<<
GERİ DÖN
Ürdün
Başkenti Amman olan ülkenin yüzölçümü 92.300 km2, nüfusu 5,153,378,
resmi dili Arapça, dini İslam ve para birimi Dinar'dır. Ürdün batıda
İsrail, kuzeyde Suriye, kuzeydoğuda Irak ve güneydoğuda Suudi
Arabistan ile çevrilidir.Harika bir tatil cenneti olan ürdünde otel
ve pansiyon hizmetlerinin yanısira rent acar v araç kiralamada
adresler mevcut olup iyi tatil geçirmeniz dileğiyle saygılar
sunarım.
Tarihi
Ürdün’ün tarihi çok eski devirlere dayanır. Bölgede kurulan ilk
devletler arasında Gilead, Amman, Moab ve Edom yer alır. M.Ö. 13.
asırda bölgeye İsrailoğulları hakim oldu. Bu hakimiyete M.Ö. 721’de
Asurlular tarafından son verildi. Asur egemenliği Medlerin M.Ö.
612’de devleti yıkmasıyla sona erdi. M.Ö. 587’de bölge Babil
hakimiyeti altına girdi. M.Ö. 332’de Büyük İskender bölgeyi ele
geçirdi. Daha sonra bölge sırasıyla Ptolemaios ve Selevkosların
hakimiyeti altına girdi. M.Ö. 64-63 yılları arasında ise Romalılar
bölgeyi ele geçirdi. Roma’nın ikiye ayrılmasından sonra bölge
Bizansın elinde kaldı. Bugünkü Ürdün toprakları hazret-i Ömer
zamanında Müslümanlar tarafından fethedildi ve halkın çoğu İslam
dinine girdi. Sırasıyla Emevi, Abbasi, Selçuklu, Eyyûbi ve Memlûk
hakimiyetine girdi. Ürdün, Yavuz Sultan Selim Han (1512-1520)
zamanında Osmanlı Devletinin bir parçası oldu (1516). Birinci Cihan
Harbi sonunda, 400 seneden beri Osmanlı adaleti altında yaşayan
Ürdün, 1920’de İngiltere’nin manda yönetimi altına girdi.
1921’deEmir Şerif Abdullah, Ürdün Nehrinin doğu tarafındaki
topraklarda yarı bağımsız bir emirlik kurdu. Bu topraklar
Filistin’in üçte ikisini ihtiva ediyordu. İngiltere 1946’daLondra
Antlaşması kararları gereğince Ürdün’ün bağımsızlığını tanıdı.
Siyonistler ve Araplar o zamanlar İngiliz mandası altında olan
Filistin üzerinde hak iddia ediyorlardı. İngiltere, Filistin’i
paylaştırma planını BM’ye götürdü. Plan Arap Devletleri ve
Filistinliler tarafından reddedildi. Mayıs 1948’de manda rejimi sona
erdiğinde, Ürdün ordusu İsrail Devletiyle Arap devletleri arasındaki
savaşta Filistinlilerin yardımına geldi. Ürdün, Kudüs şehrini ve
Ürdün Nehrinin batı tarafındaki toprakları işgal etti. Melik
Abdullah, işgal edilmiş toprakları 1950’de Emirliğine resmen ilhak
etti. Fakat 20 Temmuz 1951’de EmirAbdullah Kudüs’te İngilizlerin
kiralık katilleri tarafından şehit edildi. Yerine oğlu Talal geçti.
Fakat Talal hasta olduğundan tahtını ve tacını oğlu Hüseyin’e terk
etti. Emir Hüseyin Mayıs 1953’te göreve başladı. Ürdün, 1967
Arap-İsrail Harbinde, 1948’de kazandığı toprakların hepsini
kaybetti. 6000 kişi kayıp verdi. Savaşın sonunda Ürdün ekonomisi
çöküntüye girdi. Bu arada 1964’te kurulan Filistin Kurtuluş
Teşkilatı (FKT), İsrail’e karşı yaptığı operasyonlarda Ürdün’ü ana
üs seçmişti ve devlet içinde devlet olma tehlikesi gösteriyordu.
FKT’nin İsrail’e yaptığı saldırılar, İsrail’in Ürdün’ü büyük
zararlara sokan misillemeler yapmasına sebep oldu. 1971’de Emir
Hüseyin Arap ülkelerinin kınamalarına rağmen FKT’nı ülkeden çıkardı.
