<<
GERİ DÖN
Sivas
Sivas Kurtuluş Savaşının temellerinin atıldığı, Selçuklu devrinin
dev eserleriyle süslü, yüzölçümü bakımından Konya'dan sonra ikinci
sırada yer alan bir il. Sivas ili topraklarının büyük kısmı İç
Anadolu Bölgesi'nin yukarı Kızılırmak bölümünde diğer kısımları ise
Karadeniz Bölgesi ve Doğu Anadolu bölgesinde olup, 35° 50' ve 38°
14' doğu boylamları ile 38° 32' ve 40° 16° kuzey enlemleri arasında
yer alır.
Sivas Türk Kurtuluş Savaşının temellerinin atıldığı, Selçuklu
devrinin dev eserleriyle süslü, yüzölçümü bakımından Konya’dan sonra
ikinci sırada yer alan bir ilimiz. Sivas ili topraklarının büyük
kısmı İç Anadolu Bölgesi’nin yukarı Kızılırmak bölümünde diğer
kısımları ise Karadeniz Bölgesi ve Doğu Anadolu bölgesinde olup, 35°
50’ ve 38° 14’ doğu boylamları ile 38° 32’ ve 40° 16’ kuzey
enlemleri arasında yer alır. KuzeydenGiresun, Ordu ve Tokat; doğudan
Erzincan; güneyden Malatya, Kahramanmaraş, Kayseri; batıdan Yozgat
illeriyle çevrilidir. İl plaka numarası 58’dir.
Şehrin ismi kentin antik dönemdeki adı olan Sebastia sözcüğünün
değişerek türkçeleşmesiyle bugünkü halini almıştır. Sebastia ismi de
yunancada 'saygıdeger, yüce' anlamına gelir ki, Latince Augustus'un
yunanca karşılığıdır. Bu da pontuslar tarafından kurulan kentin Roma
İmparatoru Augustus onuruna onun ismiyle adlandırıldığına delalet
eder.
Halk arasindaki rivâyetlere göre ise Sivas kurulmadan önce ulu
ağaçlar altında kaynayan üç pınar varmış. Bu pınar Tanrıya şükür,
ana ve babaya minnet ve küçüklere şefkat duygularını ifâde edermiş.
Bu üç pınara “Sipas Suyu” denirmiş. Zamanla mukaddes sayılan bu üç
pınarın etrâfında küçük bir yerleşim merkezi kurulmuş ve “Sipas”
ismi verilmiştir. Diğer bir rivâyete göre ise Sivas ismi eski
kavimlerden“Sibasipler”den gelmektedir. Sivas ilk çağlarda Talavra,
Megalapolis, Karana ve Diyapolis isimleriyle anılmıştır.
Sivas ismi ile ilgili bir başka rivâyete göre ise, kentin adı
Farsçada “üç değirmen” mânâsına gelen “Sebast” kelimesinden
gelmektedir; Sebast ismi zamanla halk dilinde Sivas olarak
yerleşmiştir. Sivas ilk çağlarda Talavra, Megalapolis, Karana ve
Diyapolis isimleriyle anılmıştır.
Yüzölçümü bakımından Türkiye'nin ikinci, yerleşim birimi sayısı
bakımından birinci ili olan Sivas aynı zamanda Cumhuriyet
Türkiyesi'nin önemli bir tarih ve kültür merkezidir.
Sivas İli İç Anadolu'da yer alır. İl topraklarının büyük bölümü
Kızılırmak, bir bölümüde Yeşilırmak havzalarına girer. 35 derece-50
dakika ve 38 derece-14 dakika doğu boylamlarıyla, 38 derece-32
dakika ve 40 derece-16 dakika kuzey enlemleri arasında kalan il,
28,488 km2 lik yüzölçümü ile Türkiye'nin toprak bakımından ikinci
büyük ilidir.
Yüzölçümü itibariyle Sivas'ımız 28.567.m2 alan üzerindedir.
Konya'dan sonra Türkiye'nin ikinci büyük ilidir. İç Anadolu'nun
yüksek platoları üzerinde başlayan ve doğuya doğru yükselen il
alanı; kuzey, doğu ve güneydoğuda daglik ve sarp bir kesimle son
bulmaktadır. Ortalama yükselti 1000 metrenin üzerindedir. İl
alanının %47,6 si dağlarla, %6,2 si ovalarla kaplıdır.
İldeki dağlar, III. Zamanda başlayan Alp Kıvrımlaşması sırasında
Kuzey ve Güney Anadolu dağ sistemleri de belirgenleşmiştir. Kuzey
Anadolu Daığlarının güneye, Güney Anadolu Dağları’ nın kuzeye açılan
uzantıları il alanının büyük bölümünü kaplamaktadır.
