<<
GERİ DÖN
Urfa
Arkeolojik kazılardan elde edilen buluntulardan Urfa bölgesinin
tarihi
Yontmataş Devrine kadar uzadığı tespit edilmiştir.Tarih boyunca
çeşidli
uygarlıklara sahne olan Urfa`ya Araplar Urhai ve El-Ruha,Selevkoslar
Edessa adını vermişlerdir. M.Ö II. yıllarında Hitit tabletlerinde
Ursu,
Asur
tabletlerinde Ruhua olarak geçen bölge Türklerin burayı
elegeçirmeyle
Urfa biçimine dönüştürülmüştür.Urfa Halkının Kurtuluş Savaşında
göster
diği kahramanlıklar göz önüne alınarak 1984 yılında ilin adı
Şanlıurfa
olarak değiştirilmiştir
İSLAMİYET
ÖNCESİ URFA
Urfa bölgesi İÖ. 2000 yıllarında Hurri-Mitanni devletini kuran
Hurri
lerin elinde bulunuyordu. Bunlar Asur`ların egemenlikleri altına
alınmış
lardı.Anadolu`da ilk siyasi birliğini kuran Hititler bu bölgeye
kadar uzana
madılar. Zamanla eski Babil devleti, Asurlular buraya kadar
yayıldılar.
Urfa İÖ. 7 yy İranlı Medler tarafından zaptedildi ve İÖ. 13 yy
kadar
Medlerin elinde kaldı.Bu yıllarda Makedonya imparatoru Büyük
İskender bütün Anadolu ve İran`ı aldı. Bu arada Urfa bölgeside
Makedonyalılara geçti. İskenderin ölümünden sonra burada İskenderin
generallerinden Selevkos`un kurduğu egemenlik sürdü.Selevkos
kurduğu
bu şehre Makedonyanın başkenti olan Edessa`nın adı verdi.
Roma imparatorluğu buralara ulaşmadan önce bölge Osroene krallığı
nınelindeydi.Önceleri Roma himayesinde olan Urfa imparator
Caracalla
dönemindeİS. 216 yılında Roma imparatorluğu topraklarına katıldı.
Sasaniler`in kralı I. Sapur tarafından 260 yılında kuşatıldıysa da
zapt
edilemedi. Urfa cevresinde ki manastır ve kiliseleri 396 yılında
Hunlar
506 yılındada Gotlar yağma etti.
Roma imparatorluğu 395 yılında Doğu ve Batı diye ikiye ayrıldığı
zaman
Urfa Doğu Roma (Bizans)`ın payına düşmüstü. Bizans kralları şehri
büyük
ölçüde onardılar.Hamamlar, hastaneler ve stadyumlar
yaptılar.Müslüman
lığın doğuşdan kısa bir süre sonra 639 yılında İyaz Bin Ganem
kumutanlı
ğındaki Araplar şehri savaşmadan ele geçirdiler.Birkaçdefa şehre
saldıran
Bizanslılar 1030-1087 tarihleri arasında Urfa`ya egemen oldular.
1087 yılından sonra Selçuklu Türkleri Urfa ve çevresini aldılar.
urfa
Urfa kent merkezinin altında bugünkü Balıklıgöl'ün kuzeyinde 1997
yılında Dr. Bahattin Çelik tarafından yapılan bir keşif sonucu, Urfa
kent merkezi tarihinin MÖ. 9500'e Çanak-Çömleksiz Neolitik Döneme
kadar uzandığı görülmüştür.