Ürdün 1973-1974 Arap-İsrail Harbine katılmadı. Fakat 1978’de
Mısır-İsrail Kamp David Antlaşmasını red etmede Arap ülkelerinin
çoğuyla birleşti. Ürdün Mart 1979’da Mısır ile diplomatik ilişkileri
kesen ilk Arap ülkesi oldu. Bu politikasını 1984’ten sonra
değiştirdi. 1980’de başlayan İran-Irak Harbi sırasında Ürdün,
Irak’ın başlıca silah kaynağı oldu. 1989’da Irak’ın Kuveyt’i
işgaline karşı çıkan Ürdün, Amerika’nın Irak’a karşı harekette
bulunması üzerine Irak’ı destekledi.
Fiziki Yapı
Ürdün toprakları esas itibariyle yüksek bir çöl ve dik bir yayladan
meydana gelir. Arazinin büyük bölümünün deniz seviyesinden
yüksekliği 600 ila 900 m arasında değişmekte olup, bazı yerlerde
1500 m’yi aşar. Ülke, Büyük Arabistan Yaylasının bir uzantısı
durumundadır. Ürdün az da olsa Kızıldeniz’deki Akabe Körfezinde 25
km’lik bir kıyıya sahiptir.
Ülkenin batı kısmını kuzeyden güneye doğru Ürdün Nehri Vadisi, Lut
Gölü ve Vadi-al-Araba kesmekte olup, bu uzantı boyunca Ürdün
toprakları deniz seviyesinden aşağıdadır. Vadinin genişliği 16 ila
23 km arasında değişir ve kenarlarında dik uçurumlara yaslanır.
Ürdün Nehrine ve Lut Gölüne birçok küçük nehir dökülmekte olup,
bunların çoğu yazın kurumaktadır. Şimdi İsrail’in işgali altında
bulunan Ürdün Nehrinin batısındaki topraklar verimli olup, doğu
tarafa nazaran daha alçaktır. Nehrin doğusundaki toprakların beşte
dördü çöl halindedir. Suriye sınırına yakın yerlerin büyük bölümü
püskürmüş lavlarla kaplıdır.
İklim
Ürdün’de Akdeniz iklimine benzer bir iklim hüküm sürer. Kışlar
yağışlı ve serindir. Bilhassa yüksek yerler alçaklara göre daha
soğuktur. Diğer mevsimlerde ise alçaklara göre daha aşırı bir
sıcaklık ve kuraklık görülür. Ürdün Vadisinde sıcaklıklar yazın 49°C’ye
kadar yükselir. Vadinin doğu tarafındaki ovalarda yıllık yağış
ortalaması 200 mm civarındadır. Ülkenin batı kısmında yağış miktarı
yılda 380 ila 640 mm arasındadır. Lut Gölü yakınlarında yağış
oldukça az olup, yılda 127 mm civarındadır.
Tabii
Kaynaklar
Ürdün’de kayda değer bir bitki örtüsü olmayıp, büyük bölümü
çöllerle kaplıdır. Ülkenin en önemli yeraltı zenginlikleri fosfat ve
potasdır. En büyük fosfat yatakları Vadiel-Hasa ve Amman’ın hemen
kuzeydoğusundadır. Lut Gölündeki potas kaynakları dünyada ilk
sıralarda yer almaktadır. Bunlardan başka Akabe yakınlarında ticari
kıymete sahip bakır yatakları bulunmuştur.
Nüfus ve
Sosyal Hayat
3.700.000 nüfuslu Ürdün halkının % 62’si şehirlerde, % 35’i
köylerde, % 3’ü göçebe olarak yaşar. Ülkenin en büyük şehirleri
1.500.000 nüfuslu başşehir Amman ve 634.200 nüfuslu İrbid’dir.
Sürekli olarak şehirlere göç vardır. Hükümet bunu önleme çareleri
aramakta olup, köylülere ve bedevilere daha büyük hizmetler
götürmekte ve daha büyük ekonomik imkanlar tanımaktadır.
Ürdünlülerin büyük çoğunluğu Arap’tır. Ürdün Nehrinin batı tarafına
yerleşen İsraillilerden sonra, en büyük azınlık grubu 250.000
civarındaki Çerkez ve Çeçenlerdir. Bunlar 19. yüzyılda
Rusya’nınKafkasya’yı işgali üzerine Osmanlılar tarafından Ürdün’e
yerleştirilen Kafkasyahlar olup, Ürdün’ün ekonomik ve sosyal
hayatında önemli bir rol oynamaktadırlar. Diğer azınlık
gruplarıÜrdün Nehrinin batısında yaşayan Asuriler ve Ermenilerdir.