Kuzey Anadolu sistemine bağlı dağlar; Kelkit Vadisi ile Kızılırmak
Vadisi arasını doldurarak batı-doğu doğrultusunda uzanır. Tüm Güney
Anadolu’yu batıdan doğuya doğru geçen Toroslara bağlı dağlar ise
Şarkışla’dan başlayıp ilin ortalarına doğru sokulur. Bu iki sıranın
dışında kalan ve genellikle tek tek yükselen dağlar, ilin ikinci
derecede kabartıları durumundadır.
Köse Dağları
Tecer Dağları
Akdağlar
İncebel Dağları
Yama Dağı
Vadi ve Ovalar
Sivas İlinde Vadi oluşumları çok önemlidir. İlin kuzeydoğusu ve
batısındaki yüksek kesimden kaynaklanan akarsular, genellikle batı
ve güney yörelerinden akmaktadır. Bu hızlı akışlı sular, dar ve
derin oluklar açmıştır. Vadiler il alanının batısında yer yer
genişleyerek, il tarımında belirleyici rol oynayan alüvyonlu ovalara
dönüşmektedir. Sivas’ta vadilerin ikinci önemli rolü de, dağlar ve
platolarla kaplı bu alanda belli başlı ulaşım kanallarını
oluşturmalarıdır. Yerleşim merkezleri arasındaki kara ve demiryolu
ulaşımı, düzenli sıralar oluşturan yüksek ve sarp yapıyı kesintiye
uğratan vadi boylarınca sağlanır. Bunlardan en önemlileri şunlardır;
Şarkışla-Gemerek Ovası
Yıldızeli (Bedehdun) Ovası
Suşehri Ovası
Tohma Vadisi
Çaltı Suyu Vadisi
Kelkit Vadisi
Kızılırmak Vadisi
İklim
Sivas İlinin büyük bir kesimi yazları sıcak ve kurak, kışları soguk
ve karlı geçen karasal İç Anadolu ikliminin etkisinde kalmaktadır.
Fakat kuzeyde Karadeniz, doğuda Doğu Anadolu yüksek bölge ikliminin
etkileri bulunmaktadır.
Bitki Örtüsü ve
Doğal Yaşam
İklim ve yer şekilleri özellikleri bakımından Sivas doğal bir orman
alanı olması gerekirken; yüzyıllar boyunca devam eden ormanların
tahribatı yüzünden bugün Sivas çevresinde orman alanları fazla geniş
bir yer tutmaz. İlin Koyulhisar bölgesi zengin çam ormanı ile
kaplıdır. Şerefiye yöresi Koyulhisar çevresi kadar olmamakla
birlikte önemli bir orman bölgesidir. Şarkışla-Yıldızeli sınırları
içerisinde bulunan Ak Dağlar İç Anadolu Bölgesi’nin en önemli orman
bölgesidir. İlin geniş toprakları arasında fazla geniş bir yer
tutmayan bu orman alanları dışında Sivas’ın asıl önemli bitki örtüsü
(step) bozkırlardır. İlkbahar ayında yağışlarla canlanan çoğunlukla
boyları 20-25 cm’yi geçmeyen yaz aylarında yağış yetersizliği
nedeniyle çoğunlukla kuruyup kaybolan bozkır bitkileri içinde kısa
ömürlü olan çiğdem, navruz (kar çiçeği), gelincik, üvez türünden
bitkiler yanında kuraklığa dayanıklı kökleri derine kadar inen
keven, sığır kuyruğu, çoban döşeği, sütleğen, dağ yoncası, kekik,
yavuşan gibi bitkiler geniş yer tutar. Ancak yakacak sıkıntısı
çekilen kimi bölgelerde bu bitkiler yakacak olarak kullanıldığı için
hızla azalmaktadır. İlde ormanların azalmasından doğan yakacak odun
ve kereste ihtiyacının karşılanması için kavakçılığa büyük önem
verilmiştir. Özellikle Şarkışla, Zara, Divriği, Gemerek ve
Yıldızeli’nde akarsu boyları söğüt ve kavak ormanı haline
getirilmiştir.
Sivas İli, Coğrafi konumu itibariyle yabanil hayvan bakamından çok
zengindir. İlin Anadolu, Doğu Anadolu ve Karadeniz iklimleri
arasında bir geçit yeri oluşu, il topraklarının engebeli ve sarp
olması yabanil yaşamı çeşitlendirir.
Divriği İlçesi ile bu ilçeye bağlı Danişment ve Sincan Bucaklarında;
Zara ilçesi ile bu ilçeye bağlı Beypınar ve Bolucan bucaklarında ,
Yıldızeli ilçesinde, Suşehri ilçesi ile bu ilçeye bağlı Gökçekent
bucağı’nda bol miktarda keklik ve tavşan bulunmaktadır.