Bu bilinen 11.500 yıllık tarihi süreçte Ebla, Akkad, Sümer, Babil,
Hitit, Hurri-Mitanni, Arami, Asur, Pers, Makedonya, Roma, Bizans
gibi uygarlıkların egemenlikleri altında yaşayan Urfa, 1094 yılında
Selçuklu Topraklarına katılmıştır. 1098'de Haçlı Kontluğu idaresine
girmiştir. Eyyubi, Memluk, Türkmen aşiretleri, Timur devleti,
Akkoyunlular, Dulkadirbeyliği, Safevilerden sonra, 1516'da Osmanlı
sınırları içine katılmıştır. Önce Diyarbakır Eyaleti içinde yer alan
Urfa, 1876'da Halep vilayetine bağlanmış, 1916'da bağımsız bir
sancak olmuştur. 1919 yılında önce İngilizlerin, daha sonrada
Fransızların işgaline uğramış, 11 Nisan 1920'de İşgalden
kurtarılmıştır. Cumhuriyet sonrasında 1924'de il durumuna
getirilmiştir
Kentin bilinen en eski ismi Edessa'dır. Urfa isminin Vurhai, Orhai,
Ruhua vb. isimlerden geldiği söylense de bunlardan hiçbiri kesinlik
kazanmamıştır. Kentin adı, Ulusal kurtuluş savaşında halkın
göstermiş olduğu kahramanlıktan ötürü, 1984 yılında çıkartılan bir
yasa ile “Şanlı” unvanını almış ve Şanlıurfa olarak
değiştirilmiştir.
Kent, köklü bir kültür mirasına sahiptir.
Üzerinde, ilk İslam Üniversitesinin kurulduğu Harran Urfanın bir
ilçesi olup; Dünya Kültür Mirası'na dâhil edilmesi düşünülmektedir.
Evleri, Sokakları, Çarşıları, Hanları, Hamamları, Çeşmeleri,
Köprüleri, Camileri, Kale Ve Surları ile Şanlıurfa “Müze Kent”
görünümündedir.
Sabilik dahil, tek tanrılı dinlere mensup insanlar ile Hz. İbrahim,
Hz. Eyyüp, Hz. İlyas ve Hz. Yakup gibi peygamberlerin yaşadığı, kent
“Peygamberler Şehri” olarak anılmaktadır.
Ressamları, ses ve saz sanatçıları, şair- yazarları, el sanatları,
halkoyunları, mutfağı vb. değerleri, kentin kültür zenginliğini
göstermesi açısından önemlidir.
Kente egemen olan toplulukların birçoğunun tarih boyunca bırakmış
oldukları derin izler, bugün Eski Kent Dokusunda ve müzedeki
eserlerde, Devlet Güzel Sanatlar Galerisi veya bir başka yerde
görülebilir.
Bugün GAP ile ekonomik, sosyal, kültürel alanda hızlı bir değişim
ve kalkınma sürecinde olan kentin yüksek bir kültür-turizm
potansiyeli mevcuttur.
Şanlıurfa'nın Dini, Arkeolojik, Folklorik ve diğer kültür
değerlerinden bazıları yitip gitse de, pek çoğu yaşamak için
direnmektedir.
Bu zengin kültür birikiminin; belgeleme, araştırma ve koruma
planlarıyla değerlendirilmesi sadece ulusal değil, dünya kültür
mirası açısından da son derece önemlidir.
OSMANLI
DÖNEMİNDE URFA
Haçlı seferleri sırasında Hıristiyanlar 1098 yılında Urfa`yı alıp
Edessa
Kontluğunu kurdular.Urfa bu dönemde yakılıp yıkıldı.1144`te Musul
hükümdarı İmadeddin Zengi şehri zaptetti.Urfa 1182`de Selahattin
Eyyüpi
tarafından alındı.1244`te Moğollar Urfa`yı yağma etti. Şehir 1393`te
Timur
ordularına Teslim oldu.
Urfa 1516 yılında Yavuz Sultan Selim`in padişahlığı döneminde
Osmanlı
İmparatorluğu topraklarına katıldı ve Rakka eyaletine merkez
oldu.19 yy.
ikinci yarısında vilayetler kurulunca Halep Vilayetine bağlı bir
sancağa
merkez yapıldı.Osmanlı imparatorluğu`nun gerileme dönemlerinde Urfa
ve çevresi alabildiğinde başıboşluklar yaratılmış,çöl kanunları ile
yönetil
meye başlanmıştı.Burada yaşayan insanlar bu tür eşkiyalıklara son
vermek
için Milli Aşireti öncülüğünde birleştiler.Bu aşiretler Urfa ve
bölgesinde ki
soygunculara karşı hayvan ve topraklarını koruma yoluna
gitmişlerdir.
1890 yılına kadar devam eden bu yaşam biçimi ,Sultan II.
