üçgenin tabanı Leningrad-Odesa hattı ve
tepe noktası Altay Dağlarıdır. Sibirya’da da küçük alanlar vardır.
Başlıca tarım ürünleri arpa, çavdar, buğday, şekerpancarı, patates
ve ayçiçeğidir.
Endüstri: Rusya Federasyonu, sanayisi gelişmiş ülkeler arasında yer
alır. Başlıca endüstri alanları çelik, makina, makina aletleri,
çimento, kağıt, kimyevî maddeler ve otomobildir. Ülkede sanayinin
gelişmesini büyük ölçüde maden kaynakları sağlamıştır. Dünya demir
rezervinin yaklaşık % 40’ı buradadır. Ayrıca zengin kömür ve
potasyumlu tuz yatakları mevcuttur. Ağır sanayi endüstri
merkezlerinden ziyade demir ve kömür rezervlerinin bulunduğu
bölgelerde gelişmiştir. Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından sonra
Rusya Federasyonu, ayrılan diğer cumhûriyetler ve bütün dünya
devletleriyle ticaret yapmaktadır. Kürk endüstrisi ülkede bir hayli
gelişmiştir. Astragan (Karakul boyunu derisi) dahil kürk ihracatı
çok önemlidir. Özellikle samur ve vizon kürkleri çok tutulur.
Ormancılık: Ülkenin Avrupa bölümünde çam, köknar ve meşe, Sibirya
tarafında sedir, karaçam ve köknar ormanları yer alır. Ormancılık
ekonomide önemli yer tutar. Dünya kereste üretiminin, takriben %
20’sine yakın bir bölümü Rusya Federasyonuna aittir. Kereste
rezervlerinin % 80’ninden fazlası Sibirya bölgesinden elde edilir.
Hayvancılık: Rusya’da hayvancılık önemli bir geçim kaynağıdır. Tabiî
otlaklarda, sığır yetiştiriciliği yaygın olarak yapılır. Ülkenin
Avrupa topraklarında ve batı Sibirya’nın bir bölümünde özellikle sütcülük gelişmiştir. Küçükbaş hayvan besiciliği ve tavukçuluk
yaygın olarak yapılır.
Balıkçılık: Rusya Federasyonu, Atlas ve Büyük Okyanusa kıyıları
olması sebebiyle büyük balıkçılık filolarına sahiptir. Karadeniz’le
Aral ve Hazar Denizi gibi göllerde yapılan balıkçılık önemli
olmamakla beraber, en iyi havyar Hazar Denizinden yakalanan Mersin
balığından elde edilir. Senelik yakalanan balığın büyük kısmı Kuzey
ve Uzakdoğu denizlerinden gelir. Rusya balina avcılığında dünyada
Japonya’dan sonra ikinci sırayı almaktadır.
Ulaşım: Ulaşım şebekesi çok gelişmiştir. Demiryolu ulaşımı,
karayoluna nazaran daha yaygındır. Rusya'da araç kıralama ve
rentacar gayet uygun adresler...Demiryollarında hat aralıkları dünya
standartlarından daha geniştir. Rus Hava Yolları (Aeroflot) dünyanın
en büyük ulaştırma şebekesine sahiptir. Buna rağmen iç seferleri çok
düşük olup, ağırlık dış seferlere verilmiştir. Deniz yolu ulaşımı
ise oldukça iyidir.
Ordu
SSCB dağıldıktan sonra kurulan Rusya eski SSCB silah ve araçlarını
kullanıyordu. Ancak 1998 de hız kazanan Rus Ar-Gesi yeni silahlar
üretti. Bilhassa Savunma Sistemlerinde dünyada ki en kalite füze
sistemini kurdular.Rusya Silahlı Kuvvetleri; Kıtalararası-Uzun ve Orta Menzilli füzeler
ilede son günlerde gündeme gelmiştir. Geçen yaz aylarında Rusya yeni
bir Füze testinin başarıyla sonuçlandığını açıklamıştı ancak bu
füzenin adını ve bilgileri vermemiştir.