Merkez ilçe, Ulaş, Kangal, Hafik ilçeleri ile Çukurbelen köyü
çevresinde bol miktarda kanatlı av hayvanlarından; şahin, bıldırcın
bulunmaktadır. Hafik, Çukurbelen, Merkez ilçe, Seyfebeli yörelerinde
sazlık ve bataklıklarda yaban ördeği, ildeki tüm göllerin çevresinde
yaban kazları yaşamaktadır. Tödürge Gölü’ndeki iki küçük adacıkta
turnalar yaşamaktadır.
Sivas’taki bütün akarsular ile Tödürge, Hafik, Lota ve Gürün
Gökpınar Gölleri de bolca balık avlanan tatlı sulardır. İlin iğne
yapraklı ormanlarının yayıldığı Koyulhisar, Yıldızeli, Akdağlar,
Zara ve Şerefiye yörelerinde bol miktarda yaban domuzu, tilki ve
ayıya rastlanır.
Sosyal yapı
Nüfus Sivas Genel nüfusu 638,464 - Sivas il merkezi nüfusu 335.002
dir. - Şehrimizde 62 mahalle mevcuttur. Sivas 16 ilçesi ve 1245 köyü
ile önemli bir idari yapıya sahiptir.
Eğitim-Öğrenim Fakülte 3 Enstitü ve il ve ilçelerde 15 Meslek Yüksek
okulu ile dev bir eğitim yuvası olan Cumhuriyet Üniversitesi ,
18.000 öğrenci kapasite ile Sivas'ın Parlayan yıldızıdır.
Sivas Merkezinde 160 İlköğretim , 22 Lise ve dengi okul. Sivas
Genelinde 702 İlköğretim , 70 Lise ve dengi okul . bulunmaktadır.
İlçeleri
Yıldızeli
Şarkışla
Divriği
Suşehri
Kangal
Hafik
Koyulhisar
Akıncılar
Gölova
İmranlı
Zara
Altınyayla
Doğanşar
Gemerek
Gürün
Ulaş
Tarihçe
Sivas'ın bugünkü sınırları içerisinde yer alan Hafik Gölü, Pılır
Höyüğü, Zara Tödürge Gölü kıyısındaki Tepecik Höyüğü ile Kangal
İlçesi Çukurtarla ve Kavak Nahiyesi Höyük değirmeninde Prehistorik
buluntular elde edilmiştir. Yıldızeli Argaz Höyük ve çevresinde
Kalkolitik çağ (maden taş devri M.Ö.5000-3500) ile Tunç devri (M.Ö.3000-1500)
buluntuları elde edilmiştir.
Sivas'ın yazılı tarihi M.Ö.2000 yılı başlarında Hititlerle
başlamakta olup, merkez Tatlıcak Köyü ile Uzuntepe köylerinde
bulunan höyük ve Gürün Şuğul Vadisindeki Hititçe yazılar başlıca
Hitit yerleşim alanlarıdır. Balkanlar üzerinden Anadolu'ya gelen
Friglerin Hititleri ortadan kaldırmaları sonucu Sivas'ta Frig
yerleşimi Hitit yerleşim alanlarının üst katlarında görülmektedir.
Lidyalılar zamanındaki meşhur Kral Yolu da Sivas'tan geçmektedir.
Anadolu'daki Pers egemenliğinden sonra kurulan şehir devletlerinin
zamanla Roma İmparatorluğuna bağlandığı, önemli yol kavşağı üzerinde
bulunan şimdiki şehir merkezinin iskan edildiği ve Sebasteia adını
aldığı bilinmektedir. Bu ad, rivayete göre Pontus Kralı Polemonos'un
karısı Pitodoris'ce verilmiş ve Roma İmparatoru Augustus'a ithaf
edilmiştir.
Roma İmparatorluğu hakimiyetine giren şehir, 395'te Doğu Roma
(Bizans) İmparatorluğuna ayrılan topraklar içerisinde kaldı.1059'da
Anadolu'ya giren Türkmen güçleri ve 1064'te Alparslan'ın önünden
kaçan Selçuklu şehzadesi Elbasan Sivas yöresinde kısa süre hakimiyet
sağlamışsa da, bölgenin Türk egemenliğine girmesi 1071 Malazgirt
Zaferinden sonra gerçekleşti. Kısa bir süre Selçuklu hakimiyetinde
kalan Sivas'ta 1075'te Danişmend Beyliği kuruldu. Danişmend
Beyliğinin taht kavgaları ile zayıf düşmesinden sonra Anadolu
Selçuklularını yeniden birleştiren I.Mesud, 1152'de Sivas'ı ele
geçirdi.