Abdülhamit`in
tahta geçmesiyle birlikte yeni bölgede yeni oluşumlara
gidildi.Sultan II.
Abülhamit Viranşehir`de Hamidiye Alaylarını kurarak Urfa ve
bölgesinin
güvenliğini Milli Aşireti Reisi İbrahim Paşa`ya bıraktı. IV. Ordu
kumutanı
Maraşel Zeki Paşa , Sultan II.Abdülhamit ve Aşiret reislerleri
arasında yapı
lan anlaşmalarla Hamidiye Alaylarının Kuruluş nedenleri belirlendi.
Hamidiye
Alaylarının Kuruluş Nedenleri:
-Merkezi otoriteyi tesis etmek,
-Doğu Anadoluda devletin etkin olabileceği yeni bir sosyo-politik
denge kurmak
-Aşiretlerden askeri güç olarak faydalanmak,
-Ermenilerin faaliyetlerine engel olmak ve müslüman halkla
Ermeniler arasında güç dengesini temin etmek,
-Rusların saldırısından ve ingiliz politikasından,Doğu Anadolu
yu korumak,
-Pan-İslamizm politikasını yaymak ve yürütmek
KURTULUŞ
SAVAŞINDA URFA
Birinci Dünya savaşından sonra 7 Mart 1918 İngilizler Urfa`yı işgal
etti.
Bir süre sonra yerlerini Fransız kuvetlerine bıraktılar.10 Ağustos
1920
ìmzalanan Sevr Anlaşması`na göre Urfa Fransa`nın yönetimi aldına
giren Suriye`ye verildi.Fakat bu karar uygulanmadan Urfa`lılar 9
Şubat 1920`de Fransızlara karşı ayaklandılar.Fransızlar önceleri
Türkiye`den kaçmak zorunda kalan Ermenileri yanlarında getirderek
onlara soygunlar cinayetler işleterek yerli halkın bölgeden
kaçmalarını sağlamaya çalışıyorlardı.Mustafa Kemal, dağınık vur kaç
taktiki ile çalışan çeteleri bir birlik aldına toplamak için Ali
Saip Ursavaşı Jandarma komutanı olarak Viranşehir`e gönderdi.Ali
Saip Milli Aşireti reisi İbrahim Paşa`nın desteğini de alarak
bölgede büyük bir milis kurmayı başardı.Bölgede ki tüm aşiretlerin
katıldığı bu milis örgütü Fransızlar için tehlike olmaya
başladı.1920 yılının başlarında Fransız kumutanlığına bir ultimatom
verdiler ve belirli bir tarih içinde bölgeyi terk etmeleri
istendi.İstekleri yerine getirlmeyince 9 Şubat 1920`de
Viranşehir`den Milli Aşireti,
Suruç`tan Anze aşireti aynı anda Urfa`ya dogru hareket ettiler.
Yapılan kanlı çarpışmalar sonucu Fransızlar 10 Nisan 1920 de
Urfa`dan
kaçmaya başladılar.11 Nisan 1920`de Urfa Düşmanlardan tamamen
temizlendi.Urfa, tarihi geçmişi 9 bin yıl öncesine dayanan, hz.
ibrahim'in doğduğu, hz. eyyüb'ün yaşadığı, hz. isa tarafından
kutsanan kent adeta bir müze şehir görünümündedir. harran'ı gezerken
4000 yıl öncesinin soluğu hissedilir.Urfa iklimi karasal iklim
özelliği gösterir. yazları çok sıcak ve kurak; kışları bol yağışlı
ve nispeten ılıman geçmektedir.Haşimiye meydanı yakınındaki gümrük
hanı, osmanlı padişahı kanuni sultan süleyman zamanında 1562 yılında
behram paşa tarafından yaptırılmıştır. avlusundan halil-ür rahman
suyu geçmektedir. iki katlı bu hanın üst katındaki odalarda terziler
çalışmakta, avlusunda çayhaneler bulunmaktadır. şanlıurfa'nın
osmanlı döneminden kalma iş hanları ve çarşılarından oluşan eski
ticaret merkezi gümrük hanı civarında yoğunluk
göstermektedir.Dünyada soyu tükenmekte olan ve türkiye'de yalnızca
birecik'te yaşayan kelaynaklar .