Ülkede ayrıca az sayıda Kürt, Türk, İranlı ve Yahûdi vardır. Etnik
azınlıklar Ürdün halkına intibak etmiş olup, büyük çoğunluğu Arapça
konuşmakta veya kendi dilinden başka Arapçayı da bilmektedir.
İslamiyet devletin resmi dinidir. Müslümanlar nüfûsun % 93’ünü,
Hıristiyanlar % 5’ini teşkil ederler. Nüfûsun geri kalanı Bahai,
Yahûdi ve Dürzidir. Ürdün halkının % 58’i okuma-yazma bilmektedir.
Yüksek tahsil kuruluşları 1962’deAmman’da kurulan Ürdün Üniversitesi
ve 1976’da İrbid’de kurulan Yermuk Üniversitesidir. Ayrıca Mute
Üniversitesi ve 1993 kurulan Âlibeyt Üniversitesi çeşitli özel
üniversiteler de vardır.
Siyasi
Hayat
Ürdün emirlikle yönetilen bir ülkedir. Emirler Ürdün’ün ilk emiri
Abdullah bin Hüseyin tarafından kurulan Haşimi hanedanındandır.
Kanunları koyan Millet Meclisi, 30 üyeli bir senato ve 60 üyeli
Temsilciler Meclisinden meydana gelmektedir. Senato üyeleri Emir
tarafından dört yıl süreyle tayin edilir. Temsilciler Meclisi
Üyeleri de dört yıl süreyle görev yapmakta olup, seçimle işbaşına
gelirler. Ürdün, üçü Ürdün Nehrinin batı tarafında, beşi doğu
tarafında olmak üzere sekiz vilayete ayrılmıştır. Ürdün 1955’ten
itibaren Birleşmiş Milletlere üyedir.
Ekonomi
Ürdün ekonomisi büyük ölçüde dış yardıma bağlı durumdadır.
Günümüzde bu yardım, petrol üreten Arap ülkelerinden gelmektedir.
Ekonominin önceden beri belkemiği olan tarım, İsrail’in verimli
topraklarının üçte birini işgal etmesiyle, büyük ölçüde
etkilenmiştir. Tarım gayri milli hasılanın % 7 ila 8’ini
sağlamaktadır. Ürdün, gıda maddelerinde kendi kendine yeterli
durumda değildir. Fakat sulanan topraklarda değeri yüksek ihraç
bitkileri yetiştirerek ithal ürünlerinin maliyetini dengelemeye
çalışmaktadır. Sulanan topraklarda ve meyve bahçelerinde domates,
turunçgiller, muz, incir, üzüm, ceviz gibi birçok bitik ve meyve
yetiştirilmektedir. Kuru tarım yapılan yerlerde özellikle buğday ve
arpa olmak üzere tahıllar ve zeytin yetiştirilir. Ülkenin belli
başlı hayvanları koyun, keçi ve devedir.
Enerji ve su sıkıntısı ekonomik gelişmeyi sınırlamaktadır. Tekstil,
çimento ve gıda sanayileri gelişmiş durumdadır. Turizm ülkeye en
fazla döviz sağlayan gelir kaynağı olup, gayri milli hasılanın %
16’sını teşkil eder. Turistlerin aşağı yukarı % 80’i Ortadoğu’dan
gelmektedir.
Ürdün büyük ölçüde dış ticaret açığı vermektedir. Ülke en çok Suudi
Arabistan’la ticaret yapmaktadır. Tarım ürünleri ve fosfat;
Ortadoğu, Hindistan ve Japonya’ya ihraç edilir. Ana malzemeler ve
tüketim maddeleri Birleşik Almanya, İtalya ve Japonya’dan ithal
edilir.
Ürdün karayolları 6500 km. uzunluğunda olup, bunun 4745 km’si
asfalttır. Hicaz demiryolu yeniden inşa edilmiştir. Suriye
demiryollarına bağlanan ana hatla irtibatlanmak için, fosfat
madenlerine ve Akabe’ye kadar uzatılmıştır. Akabe’de tamamen modern
ve gelişmekte olan bir liman vardır. Amman, Akabe ve Zizya’da
uluslararası havaalanları vardır.