Bizanslıların da karıştığı taht ve egemenlik kavgaları sırasında
Anadolu Selçukluları ile Danişmendliler arasında sürekli el
değiştiren Sivas, 1175'te II.Kılıçarslan tarafından kesin olarak
Selçuklulara bağlandı. Daha sonra İzzeddin Keykavus Sivas'ı başkent
yapmış, uzun müddet Sivas'ta kalarak günden güne genişleyen Sivas
Şehri mamur edilmiş ve 1217 yılında Şifaiye Medresesini
yaptırmıştır. İlim adamlarını Sivas'ta toplayarak şehri büyük bir
ilim merkezi haline getirmiştir. İzzeddin Keykavus'un türbesi,
yaptırdığı medrese içinde bulunmaktadır.
1220 Yılında İzzeddin Keykavus ölünce yerine I. Alaeddin Keykubat
hükümdar oldu. Bu dönem Anadolu Selçuklularının en parlak dönemi
oldu. Moğol istilasını dikkatle izleyen ve önlemler almaya çalışan
sultan 1224'de Sivas'ı surlarla çevirerek korunaklı duruma getirdi.
Yerine geçen II.Gıyasettin Keyhüsrev'in kötü yönetimi sırasında
sıkıntı çeken halk, 1240 yıllarında ayaklanarak Sivas'ı yağmaladı.
Selçuklu askerlerinin sivilleri sindirmek için seferber olduğunu
gören Moğollar Anadolu'yu ele geçirmek üzere harekete geçtiler.
Gıyasettin Keyhüsrev'i 1243'te Kösedağı Savaşında yenilgiye uğratan
Moğol güçleri, Sivas'ı işgal ettiler. Moğollara bağımlı duruma gelen
Selçukluları, bir süre de Moğollar tarafından kurulan İlhanlı
devleti ile idare etti. Sivas ili bu dönemlerde büyük bir gelişme
göstererek önemli bir ticaret ve bilim kenti olmuştur.
Anadolu'da yarım asır kadar devam eden İlhanlılar devrinde Vali
Demirtaş Sivas'a yerleşmiş ve istiklalini ilan ederek Sivas'ta uzun
yıllar saltanatını sürdürmüştür. Demirtaş'tan sonraki Sivas Valisi
sırayla, Alaeddin Eratna oğlu Gıyasettin Mehmet, Alaeddin Ali ve
oğlu Mehmet Bey'dir.
Ali Bey'in ölümünden sonra yerine geçen yedi yaşındaki Mehmet Bey'i
Kadı Burhaneddin saltanatından uzaklaştırarak Sivas'ta kendi adıyla
anılan devletini kurmuştur. Sivas'ı onarmak için de birçok çabalar
göstererek surların etrafında hendekler kazdırılmış, kaleleri tamir
ettirilmiştir. Akkoyunlu aşireti reisi Kara Osman'la yaptığı
muharebe sonunda katledilmiş yerine oğlu Alaeddin geçmiştir. Bu
sırada Timurlenk Anadolu'ya akınları başlamıştır. Osmanlı padişahı
Yıldırım Beyazıt Amasya'yı almış Sivas'a yaklaşmıştır. Güneyde
Karamanlıların baskısına dayanamayan Alaeddin, şehri Osmanlılara
teslim etmiştir. Bir davetle Sivas'ı teslim alan Yıldırım Beyazıt,
şehri vali olarak tayin ettiği en büyük Şehzadesi Emir Süleyman'a
vermiştir. Sivas Osmanlıların eline geçtikten bir yıl sonra 1400
yılında Timur'un istilasına uğramış, bir süre sonra tekrar Osmanlı
hakimiyetine geçmiştir.
Sivas Osmanlı İmparatorluğu döneminde eyalet merkezi haline
getirilerek Amasya, Çorum, Tokat kısmi olarak Malatya ve Kayseri
illeri Sivas'a bağlı birer sancak olmuştur. Evliya çelebi
Seyahatnamesi'nde belirtildiği gibi Sivas zamanının en önemli
eyaletlerinden biridir (40 ilkokul, 1000 dükkan, 18 han, 40 kadar
çeşmesi olduğundan bahsedilir).
Sivas'a birçok vali atanmış, bunlar içinde belki de ismi hiç
unutulmayacak olan Halil Rıfat Paşa'nın yaptırdığı yollar, köprüler,
hanlar ve konaklar halen Sivas 'ta yaşayanların hizmetindedir.Sivas'da
araç kiralama ve rent a car hizmetleri bulabilecğiniz adreslerimiz
şu an hizmet dışıdır.